(1632 S. K. m. 87)
Askeri mahkemece, sanığın 14.5.2004 tarihinde, emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 87/1 (İkinci cümle) ve TCK'nın 59/2'nci maddeleri uyarınca, iki ay on beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık, askeri mahkemece emre itaatsizlikte ısrar suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı ve verilen emri yerine getirip getirmediği hususlarının araştırılmadığını, verilen emri iki gün sonra mesai arkadaşlarıyla birlikle yerine getirdiği hususunun göz önüne alınmadığını, suçun gerçekleştiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığı hâlde, mahkûmiyetine karar verildiğini ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.
Tebliğname de hükmün esas yönünden bozulması görüşü bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Kasımpaşa Deniz Hastanesinde kaynakçı olarak görev yapan Devlet memuru sanığa, 14.5.2004 tarihinde 1 'inci sicil amiri olan Astsb.Bçvş.K.A. tarafından pimapen pencere ve kapıların diş polikliniğine takılması konusunda emir verildiği, sanığın kaynakçı ustası olduğunu, takamayacağını, kendisine mesleği haricinde iş yaptırılmayacağını söyleyerek emir konusu işi yapamadığından bahisle, emre itaatsizlikte ısrar suçundan dolayı hüküm kurulmuş ise de;
Sanığın 1 'inci sicil amiri Dz.Astsb.Kd.Bçvş. K.A tarafından pimapen pencere ve kasa doğramalarının gerekli bakım ve tutumlarının marangozlarla beraber yapılması ve daha sonra diş polikliniğine takılması konusunda sanığa verdiği emrin, sanığın Devlet memuru olması nedeniyle görevine giren bir konuya ilişkin olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Dosyada bulunan "Personel görevlendirilmesi ve sorumlulukları" konulu olup sanığa da tebliğ edilen 10.9.2002 tarihli emrin 3'üncü sayfasında, sanık E.A.'nın isminin karşısında (Tesisat De. Me.) ibaresi yer almakta, görev olarak da hastane bünyesindeki sıhhi tesisat ve benzeri işlerin bakım ve onarımından sorumlu olduğu belirtilmektedir. Aynı sayfada kaynak isçisinin görevleri içerisinde de, hastane bünyesindeki tüm demir alimünyum doğrama ve kaynak işleri ile metal aksamların bakım ve onarım işleri sayılmaktadır. Anılan emrin tebliğ edildiği tebellüğ tutanağında, emrin tebliğ tarihi belli olmamakla birlikte E.A.'nın "tesisatçı" olduğu anlaşılmaktadır.
Sanığın dosyada bulunan atama emri ile, "600 Yataklı Kasımpaşa Dz. Hst.Bştbp.liği Güv. ve Hiz.Bl.KTes.Bak.Tak.K.Usta (Dem/Koy) (Tek.Yrd.) kadrosuna" atandığı, atama emrinin 28.7.2003 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Dosya içerisinde sanığa, 28.7.2003 tarihinden sonra atandığı kadronun görevlerinin ne olduğuna ilişkin başka bir "personel görevlendirmesi ve sorumluluklarına ilişkin emir ile bunun tebliğine ilişkin tebellüğ tutanağı bulunmamaktadır.
Dosyada bulunan personel görevlendirilmesine ve sorumluluklarına ilişkin emrin geçerli olduğu ve sanığı da bağladığı ileri sürülebilir ise de, bir emre itaatsizlikte ısrar eyleminden bahis için; yazılı ya da sözlü olarak verilmiş ve tebliğ ya da tefhim edilmiş emrin varlığı önem taşımaktadır. Kaldı ki, görev ve sorumluluklar incelendiğinde kaynakçının görevleri içerisinde pimapenlerin bakımı, onarımı, bunlara cam takılması, yerlerine monte edilmesi konusunda açık ve kesin bir açıklama bulunmamaktadır.
Nitekim söz konusu diş polikliniğine pimapen takılmasından önce, kreşe pimapen takılması sırasında, bu konuda yetişmiş eleman olmaması nedeniyle, teknik şubede görevli elemanların takma işini bilmediklerini söylemelerine rağmen, pimapenlerin emir üzerine temizleme aletleri teknisyeni, marangoz, kaynakçı ve inşaatçıdan oluşan bir grup eleman tarafından takıldığı, olay günü, Kamil Astsubay diş polikliniğine pimapen takılması konusunda sanığa görev verince, sanığın bu işin tek başına yapılmasının kendisinden istenildiğini düşünerek yapamayacağı yolunda beyanda bulunduğu, ancak söz konusu polikliniğe pimapen takma işinin sanığın da içinde bulunduğu bir grup elemanca bu olaydan iki gün sonra yerine getirildiği görülmektedir.
Diğer yandan, olayın başında sanığın pimapeni takamayacağı yolundaki beyanı üzerine, Astsb.Bçvş. K.A.'nın bu konuda komutanlıktan emir çıkaracağını beyan etmesi de pimapenlerin takılması konusunda bir emre ihtiyaç olduğunu ortaya koymaktadır.
Açıklanan nedenlerle; pimapenin yalnız başına ya da diğer elemanlarla birlikte sanık tarafından takılacağına ilişkin kendisine tebliğ edilmiş kadro görev ve sorumluluğu içerisinde yer alan bir görev ya da emir olmadığı, sanığın dava konusu olaydan önce pimapenin takılması konusunda görev almış olmasının, daha sonraki benzeri görevler için onun sorumlu olacağı sonucunu doğurmayacağı göz önüne alındığında, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraat hükmü verilmesi gerekirken, mahkûmiyet hükmü kurulması nedeniyle hükmün esastan bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy