(1632 S. K. m. 66)
Hükümlü J.Er İ.S.'nin, 22 Ağustos 2000-18 Aralık 2000 ve 2 Şubat 2001-24 Mart 2003 tarihleri arasında iki ayrı mükerrer firar suçunu islediği kabul edilerek, 1'inci Taktik Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 4 Haziran 2003 tarihli ve 2003/31-274 sayılı hükmü ile ASCK'nın 66/2-c ve TCK'nın 59/2nci maddelerinin ikişer kez uygulanmalı suretiyle, birer yıl sekizer ay, sonuçta iki yıl on altı ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği, taraflarca temyiz edilmeyen hükümlerin 16 Temmuz 2003 tarihinde kesinleştiği, hükümlerin infaz edilerek hükümlünün 1 Ağustos 2004 tarihinden geçerli olarak şartla tahliye edildiği anlaşılmaktadır.
Yazılı emirle bozma işleminde, tekerrüre esas alınan hükmün 5 Eylül 2000 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle, 22 Ağustos 2000-18 Aralık 2000 tarihleri arasında işlendiği kabul edilen firar suçunun mükerrer firar olarak kabulünün yasaya aykırı olduğu belirtilmiş ve kesinleşen hükmün bozulması için Askeri Yargıtaya başvurulması talep edilmiştir.
Tebliğname de, istemin aynen aktarıldığı görülmüştür.
ASCK'nın 42'nci maddesinde tekerrür; "Bir cürüm işleyenin mükerrir sayılması ve bu kanunun o suretle gösterdiği hükümlerin ve cezaların tatbik edilmesi, suçlunun askeri bir cürümden dolayı bir Türk askeri mahkemesinde mahkûm olarak ceza gördükten sonra aynı askeri cürmü tekrar yapmasına bağlıdır.
Bu hüküm evvelce verilen ceza kısmen tenfiz edilmiş veya hususi af yoluyla düşmüş olsa bile tatbik olunur. Şu kadar ki, cezanın tenfizinden veya affından itibaren yeni cürmün işlendiği tarihe kadar aradan beş sene geçmiş ise bu hükümler tatbik olunmaz." biçiminde tanımlanmaktadır.
Bu duruma göre Askeri Ceza Kanunundaki tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için:
1. Gerek ilk ve gerekse ikinci suçun birer askeri cürüm olması ve bu cürümlerin aynı olması;
2. En az iki kez işlenen bu iki askeri cürüme ilişkin maddede tekerrürden söz edilip, bu hâlde faile ne suretle ceza verileceğinin gösterilmiş olması;
3. İlk cürümden dolayı hükmedilmiş olan cezanın ya tamamen ya da kısmen infaz edilmiş olması veya özel af yolu ile düşmüş olması;
4. İkinci cürmün belirli bir süre (birinci cürme ait cezanın infazından veya özel af ile düşmesinden itibaren beş sene) içinde işlenmiş olması;
Şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Uyum ve kararlılık gösteren Askeri Yargıtay kararlarında, hükmün kesinleşmesinden önce tutuklulukta geçen ve cezaya mahsubu gereken sürenin, hükmün kesinleşmesinden sonra kısmi infaz sayılacağı ve tekerrüre esas olacağı kabul edilmektedir.
Hükümlünün tekerrüre esas alınan ve 3 Haziran 2000-12 Haziran 2000 tarihleri arasında işlediği kabul edilen firar suçu nedeniyle 14 Haziran 2000 tarihinde tutuklandığı anlaşılmakta ise de; bu suç nedeniyle tesis edilen mahkûmiyet hükmünün 5 Eylül 2000 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Bu nedenle, 22 Ağustos 2000-18 Aralık 2000 tarihleri arasında işlendiği kabul edilen mükerrer firar suçunun başladığı 22 Ağustos 2000 tarihinde, hükümlü hakkında firar suçu nedeniyle verilip kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü mevcut olmadığından, 22 Ağustos 2000-18 Aralık 2000 târihleri arasındaki eyleminin mükerrer firar olarak kabulü yasaya aykırı görülmüş, yazılı emirle bozma isteminin kabulüne ve hükmün bozulmasına karar verilmiş, uygulanması gereken ceza kararda gösterilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy