(353 S. K. m. 162) (AYDK 22.09.2005 T. 2005/78 E. 2005/71 K.)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık Terhisli Jandarma Er İbrahim ŞENER hakkındaki 1 inci Hava Kuvveti K.lığı Askeri Mahkemesinin 31.12.2004 tarih ve 2004/648-681 sayılı beraat hükmünün, Askeri Savcı tarafından yasal sürede sanık aleyhine temyizi üzerine, Başsavcılığın 28 Aralık 2005 tarih ve 2005/5707 sayılı hükmün bozulması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; yasal unsurları itibariyle oluşmayan emre itaatsizlikte ısrar suçundan 353 sayılı Kanunun 162 ncı maddesi uyarınca sanığın beraatına, karar verilmiştir (Dz.34-35).
Bu hüküm yasal süresi içerisinde Askeri Savcı tarafından özetle, Cep telefonu, radyo, walkman kaset çalar v.b. malzemelerin birlik içerisinde bulundurulmasının yasak olduğuna ilişkin emrin hizmete müteallik olup, imzası karşılığında tebliğ edilmek suretiyle somutlaştırıldığından, sanığın üzerine atılı emre itaatsizlikte ısrar suçunun unsurları itibariyle oluştuğu, ileri sürülerek beraat hükmünün bozulması talebiyle sanık aleyhine temyiz edilmiştir (Dz.41).
Tebliğnamede ise, aynen ...Sanığa imzası karşılığında tebliğ edilen müşterek tebliğ ve tebellüğ belgesi (tek er için)nin (Dz.4) 37 nci maddesinde yer alan Elektronik eşya (cep telefonu, cep radyosu, sim kartı, teyp kaseti, walkman, fotoğraf makinesi) bulundurmayacağım...... şeklinde ve maddeler halinde devam eden emrin tamamının erbaş ve erlerin kışla içerisinde sağlıklı olarak yaşantılarını sürdürebilmesi ve birlik içi disiplini sağlamaya yönelik olması nedeniyle askeri hizmete ilişkin olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Bu amaçla gerekli görülen tüm hususların birleştirilerek sanıklara tebliğ edilmesinde bir sakınca olmadığı gibi, sanığın istinabe suretiyle Afyon 2 nci Asliye Ceza Mahkemesinde tespit olunan sorgusunda açıkça, atılı suçu kabul ettiğini, birlik içerisinde cep radyosu bulundurmanın yasak olduğunun kendisine tebliğ edildiğini beyan etmesi karşısında, birlik komutanlığınca sanığa cep radyosu bulundurulmasının yasak olduğu hususunda verilen emrin hizmete müteallik bir emir olduğu ve somutlaştırıldığı kabul edilerek, sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken, Askeri Mahkemece gerekçeli hükümde belirtilen nedenlerle (yasal unsurları itibariyle oluşmadığından bahisle) sanığın beraatına karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu ve Askeri Savcının temyizine atfen beraat hükmünün esastan (sübut yönünden) bozulmasına karar verilmesi gerektiği... yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Birlik içerisinde cep telefonu, cep radyosu, teyp kaseti, walkman ve fotoğraf makinesi bulundurmanın yasak olduğuna ilişkin emrin 03.12.2003 tarihinde sanığa imzası karşılığında tebliğ edildiği (Dz.3-5), sanığın bilgisi dahilinde bulunan emirler hilafına hareket ederek 01 Haziran 2004 tarihinde yapılan aramada soyunma dolabında üç adet cep radyosu bulundurduğunun tespit edildiği (Dz.2 arka sayfa), sanığın samimi ikrarını içeren savunmaları (Dz.7, 29) tanıklar Ayhan İKİN (Dz.29), Naci UZUN (Dz.29), Ayhan AYKAÇ (Dz.29) ve Hakan YALINKAYA (Dz.31)nın yeminli ifadeleri tutanak (Dz.2) ve diğer dosya muhteviyatından anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; Gerekçeli hükümde (Dz.35) aynen: ...Sanığa 123 maddelik belge tek bir halde imzalatılmış, bunun da 37 nci maddesinde radyo ve teyp kasetinin bulunmayacağı yazılmıştır. Bu şekilde emir somutlaştırılmaya çalışılmıştır. Ancak yukarıda da açıklandığı üzere 123 maddelik emirler silsilesinin muhtelif konuları kapsaması, bir kısmının ceza kanunlarına göre suç olması, bir kısmının ise hiç suç olmaması değerlendirildiğinde, emrin somutlaştırılmadığı görülecektir. Dolayısıyla cep radyosunun bulundurulmaması hususundaki emir somutlaştırılmış bir emir niteliğinde değildir. Nitekim Genelkurmay Başkanlığınca yayınlanmış bulunan MY.114-1-B, İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesi Hükümlerine göre her türlü elektronik ses dinleme, ses kayıt ve fotoğraf makinelerine karşı da önlem alınmasının düzenlenmiş olduğu açık ise de, bu husus tek başına İKK başlığı altında somutlaştırılıp birliğe tekraren izah edilmedikçe, erin radyo ve kaset bulundurması tamamen Disiplin Tecavüzü niteliğinde olacaktır. Esasen sanığın da üzerinde bulunan cep radyosu ile birlikte 33 ayrı malzemenin ele geçtiği, bunun da büyük kısmının cep radyosu, kulaklık, walkman, kaset olduğu, bu hususun birlik komutanlığınca erata iyice anlatılmadığının ortada olduğu, dolayısıyla birlik komutanlığınca takibin yapılmadığı kanaati edinilerek her halükarda emrin sanık yönünden somut hale getirilmediğinin ortada olduğu değerlendirilmiş, bu değerlendirme sonucu eylemi Disiplin Tecavüzü olarak nitelendirilip, hakkında beraat kararı verilmiştir.
Diğer taraftan sanığa tebliğ edilen emir kül halinde somut tek bir emir olarak kabul edilse bile bu sefer sanığın emrin 123 maddesine uyduğu, sadece bir maddesine uymadığı değerlendirilmesi yapılarak emre itaatsizlikte ısrar suçundan değil, kısmen uyulması sebebiyle sadece emre itaatsizlik suçundan değerlendirme yapmak mümkün olabilirdi.
Ayrıca yukarıda değerlendirmelere ilave olarak, günümüz teknolojisinde cep radyosunun güvenliği ne derece ihlal ettiği, İl Jandarma Komutanlığında bulunmasının birlik güvenliğini nasıl aksattığı, halen gerek Türk Silahlı Kuvvetleri gerekse Jandarma Teşkilatında alınan binek niteliğindeki araçların üzerinde radyo kaset ve cd çaların bulunduğu, bu araçları erlerin kullandığı, araçlardan söz konusu elektronik cihazların sökülmediği, bu durumda cep radyosunun ve kasetin birlik güvenliğini doğrudan tehdit edecek bir cihaz ve malzeme olmadığı kanaati de heyetimizde bulunmaktadır... şeklinde ifade edilen gerekçelerle sanığın beraatına karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden hükmün onanmasına karar verilmiştir (As. Yrg. Drl. Krl. nun 25.01.1996 gün ve 13-11 ile 22.09.2005 gün ve 78-71 sayılı kararları da aynı doğrultudadır.).
Bu karara Başkan Hv. Hakim Albay Necmettin ÖZKAN ile Üye Hakim Albay Ülkü COŞKUN; Dava konusu olayda sanığa yüklenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun tüm unsurları itibariyle oluştuğu benzer davalarla ilgili olan Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 07.07.2005 tarih ve 2005/59-60 ve 15.11.2001 tarih ve 2001/108-104 sayılı içtihatlarının da bu yönde olduğu görüşüyle beraet hükmünün onanmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmamışlardır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının kabule değer nitelikte görülmeyen temyiz sebeplerinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Yasaya uygun olan beraat hükmünün ONANMASINA,
Başkan Hv. Hakim Albay Necmettin ÖZKAN ile Üye Hakim Albay Ülkü COŞKUNun muhalefetiyle oyçokluğuyla tebliğnameye aykırı olarak, 01.02.2006 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy