(353 S. K. m. 228)
Hükümlü Ter. J.Er S.G.'nin, 30 Ocak 2005 tarihinde kumar oynamak disiplin suçunu işlediği kabul edilerek, 121'inci Jandarma Eğitim Alay Komutanlığı Disiplin Mahkemesinin 7 Mart 2005 tarihli ve 2005/16-16 sayılı hükmü ile 477 sayılı Kanunun 59'uncu maddesi uyarınca, yirmi gün oda hapsi cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği, taraflarca itiraz edilmeyen hükmün 15 Mart 2005 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Hükmün infazı aşamasında, İskenderun Deniz Hastanesi Sağlık Kurulunun 22 Mart 2005 tarihli ve 757 sayılı raporu ile "İleri derecede antisosyal kişilik" tanısı konulan hükümlünün," Barışta ve savaşta askerliğe elverişli olmadığına" karar verilmiştir.
Komutanlığının araştırılması üzerine, aynı hastane sağlık kurulunun 24 Mayıs 2005 tarihli ek raporunda, hükümlünün askerliğe elverişsizlik hâlinin, suç tarihi olan 30 Ocak 2005 tarihinde de mevcut olduğu belirtilmiştir.
Teşkilâtında Disiplin Mahkemesi Kurulan Komutan tarafından, hükümlünün atılı suçu işleyemeyeceği görüşüyle hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi talep edilmiş, tebliğnamede; istemin kabulüne ve yeniden duruşma açılmasına karar verilmesi görüş ve düşüncesi bildirilmiştir.
Yargılamanın yenilenmesi konusunda 477 sayılı Kanunda açık bir düzenleme yoksa da; Kanunun 63'üncü maddesinin açık atfı nedeniyle, 353 sayılı Kanunun yasa yollarına ilişkin hükümlerinin disiplin mahkemelerinde de uygulanacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.
353 sayılı Kanunun 228/F- maddesi; yeni vakıalar ve yeni deliller ileri sürülüp de bunların yalnız başına veya daha önce irat edilen delillerle birlikte göz önünde tutuldukları takdirde, hükümlünün beraatına veya daha hafif cezayı gerektiren kanun hükmünün uygulanması ile hükümlülüğünü gerektirebilecek nitelikte olmaları hâlinde, hükümlü lehine yargılamanın yenilenebileceğini hükme bağlamaktadır.
Asker kişiler yönünden, 477 sayılı Kanunun 59'uncu maddesinde düzenlenmiş olan kumar oynama suçu, asker olmayan kişiler bakımından kaldırılan 765 sayılı TCK'nın 568'inci maddesinde hafif hapis ve hafif para cezasını gerektiren bir kabahat olarak tanımlanmış, 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 34/1 'inci maddesi ile de, idari para cezasını gerektiren bir kabahat olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5349 sayılı Kanunla değişik 7'nci maddesi, kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımların, idari para cezasına dönüştürüldüğünü belirtmiş ve idari para cezasının hesaplanmasına ilişkin kuralları düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu nedenle, yargılama sırasında dava dosyasında bulunmayan ve dolayısıyla disiplin mahkemesince irdelenip değerlendirilmeyen sağlık kurulu raporu ile ek raporun yeni delil niteliğinde oldukları ve hükümlü hakkında ertelenemeyen veya kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlara çevrilemeyen hürriyeti bağlayıcı ceza yerine, daha hafif bir cezayı gerektiren kanun hükümlerinin uygulanmasının söz konusu olabileceği değerlendirilmiş,
bu sebeple yargılamanın yenilenmesine ve yeniden duruşma açılmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy