(1632 S. K. m. 87)
Sanık Ter.P. Er H.E.'nin, 24 Mayıs 2004 tarihinde, müteselsilen emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK' nın 87/1'nci maddesinin birinci cümlesi. TCK' nın 80 ve 59/2'nci maddeleri uyarınca, yirmi dokuz nün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Hüküm, sanık tarafından sebep gösterilmeksizin; askeri savcı tarafından, daha önce üzerinde cep telefonu bulunan sanığın ikaz edilmesine ve tekrarı hâlinde adli işlem yapılacağının bildirilmesine rağmen, yeniden cep telefonu bulundurmasının, emir tekrar edildiği hâlde yerine getirmemek sureliyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğu ve sanığın, ASCK'nın 87/1'inci maddesinin ikinci cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle, süresinde temyiz edilmiştir.
Tebliğname de, hükmün uygulama yönünden bozulması, görüş ve düşüncesi bildirilmiştir.
Birlik içerisinde cep telefonu bulundurmanın yasak olduğuna ilişkin düzenlemeyi de içeren 1 no.lu günlük emrin sanığa 10 Temmuz 2003 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın, hizmete ilişkin olduğu konusunda duraksama bulunmayan bu emri hiç yapmadığı ve 24 Mayıs 2004 tarihinde üzerinde bir adet cep telefonu bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu olaydan önce, 14 Ekim 2003 tarihinde sanıkta bir adet cep telefonu daha elde edilmiş olduğu, ilk olay nedeniyle sanık hakkında adli işlem yapılmadığı ve tekrarı hâlinde işlem yapılacağı konusunda ikaz edildiği görülmüştür.
Askeri savcı tarafından. 14 Ekim 2003 tarihinde, sanığın dolabında cep telefonu elde edilmedi nedeniyle, birlik içerisinde cep telefonu bulundurulmasının yasak olduğuna ilişkin emrin sanığa tekrar edildiği, buna rağmen emre uymayan sanığın, ısrar kastıyla tekrar cep telefonu bulundurmasının, ASCK' nın 87/1'inci maddesinin ikinci cümlesine uyduğu iddia edilmiş ve temyiz sebebi olarak öne sürülmüştür.
Mahkeme ise, sanığın aynı suç işleme kararı ile hareket ettiğini kabul ederek, teselsül hükümlerini uygulamıştır.
26 Mart 2000 tarihli ve 24001 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 26 Mayıs 2000 tarihinde yürürlüğe giren 4551 sayılı Kanunla, ASCK'nın 87'nci maddesinin 1'inci fıkrası değiştirilmiş ve "Hizmete ilişkin emri hiç yapmayan asker kişiler bir aydan bir seneye kadar, emrin yerine getirilmesini söz veya fiili ile açıkça reddeden veya emir tekrar edildiği hâlde emri yerine getirmeyenler üç aydan iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar." biçiminde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu konu kanunun gerekçesinde; "Hizmete ilişkin bir emri hiç yapmayan bir kimsenin fiili ile, bu emrin yerine getirilmesini söz veya fiili ile açıkça reddeden veya emir tekrar edildiği hâlde, bu emri yerine getirmemekte ısrar edenlerin fiilleri farklı müeyyidelere tâbi tutulmuştur." biçiminde açıklanmıştır (TBMM S. sayısı:214, dönem:21, yasama yılı:2).
Bu açıklamadan, "emrin yerine getirilmesini söz veya fiili ile açıkça reddetmek" veya "emir tekrar edildiği hâlde emri yerine getirmemek" suretiyle işlenen emre itaatsizlikte ısrar suçundan söz edilebilmesi için, emrin verilmesi üzerine, emrin muhatabının amirine karşı söz veya fiili ile emri yerine getirmeyeceğini açıkça söylemesi veya emir tekrar edildiği hâlde, emrin gereğini yerine getirmemesi gerektiği anlaşılmaktadır (1 'inci D.'nin 20.10.2004 tarihli ve 1035-1033 sayılı kararı bu doğrultuda bulunmaktadır).
Keza, 14 Ekim 2003 tarihli eylem ile son eylem arasında altı aydan fazla bir süre geçmiş olması, ilk eylemin uyarı şeklinde de olsa bir sonuca bağlanması ve her iki eylemin birbirinden bağımsız olması nedeniyle, müteselsil suçun varlığından söz etme olanağı da bulunmamaktadır. Ayrıntıları Askeri Yargıtay Drl.Krl.'nun 2.4.1998 tarihli ve 53-54 sayılı kararında açıklandığı gibi, "aynı suçu yeniden işlemek" sanığın yoğun suç kastı ile hareket ettiğinin göstergesi olup, temel cezanın saptanmasında alt sınırdan uzaklaşma nedeni olarak değerlendirilmesi olanaklı bulunmaktadır.
Bu nedenle, askeri savcının eylemin ASCK'nın 87/1 'inci maddesinin ikinci cümlesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi kabule değer görülmemiş, teselsül hükümleri uygulaması yönünden yasaya aykırı bulunan mahkûmiyet hükmü, sanığın temyizine atfen uygulama yönünden bozulmuştur.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy