(1632 S. K. m. 34, 144) (765 S. K. m. 230) (5237 S. K. m. 62) (647 S. K. m. 4, 6) (492 S. K. 1 SAYILI TARİFE) (353 S. K. m. 16)
Memuriyet görevini ihmal suçundan sanık J. Kd. Üçvş. İbrahim BOZKURT hakkında J. Asayiş Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesince verilen 26.05.2005 gün ve 2005/450-335 sayılı mahkûmiyete ilişkin hükmün sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine Askerî Yargıtay Başsavcılığının hükmün noksan soruşturma yönünden bozulması görüşünü içeren 05.01.2006 gün ve 2006/190 sayılı tebliğnamesi ekinde dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi. Gereği düşünüldü:
Askerî Mahkemece; sanığın, 01.08.2003-03.05.2004 tarihleri arasında gerçekleştirdiği memuriyet görevini ihmal suçundan, ASCKnın 144üncü maddesi delaletiyle 765 sayılı TCKnın 230/2 ve 5237 sayılı TCKnın 62/1inci maddeleri uyarınca beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve iki ay on beş gün müddetle memuriyet görevinden yoksun bırakılmasına, 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca, hürriyeti bağlayıcı cezanın beher günü 14,85 YTL.den paraya çevrilerek, neticeten iki bin iki yüz yirmi yedi Yeni Türk Lirası ve elli Yeni Kuruş (2227,50 YTL.) ağır para cezası ile cezalandırılmasına, ASCKnın 34üncü maddesi uyarınca memuriyetten yoksun bırakılma cezasının açığa çıkarılma şeklinde uygulanmasına, 647 sayılı Kanunun 6ncı maddesi uyarınca hükmedilen cezaların ayrı ayrı ertelenmesine, 856 YTL. tutarındaki hazine zararının ASCKnın 144üncü maddesi delaletiyle 765 sayılı TCKnın 230/3üncü maddesi uyarınca sanığa ödettirilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunun 1 No.lu tarifesi uyarınca 46.20 YTL. nisbi harcın sanıktan tahsiline, karar verilmiştir.
Bu hüküm sanık tarafından, iki kalem malzemenin muhataplarına teslim edildiği, bu hususun dikkate alınmadığı, iki kalem malzemenin de personel-lojistik astsubayın listesinde kendisine zimmetlenen miktardan fazla olarak gösterilmesi nedeniyle, eksik gösterildiği belirtilerek, süresinde temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, sanığın birlik mal saymanlığında bulunan kayıtların gerçek duruma uygun düşmediği yönündeki iddiaları araştırılmadan ve araştırma sonucuna göre gerekirse sanığın kaybına ya da hasarlanmasına sebebiyet verdiği malzeme olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, yaklaşık 2,5 ay kadar süren sayımın neden bu kadar uzadığının ve bu süreçte karakolda mevcut olan ve sanığın zimmetinde bulunan malzemelerin nasıl ve kim tarafından muhafaza edildiği hususlarının araştırılması gerektiği, karar tarihinde yürürlükte olmayan 5237 sayılı Kanunun 62nci maddesinin uygulanmasının yasaya aykırı olduğu, hürriyet bağlayıcı cezaların para cezasına dönüştürülmesinde, 5083 ve 5252 sayılı Kanunlarla yapılan değişiklik uyarınca 2004 yılı için beher gün karşılığının 11 YTL. üzerinden adli para cezasının uygulanması gerektiği, hazine zararının 353 sayılı Kanunun 16ncı maddesi uyarınca sanıktan tahsiline karar verilmesi gerekirken, kişi zararlarını düzenleyen 765 sayılı TCKnın 230/3üncü maddesine göre tazminen tahsiline karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu, ayrıca karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKda memuriyet görevini ihmal suçunun yeniden düzenlendiği, dolayısıyla sanığın eyleminin yeni yasa kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün uygulama ve noksan soruşturma yönünden bozulması görüş ve düşüncesi bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 01.08.2003 tarihinde Başkale İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı Çamlık Jandarma Karakol Komutanı olarak göreve başlayan sanığın, 03.05.2004 tarihinde bir başka suç nedeniyle Başkale Sulh Ceza Mahkemesince tutuklanması üzerine, görevi gereği teslim aldığı ordu mallarının oluşturulan bir heyet marifetiyle sayılarak J.Kd.Çvş.Okan YELe teslim edildiği, yapılan sayım sonucu sanığın sorumluluğunda bulunan malzemelerden bir kısmının bulunamadığı, malzeme kayıpları ile oluşan hazine zararının 856 YTL. olduğu kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakta ise de;
Sanığın talimatla tespit edilen sorgusunda(Dz.113) ve temyiz dilekçesinde, açık olarak belirtilen bir adet yemek taşıma termosu plastik 54 litrelik malzemenin kendi zimmet listesinde 1 adet görünmesine karşın, personel-lojistik işlem astsubayının listesinde 2 adet göründüğünü, oysa kendisinin söz konusu 1 adet malzemeyi teslim ettiğini ve eksik olmadığını beyan ettiği, ancak ısrarla birlik mal saymanlığı kayıtları ile kendisinde bulunan kayıtların birbiri ile uyumlu olmadığını belirten sanığın beyanları doğrultusunda hiçbir araştırmanın yapılmadığı görülmektedir. Öte yandan, birlik komutanlığınca gönderilen 20.11.2004 tarihi itibariyle oluşturulan eksik listesinden (Dz.104), sanığın teslim ettiği (Dz.123) muhafaza namlu yerine getiren MG-3 makineli tüfek için M4-51 REF No.lu malzemenin düşülmesinin birlik komutanlığının 27.04.205 tarihli yazısı (Dz.125) ile istenilmesi üzerine, Dz.104de yer alan eksik listesinin ikinci sırasındaki malzemenin (namlu komple MG-3 için M4-501 FREF No.lu) üstünün çizildiği görülmektedir. Oysa, aynı listenin birinci sırasındaki malzemenin teslim edildiği ve üzeri çizilen ikinci sıradaki malzemenin ise, personel-lojistik işlem astsubayının listesinde fazlalaştırıldığı, sanık tarafından ileri sürülmektedir. Dolayısıyla, gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın ve çelişkiler dikkate alınmaksızın, birlik komutanlığının yazısı üzerine Askeri Mahkemece resen açığın hatalı olarak belirlenmesi noksan soruşturma niteliğindedir.
Sanığın tutuklanmasından sonra oluşturulan heyetin sayımının yaklaşık 2,5 ay kadar uzadığı, bu süreçte ilk olarak 14.05.2004 tarihinde Levazım ve İstihkam sınıfından toplam 47 kalem malzemenin eksik olarak belirlenmesi (Dz.11), müteakiben açığın 24.05.2004 tarihinde 36 kalem (Dz.48) ve 18.07.2004 tarihinde 15 kalem (Dz.49) olarak belirlenmesi hususu birlikte değerlendirildiğinde, karakolda mevcut olan ve sanığın zimmetinde bulunan malzemelerin, sanığın yokluğunda yeterince titiz ve hızlı bir şekilde sayılmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca, ısrarla eksiği olmadığını belirten sanığın beyanı doğrultusunda gerekirse bilirkişi heyeti kurularak ve mümkünse sanığın da bu işlemler sırasında hazır bulundurulması suretiyle, yeniden arama ve sayım yaptırılması, sanığın malzeme açığının olup olmadığının, hangi sınıf ve ne miktarda olduğu ile nitelikleri tespit edilmek suretiyle, nihai sayım sonucuna göre sanığın kaybına ya da hasarlanmasına sebebiyet verdiği malzemeye ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasını takiben hüküm kurulması gerekir iken, noksan soruşturma ile hüküm kurulması isabetsiz ve kanuna aykırı bulunduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sebepleri karşısında, uygulamaya yönelik değerlendirme yapılmamıştır.
Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Sanığın temyiz sebeplerine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 01.02.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy