(353 S. K. m. 209)
Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 18.8.2005 tarihli ve 2005/235-179 Esas ve Karar sayılı kararıyla; P.Komd.Er N.K.'nın 12.11.1999-23.06.2005 tarihleri arasında "firar" suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 66/1-a ve TCK'nın 62'nci maddeleri uyarınca on ay müddetle hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Bu hükmün, 18.8.2005 tarihinde sanığın (hükümlünün) yüzüne karşı yapılan duruşmada temyiz yol ve süresi açıklanarak tefhim edildiği, 353 sayılı Kanunun 209/1'inci maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresinin 25.8.2005 tarihinde sona erdiği, bu tarihe kadar taraflarca temyize gelinmediğinden hükmün 26.8.2005 tarihi itibariyle kesinleşmiş olmasına rağmen;
Gerekçeli hükmün, askeri mahkemenin 5.9.2005 tarihli yazısıyla K.K.K.'lığı l'inci Sınıf Askeri Ceza Evi Müdürlüğüne gönderilerek hükümlüye tebliğ edilmesinin istenildiği, 16.9.2005 tarihinde gerekçeli hükmü tebellüğ eden P.Komd. F.N.K. tarafından verilen 19.9.2005 tarihli temyiz dilekçesinin askeri ceza evi müdürlüğünün 19.9.2005 tarihli yazısıyla askeri mahkemeye gönderildiği,
Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 22.9.2005 gün ve 2005/235 Esas, 2005/3 Müt. sayılı duruşmasız işlere ait kararıyla, 353 sayılı Kanunun 53/3, 209/1 ve 214'üncü maddeleri uyarınca temyiz isteminin süresinde yapılmamış olması nedeniyle kabule değer olmamasından dolayı reddine karar verildiği,
Hükümlünün, 30.9.2005 tarihinde tebellüğ ettiği bu karara 3.10.2005 tarihli dilekçeyle süresi içinde itiraz ettiği anlaşılmıştır.
İtiraz üzerine yapılan incelemede;
Temyiz ile ilgili 353 sayılı Kanun hükümleri incelendiğinde; 353 sayılı Kanunun 209'uncu maddesinde. "Temyiz istemi karar veya hükmün tefhiminden, tefhim sanığın yokluğunda yapılmış ise, tebliğinden itibaren bir hafta içerisinde olur." 211 'inci maddesinde, "Temyiz eden taraf hükmün hangi yönden ve neden dolayı bozulmasını istemekte olduğunu kural olarak temyiz dilekçesinde veya beyanında veyahut lâyihasında gösterir." 212'nci maddesinde, "Temyiz dilekçesinde veya beyanında temyiz sebepleri gösterilmemiş ise, temyiz dilekçesi için belirli olan sürenin bitmesinden veyahut hükmün gerekçesi tebliğ edilmemiş ise, tebliğinden bir hafta içinde hükmü temyiz olunan mahkemeye bu sebepleri kapsayan bir lâyiha da verilebilir." 213'üncü maddesinde, "Temyiz lâyihasının verilmemesi veyahut temyiz dilekçesinde veya beyanında temyiz sebeplerinin gösterilmemesi temyiz incelemesi yapılmasına engel değildir." denilmektedir.
18.8.2005 tarihinde yüzüne karşı yapılan duruşmada, hükmün; temyiz yol ve süresi belirtilmek suretiyle tefhiminden itibaren bir haftalık yasal başvuru süresi içerisinde temyize gelmeyen ve hakkındaki mahkûmiyet hükmü bu nedenle 26.8.2005 tarihi itibariyle kesinleşmiş bulunan hükümlüye, daha sonraki bir tarihte (16.9.2005 günü) gerekçeli kararın tebliğ edilmiş olması, hükümlünün temyiz kanun yoluna başvurma hakkını yeniden elde etmesi ve temyiz süresinin yeniden işlemeye başlaması gibi bir sonuç doğurmayacağından, 3.10.2005 tarihli dilekçeyle yapılan bu teniyiz başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy