(765 S. K. m. 2, 59, 72, 459) (5237 S. K. m. 7) (647 S. K. m. 4, 6) (5252 S. K. m. 9)
Tedbirsizlik, dikkatsizlik, emir ve talimatlara riayetsizlik sonucu yaralanmaya sebebiyet vermek suçundan sanık Jandarma Jenaratör Uzm.Çvş.Süleyman ATEŞ hakkındaki 2 nci Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 25.05.2005 tarih ve 2005/533-183 sayılı mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından yasal sürede temyizi üzerine, Başsavcılığın 05 Ocak 2006 tarih ve 2006/151 sayılı hükmün bozulması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
YARGILAMA AŞAMALARI:
HÜKÜM I: Askeri Mahkemece; sanığın, 14.08.2000 tarihinde tedbirsizlik, dikkatsizlik, emir ve talimatlara riayetsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet vermek suçunu işlediği sabit kabul edilerek, TCKnın 459, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4 ve TCKnın 72nci maddeleri gereğince neticeten 330.437.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, tertip olunan ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 6ncı maddesi gereğince ertelenmesine, karar verilmiştir (Dz.198).
TEMYİZ I: Sanık, kendisine olaydan önceki akşam yapılan çalışma hakkında bilgi verilmediğini, bilgi verilmiş olması halinde direğe çıkmalarına izin vermeyecek olduğu gibi, hattın elektriğini kesecek olduğunu, ayrıca elektriği kesmesi gereken yerler açık kablolarını, elektriğin kesilip kesilmediğini kontrol ettiğini ve panoya da çalışma var levhasını bizzat kendisini astığını, koruyucu ve tesisat konusunda komutanlarından defalarca istemesine rağmen bu malzemelerin alınmadığını ileri sürerek, hükmü süresinde temyiz etmiştir (Dz.207).
DAİRE İLAMI: Askeri Yargıtay 1inci Dairesi 22.09.2004 gün ve 2004/895-893 Esas-Karar sayılı ilamıyla hükmün kısa karar ile gerekçeli hüküm arasındaki çelişki nedeniyle bozulmasına, karar vermiştir (Dz.217-218).
HÜKÜM II: Askeri Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, sanığın 14.08.2000 tarihinde tedbirsizlik, dikkatsizlik, emir ve talimatlara riayetsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet vermek suçunu işlediği sabit kabul edilerek, TCKnın 459, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4 ve TCKnın 72nci maddeleri gereğince neticeten 330.437.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, tertip olunan ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 6ncı maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiştir (Dz.237-238).
TEMYİZ II: Sanık, kendisine olaydan önceki akşam yapılan çalışma hakkında bilgi verilmediğini, bilgi verilmiş olması halinde direğe çıkmalarına izin vermeyecek olduğu gibi, hattın elektriğini kesecek olduğunu, ayrıca elektriği kesmesi gereken yerler açık kablolarını, elektriğin kesilip kesilmediğini kontrol ettiğini ve panoya da çalışma var levhasını bizzat kendisini astığını, koruyucu ve tesisat konusunda komutanlarından defalarca istemesine rağmen alınmadığını ileri sürerek, hükmü süresinde temyiz etmiştir (Dz.246).
TEBLİĞNAME:
Tebliğnamede ise, mahkumiyet hükmünün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
YAPILAN İNCELEMEDE: Şırnak, Şenoba 6.J.Snr.Tb.Kh.Ds.Bl.K.lığı emrinde görevli olan sanık J.Jen Tek.Uzm.Çvş.Süleyman ATEŞin 14.08.2000 tarihinde elektrikçiler Oğuz ALADA ve Adnan ŞANLI ile birlikte görevli olarak elektrik direklerinin yanına gittikleri, burada direklere gelen kabloların elektriğinin kesilmiş olup olmadığını kontrol etmeden sanığın J.Er Oğuz ALADAya kablolar ile direk arasına lastik parçaları yerleştirmesi hususunda emir verdiği, mağdurun çıktığı elektrik direğinde elektrik akımı bulunan bir kabloya teması ile akıma maruz kaldığı ve bu akımın etkisi ile direkten düşerek 45 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığı ve hayati tehlike geçirdiği, mağdur Oğuz ALADAnın elektrik donatıcısı olduğu (Dz.1), elektrikçi çalışma talimatı ve kaza önleme talimatının mağdura tebliğ edildiği (Dz.8-9), elektrikçi olarak görevlendirilen mağdurun elektrik kablolarını değiştirmek amacı ile çıktığı direkte elektrik akımına yakalandığı (Dz.21, 22, 25, 26, 27, 28), sanık Süleyman ATEŞin elektriği çalışmaya başlamadan evvel kestirmediği, sanığın olay anında gözetimci olarak görev yaptığı ve mağdurlara elektrik direğine çıkılması hususunda emir verdiği, mağdurun elektrik direğine çıkılması yönündeki sanıktan almış olduğu emri yerine getirmemek gibi bir keyfiyetinin bulunmadığı, sanığın olay anında gözetim görevini yerine getirmekte olduğu, elektrik ile ilgili çalışmalara başlanmadan önce şalteri kapatması gerektiği yönündeki (samimi ikrarlarında, Alayın bütün elektrikli cihazları bu kablolardan beslendiği için sadece açık kabloların elektriğini kestiğini beyan etmektedir Dz.91), talimatlara aykırı hareket ettiği, böylelikle sanığın Tedbirsizlik, Dikkatsizlik ile Emir ve Talimatlara Riayetsizlik Sonucu Yaralamaya Sebebiyet verdiği maddi vakıa olarak anlaşılmakta olup, suçun sübutunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
765 sayılı Türk Ceza Kanunu, bütün ek ve değişiklikleriyle birlikte 04.11.2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun ile 01 Haziran 2005 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış ve 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanunu aynı tarihte yürürlüğe konulmuş olup, bu kanun (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu) ile ceza hukukunun temel ilke, esas ve müesseseleri yanında suçların tanım ve unsurlarıyla cezalarda önemli değişiklikler yapılmış olup, gerek yürürlükten kaldırılan 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 2/2nci ve gerekse yürürlüğe konulan 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanunun 7/2nci maddelerinde ceza hukukunun temel ilkelerinden olan suçun işlediği zaman yürürlükte bulunan Kanun ile sonradan yürürlüğe giren Kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan Kanun uygulanır. hükmü yer almakta olduğundan, öncelikle sanığın sübuta erdiği kabul edilen eylemlerin 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanunun tanımlayıp cezalandırdığı hangi suç tipine uygunluk arz ettiğinin değerlendirilip belirlenmesi, bilâhare de sanığın eylemine uygunluğu tespit edilen yeni ceza hükmünün mahkumiyetine esas alınan önceki ceza hükmüne göre sanığın lehine olup olmadığının saptanması gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu mahkumiyet hükmüne dönüldüğünde, usul yönünden herhangi bir kanuna aykırılık bulunmadığı gibi, sanığa yüklenen eylemin sübutu hususunda da bir kuşku olmadığı sonucuna varılmakla, yürürlükten kaldırılan 765 Sayılı TCKnın 459uncu maddesi hükmü ile mahkumiyetine karar verilen sanığın yürürlüğe konulan 5237 Sayılı Yeni Türk Ceza Kanunu karşısındaki durumunun Askeri Mahkemece değerlendirilip lehe olan kanun hükümlerinin tatbikine imkan sağlanabilmesi bakımından sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9uncu maddesi uyarınca uygulama yönünden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanık hakkında Tedbirsizlik, Dikkatsizlik, Emir ve Talimatlara Riayetsizlik Sonucu Yaralamaya Sebebiyet Vermek suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Yasanın 221/1inci maddesi uyarınca Askeri Mahkemece, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9uncu maddesinin 3üncü fıkrasında düzenlenen; 765 sayılı Türk Ceza Kanunun ile 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanunun ilgili maddelerinin olaya tatbiki suretiyle, ortaya çıkan sonuçlara göre karşılaştırmanın yapılarak, lehe olan hükümlerin uygulanmasına imkan sağlanmasına ilişkin yeniden değerlendirme yapılmak üzere BOZULMASINA;
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, 25.01.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy