(1632 S. K. m. 146) (765 S. K. m. 59, 455) (5237 S. K. m. 45) (5252 S. K. m. 5) (492 S. K. m. 13) (353 S. K. m. 217, 220, 221)
Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu silahla ölüme sebebiyet vermek suçundan sanık terhisli Top. Er Erkan ÖZCAN hakkında 15 inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 01.06.2005 gün ve 2005/298-264 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 05.01.2006 gün ve 2006/187 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün düzeltilerek onanması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. Gereği düşünüldü:
Sanık hakkındaki ilk hükmün Dairemizin 22.12.2004 gün ve 1458-1458 sayılı Kararı ile TCKnın 59 ncu maddesinin uygulanma gerekçesinin gösterilmemiş olması sebebiyle bozulması üzerine, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; sanığın, 21.01.2003 tarihinde tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu silahla ölüme sebebiyet vermek suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 146 ncı maddesi atfı ile TCK'nın 455/1 ve 59/2 nci maddeleri gereğince iki yıl altı ay hapis ve 285. YTLsi ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 1 YTLsı tutarındaki Hazine zararının sanığa ödettirilmesine ve 11.20. YTLsi nispi harç alınmasına ilişkin hüküm,Sanık tarafından; verilen cezanın fazla olduğu ve paraya çevrilmesi gerektiği,gibi sebeplerle temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
Dairemizin 22.12.2004 tarihli Kararında belirtildiği gibi; Adapazarı 1 nci P.Tug. Top. Tb.1 nci Batarya Komutanlığında askerlik hizmetini yapan sanığın, olay günü olan 21.01.2003 tarihinde 07.30- 09.30 saatleri arasında cephanelik nöbetçisi, ölen Top. Er Murat DOLUnun ise yine aynı saatlerde Top. Er Halit YILDIZSOY ile birlikte tel devriye nöbetçisi olduğu, üst ve amirlerinden izin almaksızın samimi arkadaşı olan ölen Er Murat DOLU ile birlikte nöbet tutmak istediğini söyleyerek Er Halit YILDIZSOY ile nöbet yerini değiştirdiği ve ölen Er Murat ile nöbet tutmaya başladığı, saat 08.30 sıralarında kendisine zimmetli 101997 seri no.lu G-3 P.Tüfeğinin tetiğine dokunması üzerine ateş alan silahtan çıkan merminin ölen Er Muratın sağ kulak memesinin 3cm. solundan girip sol kulak arkasından çıkarak yarattığı beyin dokusu harabiyeti ve beyin kanamasına bağlı olarak Murat DOLUnun olay yerinde hayatını kaybettiği, olayda kullanılan silahın hiçbir arızasının olmadığı, silah ve silah kazaları ile ilgili emir ve talimatların olay öncesi sanığa tebliğ edildiği konusunda, herhangi bir kuşku ve tartışma bulunmamaktadır.
Somut olayda, sanığın ölenle samimi arkadaş olduklarının anlaşılması, gerek olay öncesi ve gerekse olay sırasında aralarında husumet yaratacak bir tartışma geçtiğine ilişkin herhangi bir bulgu elde edilememesi, bir yıldan fazla askerlik hizmetinin bulunması ve kullandığı silah konusunda yeterli deneyime sahip olması karşısında, tedbirsiz ve dikkatsiz davranışlarını kendisi ile birlikte iki kişinin bulunduğu nöbet kulübesi gibi küçük bir alanda gerçekleştirmesi nedeniyle sonucun öngörülebilir olması, olayda kullanılan silahın herhangi bir arızasının bulunmaması ve olay sonrası davranışları hep birlikte değerlendirildiğinde, kendisine tebliğ edilen emir ve talimatlara aykırı davranan sanığın, silahı hakkında tedbirsizlik ve dikkatsizlik göstermesi sonucu, Top.Er Murat DOLUnun ölümüne sebep olduğu anlaşılmakla, Askeri Mahkemenin, sanığın eylemini sabit görerek yazılı olduğu şekilde nitelendirmesinde, yeterli gerekçelerle temel cezayı alt sınırdan uzaklaşarak belirlemesinde,takdiri indirim hükmünü uygulamasında,hapis cezasını para cezasına çevirmemiş olmasında,yasal olarak mümkün olmadığından verilen cezayı ertelememesinde ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümlerini de karşılaştırarak sanığın daha lehine olan 765 sayılı TCKyı uygulamasında, herhangi bir isabetsizlik görülmemiş ise de;5237 sayılı TCKnın 45 nci maddesinde,suç karşılığında yaptırım olarak uygulanacak cezaların sadece hapis ve adli para cezası olarak öngörülmesi ve keza 5252 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile kanunlarda öngörülen ağır para cezalarının adli para cezasına dönüştürülmesi karşısında, sanık hakkında YTL.sı cinsinden belirlenen para cezasının tutarı doğru olmakla birlikte,karar tarihinde yasal dayanağı olmayan ağır para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olduğu gibi, 492 sayılı Harçlar Kanunun 5281 sayılı Kanunla değişik 13/a maddesine göre değeri 50 Yeni Türk Lirasını geçmeyen dava ve takiplerde harca hükmedilmemesi gerektiği ve dava konusu olayda ödettirilmesine karar verilen Hazine zararı da bu miktarı geçmediği halde 11.20.-YTL.sı nisbi harca hükmedilmesi de yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de; bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkumiyet hükmünde yer alan ağır para cezası ibaresinin adli para cezası şeklinde düzeltilerek ve nispi harç ödettirilmesine ilişkin bölümün de hükümden çıkarılarak diğer yönlerden yasaya uygun bulunan mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen tüm temyiz sebeplerinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Sanığın temyizine atfen ve resen; hatalı olarak nisbi harca ve adli para cezası yerine ağır para cezasına hükmedilmesi nedeniyle mahkumiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221 inci maddesi gereğince BOZULMASINA;
Bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; 353 sayılı Kanunun 220 nci maddesi gereğince, mahkumiyet hükmünde yer alan sanıktan 11.20 YTLsi nispi harç alınmasına ilişkin bölümün hükümden çıkarılarak ve ağır para cezası ibaresinin ise adli para cezası şeklinde DÜZELTİLEREK, diğer yönlerden yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
25.01.2006 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy