(1632 S. K. m. 87)
Sanığın, 2.3.2003 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddiası ile hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda verilen, atılı eylemin mülki görev sırasında işlenmesi nedeniyle askeri mahkemenin görevsizliğine ilişkin karar, askeri savcı tarafından; Türk Silâhlı Kuvvetlen İç Hizmet Kanunu kapsamında bulunan nöbetçi astsubaylığı görevine ilişkin verilen emrin askeri hizmet olarak kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle emre itaatsizlikte ısrar suçunun tüm unsurları ile oluştuğu, ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
Suç tarihinde Aydın Ceza Evi Jandarma Bölük Komutanlığı emrinde görevli olan sanığın, 24.1.2002 tarihinde kendisine tebliğ edilen (3) no.lu günlük emirde; nöbetçi olan rütbelilerin nöbetlerinde, sivil ziyaretçi kabul etmesinin yasak olduğunun belirtilmesine rağmen, 2.3.2003 tarihinde nöbetçi astsubayı İken sivil arkadaşlarını kabul ederek rütbeli gazinosunda oturdukları, konusunda hiçbir kuşku ve tartışma bulunmamaktadır.
Askerî mahkemece, sivil bir kurum statüsündeki Aydın Ceza Evinde tutulan nöbetin, jandarmanın mülkî görevlerinden olduğu, bu nedenle atılı eylemden yargılama yapma görevinin adlî yargıya ait olduğu kabul edilerek, görevsizlik kararı verilmiş ise de;
2803 sayılı Jandarma Teşkilât, Görev ve Yetkileri Kanunu ile bu kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmelik hükümlerine göre, ceza infaz kurumları ve tutuk evlerinin dış korunmalarını yapmak jandarmanın mülkî görevleri arasında bulunmakla beraber, dosya içerisinde yer alan "nöbetçi astsubayı görev talimatından da açıkça anlaşılacağı gibi, İç Hizmet Kanun ve Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen "Bölük Nöbetçi Astsubaylığı" görevi, doğrudan ceza evinin dış korumasını sağlama görevi ile ilgili olmayıp, bölük komutanlığının işleyişi ve personeli ile ilgili hizmetlerin düzenli ve aksatılmadan yürütülmesini sağlamak amacı ile konulmuş bir nöbet hizmetidir.
Dolayısı ile sözü edilen nöbete ilişkin olarak bölük komutanı tarafından verilen (3) no.lu günlük emrin de askerî hizmete ilişkin olduğunda herhangi bir duraksama bulunmamaktadır.
Bu nedenle; dava konusu edilen eylem diğer unsurlarının da gerçekleşmesi hâlinde, ASCK' nın 87'nci maddede yazılı emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağından ve bu suçtan yargılama yapma görevi de askerî yargıya ait olur.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy