(353 S. K. m. 43)
Askeri Mahkemede görevli Hâk.Yzb.İ.İ.'nin eşi Av. E.t.'nin, mahkemenin 2003/498 esas numarasında kayıtlı dava dosyası sanıklarından P.Atğm.I.Y.'nın müdafiliğini 3.1.2002 tarihli vekâletnameye istinaden hazırlık soruşturmasından bu yana sürdürdüğü ve hâlen davayı takip ettiği. 4.2.2003 tarihli ilk oturumdan itibaren mahkeme kurulunda duruşma hâkimi olarak yer alan Hâk. Bnb. T.Ö. nün kurs nedeniyle mahkemeden ayrılması üzerine, 14.11.2003 tarihli duruşmada aynı mahkeme hâkimlerinden olan Hâk. Yzb. İ.İ.'nin, mahkemede görevli başka hâkim olmadığı için heyete zorunlu olarak katıldığı, eşi olan Av.E. İ.'nin de müdafi olarak duruşmaya katılması üzerine Hâk. Yzb. İ.İ.'nin yargılama faaliyetine başlanmadan, eşinin sanık müdafii olarak katıldığı bu davanın mahkeme heyetinde bulunmasının, Avukatlık Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca mümkün olmadığı, Usul Kanununda ve Avukatlık Kanununda sanık müdafiinin davadan çekilmesi kurumunun düzenlenmemiş olması nedeniyle eşinin sanık müdafililiğinden çekilmesinin de mümkün olmadığı, buna rağmen eşinin davadan çekilmesi ve kendisinin bu davada hâkim olarak görev yapması hâlinde, yargılama sürelerinin, tarafsızlığına olan inançlarını zedeleyebileceği gerekçeleriyle davadan çekilme isteğinde bulunduğu görülmüştür.
353 sayılı Yasanın 43/3'üncü maddesinde, hâkimin kendiliğinden davadan çekilme hâli düzenlenmiş olup, bu hükme göre, bir hâkimin reddini gerektiren sebepleri bildirmesi veya bazı hâllerin davaya bakamayacağı şüphesini doğurması hâlinde, davadan kendiliğinden çekilme isteğinde bulunabileceği öngörülmekte, bu çekilme isteğinin haklı olup olmadığı konusunda da Askeri Yargıtay tarafından karar verilebileceği kabul edilmektedir.
Bu bağlamda sürdürülen müzakere sonunda, "Bir Hâkim veya Cumhuriyet savcısının eşi (veya sebep veya nesep itibariyle usul ve fürundan veya ikinci dereceye kadar hısımları) olan avukatın, o hâkim veya Cumhuriyet savcısının baktığı dava ve işlerde avukatlık yapamayacağına" ilişkin olan Avukatlık Kanununun 13üncü maddesi; avukatın dava takibinde yasaklı olduğu hâl ile ilgili bir düzenleme olup, bu madde uyarınca işbu davaya Yzb. İ.İ nin değil; eşi olan Av.E.İ.'nin katılması mümkün olmadığı için, Hak.Yzb.İ.İ.'nin Avukatlık Kanununun 13'üncü maddesi uyarınca bu davanın mahkeme heyetinde bulunmasının mümkün olmadığı yönündeki çekilme gerekçesi kabule değer bulunmamıştır. Avukattık Kanununun bu amir hükmü karşısında, Av. E.İ.nin işbu davaya katılmasının yasak olduğu, eşi olan Hak. Yzb. İ.İ.'nin davanın heyetine hâkim olarak katılmasında yasal hiçbir engel bulunmadığı ve dolayısıyla Hâk. Yzb. İ.İ.nin davadan çekilme isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülebilir ise de; Av. E.İ.nin, müdafi olarak davayı uzun süredir takip etmesi şeklinde oluşan bu fiilî durum karşısında, bu aşamadan sonra Avukatlık Kanununun 13'üncü maddesi uyarınca Av. E.İ.'nin duruşmalara alınmayıp, eşi Hâk. Yzb. İ.İ.' nin davaya hâkim olarak katılmasının sağlanması hâlinde, bu defa hâkimin tarafsızlığı ve kararın objektifliği tartışılır hale gelecektir. Bu takdirde, her ne kadar tarafsızlık ilkesinin Hak. Yzb. İ.İ. tarafından sübjektif olarak korunabileceği söylenebilir ise de, konuya objektif olan bakıldığında, eşi uzun süredir davaya sanık müdafii olarak katılmış olan hâkimin, bu davadaki tarafsızlığı ve eşinin eski müvekkili baklanda vereceği türlü karar şüphe şaibeyle karşılanabileceği için, Hâk.Yzb. İ.İ.nin davadan çekilme isteğinin kabul edilmesinin maksuda daha uygun ve adil olacağı sonucuna varılmıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy