(2709 S. K. m. 141) (353 S. K. m. 50, 173, 207, 221) (1632 S. K. m. 115) (765 S. K. m. 59, 72, 80, 230) (647 S. K. m. 4)
Müteselsilen memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak ve memuriyet görevini ihmal suçlarından sanık J.Astsb.Bçvş. Ramazan ÇETİN hakkında 8 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 31.3.2004 gün ve 2004/84-120 esas ve karar sayılı mahkumiyet hükümlerinin sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının. Askeri Yargıtay Başsavcılığının 15.09.2004 gün ve 2004/3982 sayılı mahkumiyet hükümlerin bozulmasına karar verilmesi istemini içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderildiği görülmekle, dosya üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, sanığın 1999-2000 yılları arasında;
1. Müteselsilen memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCK'nın 115, TCK'nın 80, 59/2, ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri uyarınca 18.252.000.-TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Memuriyet görevini ihmal suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCK'nın 144 üncü maddesi delaletiyle TCK'nın 230/1, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4 üncü ve TCK'nın 72 nci maddeleri uyarınca 304.200.000.-TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına,
Aynı neviden para cezaların TCK'nın 72 nci maddeleri uyarınca toplanması sonucu 322.452.000.-TL. si ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bu hükümler sanık tarafından görev yaptığı süre içerisinde görevini en iyi şekilde yapmaya çalıştığı, para toplama olayı ile bir ilgisi bulunmadığı, suçsuz olduğu ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
1. Memuriyet nüfuzuna kötüye kullanmak suçu ile ilgili olarak yapılan incelemede;
Yaylıdere ilçe J.K.lığına bağlı Kalkanlı Karakol Komutanı olarak görevli olan sanığın karakolda görev yapan erlerin maaşından Eylül-1999 ayı içerisinde 5 Milyon TL.sı fayans ve çimento parası, Ekim, Kasım, Aralık ve Ocak aylamda 10-15 milyon olmak üzere kalorifer parası, Şubat ayında 4 Milyon TL.nı mazot parası adı altında kesinti yaparak karakolun çeşitli ihtiyaçları için harcadığı dosyada mevcut belgelerle kendi ikrarı ve tanıkların beyanlarından anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece sanığın bu eylemi müteselsilen memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak suçu olarak vasıflandırılmış ve ona göre hüküm kurulmuş ise de;
Sanık karakol komutanı sıfatıyla görevli olduğundan karakolda görevliler ve erbaşların maaşlarının hak sahiplerine tam olarak dağıtılmasından sorumlu bulunmaktadır. Sanığın bu görevini yasa ve nizamın gösterdiği usul ve esaslardan başka surette kullanarak er ve erbaşların maaşından kesinti yaptığı, bu paralarla karakolun tabanına fayans döşettiği, karakolun kalorifer yapımında harcadığı böylece yetkisini aşarak yasanın belirlediği usul ve şekle uymayıp görevi kötüye kullanmak özel kastı ile hareket ettiği sübuta erdiğinden, sanığın eyleminin memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu düşünülmeden, bir memur tarafından görevi ile ilgili olmayan konularda keyfi muamele yapılması veya yapılmasının emredilmesi halinde oluşan memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak suçundan mahkumiyet hükmü tesisinde isabet görülmediğinden, hükmün suç vasfındaki hata nedeniyle, ancak sanık aleyhine temyize gelinmediği dikkate alınarak cezada kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla bozulmasına karar verilmiştir.
2. Memuriyet görevini ihmal suçu ile ilgili olarak yapılan incelemede;
Askeri Mahkemece; sanığın iaşe kısım amiri olarak bedelen beslenme heyetinin usulüne uygun işlem yapmasını sağlamadığı gibi, kayıtların düzgün tutulmasını sağlamadığı, bütün işlemleri kendisi yürütmeye çalışmakla birlikte, bedelen beslenme heyetinde görev yapan diğer sanıkların görevlerini yerine getirmelerini sağlamadığı, onlara yardımcıda olmadığı, karakola alınan malzemelerin kayıtlarını da tutmadığı, böylece memuriyet görevini ihmal suçun işlediği kabul edilmiş ise de;
Türkiye Cumhuriyet Anayasasının 141/3 üncü maddesinde; Bütün Mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Buna paralel hüküm içeren 353 sayılı Kanunun 50 nci maddesinde de; Askeri Mahkemelerce verilen her türlü kararlar gerekçeli olarak yazılır. hükümleri yer almaktadır.
Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Gerekçenin dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde geçerli yeterli ve yasal olması zorunludur. Yasal yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi uygulamada da keyfiliğe yol açar. Keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, denetimde kolaylık sağlamak için hükmün gerekçeli olması gerekmektedir.
Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken noktalar ise 353 sayılı Kanunun 173 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre bir hüküm sorun, gerekçe ve sonuç kısımlarından oluşmalı, gerekçede suçun yasal unsurları başta olmak üzere sabit ve gerçekleşmiş sayılan olaylar ve eğer kanıt başka olaylardan çıkarılmış ise bunlar gösterilmeli, cezanın kaldırılmasını, artırılmasını, indirilmesini gerektiren hususların neden sabit sayılıp sayıkladığı açıklanmalı, hangi kanıtlara neden itibar edildiği, hangisinin ne sebeple geçersiz sayıldığı gösterilmelidir.
Açıklanan bu usul kuralları buyurucu nitelikte olup, uyulmaması 353 sayılı Kanunun 207 nci maddesi G bendi uyarınca mutlak bozma nedenidir. Gerekçeli karar incelendiğinde;
İddianamenin, sanık ile ilgili iddiaları içeren paragrafının gerekçeye iki kez aynen yazılarak bu eylemlerin gerçekleştiğinin kabulü ile mahkumiyet kararı verildiği görülmüştür.
Jandarma Genel Komutanlığı bedelen beslenme yönergesine göre sanığın görevlerinin neler olduğu, görevlerin ne şekilde yerine getirilmediği, hangi belgenin alınmadığı ya da eksik alındığı hangi kayıtların tutulmadığı, somut olarak ortaya konulmadığından bedelen beslenme konusunda deneyimli bir bilirkişi seçilerek sanığın savunmaları, görevleri ve görev tarihindeki mevcut mevzuat ile bu konudaki emirler ve özellikle Jandarma Genel Komutanlığı Bedelen Beslenme Yönergesi nazara alınarak sanığın hangi görevlerini yapmadığı ve ihmali davranışı varsa neler olduğu belirlenerek hüküm verilmesi gerekirken yasal, geçerli ve yeterli gerekçe gösterilmeden görevi ihmal sucundan verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle, sanığın temyizine atfen ve re'sen;
1. Memuriyet Nüfuzunu Suiistimal suçundan verilen mahkumiyet hükmünün suç vasfındaki hata nedeniyle 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca aleyhe temyize gelinmediği için cezada kazanılmış hakkı gözetilerek BOZULMASINA,
2. Memuriyet Görevini ihmal suçundan verilen mahkumiyet hükmünün gerekçesizlik ve noksan soruşturma yönlerinden 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.09.2004 tarihinde tebliğnameye uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy