(1632 S. K. m. 46)
Askeri mahkemece, hükümlünün 30.6.2002-9.11.2002 tarihleri arasında firar, 29.5.2003-3.1.2004 tarihleri arasında mükerrer firar suçlarını işlediği sabit kabul edilerek eylemine uyan ASCKnın 66/1 - A, 66/2 - C, TCK'nın 59/2 ve 71inci maddeleri uyarınca sonuç olarak Otuz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, taraflarca temyiz edilmeyen karar 22.12 2004 tarihinde kesinleşmiştir.
Hükümlünün, 30.6.2002 tarihinde firar ettikten sonra işlediği hırsızlık suçu nedeniyle polisler tarafından yakalandığında, kendisinin asker kişi olduğunu beyan etmediği, bu nedenle sivil ceza evine kapatıldığı, tahliyesinde de askeri makamlara teslim edilmeden serbest bırakıldığı ve firar eylemini sürdürdüğü, 3.1.2004 tarihinde polisler tarafından yakalandığı, asker kişi olduğunun tespiti üzerine birliğine teslim edildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, hükümlünün 30,6.2002 ila 3.1.2004 tarihleri arasındaki eyleminin, 9.11.2002 tarihinde yakalandığında asker kişi olduğunu söylemeyerek firar iradesini devam ettirmesi nedeniyle iki ayrı suça değil tek bir firar suçuna vücut verdiği, buna göre sadece 30.6.2002-3.1.2004 tarihleri arasında temadi eden tek firar suçundan dolayı mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği hâlde eylemin bölünerek, iki ayrı suçu oluşturduğunun kabulü ile iki suçtan ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan yazılı emirle bozma isteminin kabulüne ve hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy