(1632 S. K. m. 47, 63) (765 S. K. m 59) (647 S. K. m. 4, 5) (6183 S. K. m. 51)
Bakaya suçundan sanık Yd.Sb.Ad.Ady. Kemal DONDAR (DÜNDAR) hakkında 7 nci Kor. K.lığı Askerî Mahkemesince verilen 23.11.2004 tarih ve 2004/172-980 esas ve karar sayılı mahkûmiyet hükmünün, sanık müdafii tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askerî Yargıtay Başsavcılığının 18.01.2006 gün ve 2006/250 sayılı düzeltilerek onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dosya incelendi. Gereği Düşünüldü:
Askeri Mahkemece; sanığın, 22.03.2001-06.09.2001 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi ve TCKnın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4/1 inci maddeleri uyarınca 474.500.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, verilen ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca 12 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline ve geri kalan miktarın muaccel olduğu tarihten başlayarak ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına karar verilmiştir.
Hüküm sanık müdafii tarafından sanığın kardeşinin aynı dönemde askerlik yapması nedeniyle kardeş tecilinden yararlanması gerektiği, sanığın çalıştığı Midyat Hukuk Bürosunda bitirmek zorunda olduğu işleri nedeniyle sevke katılamadığı, müvekkilinin annesinin anılan tarihte Haseki Sultan Devlet Hastanesinde boğazından ameliyat olduğu sebepleri belirtilerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, hükmün para cezasının hesaplanmasındaki hata nedeniyle düzeltilerek onanması yönünde görüş ve düşünce bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, yüksekokul mezunu olarak 01.12.1999 tarihinde son yoklamasını yaptırarak, askerliğine 1999/12 nci grup numarasıyla karar aldıran sanığın, grup numarası itibarıyla sevke tabi olduğu Kasım 2000 celp döneminde avukatlık stajı nedeniyle celbe icabet edemediği, yasal mazereti sona erdikten sonra ilk celp dönemi olan Mart 2001 yedek subay celp döneminde sevke tabi tutulan sanığın TRT ile yapılan ve yükümlülere tebliğ mahiyetinde olan duyurulara göre en geç 21.03.2001 tarihine kadar askerlik şubesine başvurarak sevkini yaptırması gerekirken, sevkini yaptırmayarak bakaya kaldığı, bir süre bu halini sürdürdükten sonra 06.09.2001 tarihinde Midyat Askerlik Şubesine başvurarak ifadesini verdiği, böylece sanığın belirtilen tarihler arasında bakaya suçunu işlediğini kabul eden Askerî Mahkemenin dosyadaki elverişli kanıtlarla, haklı ve yerinde gerekçelerle kurduğu mahkûmiyet hükmünde usûl, sübut, vasıf yönlerinden ve asgari hadden tayin edilen temel cezanın, azami oranında takdiren indirilmesi ve kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesi, ASCK'nın 47/A maddesinin âmir hükmü nedeniyle cezanın ertelenmemesine karar verilmesi suretiyle kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın hazırlık ve son soruşturmada tespit edilen savunmalarında, Mart 2001 yedek subay celbine ailevî sorunları ve işlerinin yoğunluğu nedeniyle icabet edemediğini belirtmesi ve annesinin rahatsızlığından hiç söz etmemiş olması, kaldı ki annesinin rahatsızlığına ilişkin iddianın doğruluğu halinde bile ailesinde kendisinden başka annesine bakabilecek yetişkin kız ve erkek kardeşleri ile babasının bulunması, dosyada mevcut nüfus kaydına göre askerde olduğu belirtilen kardeşinden başka 15 yaşından büyük bir erkek kardeşinin daha bulunması nedeniyle 1111 sayılı Kanunun 35/D maddesinde düzenlenen kardeş tecili hakkının yasal olarak bulunmaması, keza işlerinin yoğunluğu ve ailesinin geçimini sağlamak şeklinde ileri sürdüğü mazeretlerin de askerlik hizmetine tercih edilebilecek yasal ve objektif mazeretler arasında yer almaması nedeniyle sanık müdafiinin tüm temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 45 nci maddesi ile ağır para cezasının kaldırılması, sadece hapis ve adlî para cezası öngörülmesi, 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki Kanunun 2 nci maddesine 5335 sayılı Kanunun 22 nci maddesi ile eklenen 3 üncü fıkrada, adlî para cezasının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarların dikkate alınmayacağı kuralına yer verilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesinin emredici hükmü karşısında, kısa süreli hapis cezasının sanığın lehine olarak suç tarihi itibarıyla günlüğü (4.00) YTL.den adlî para cezasına çevrilerek sonuç cezanın belirlenmesi gerekmektedir.
Diğer yandan, 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına dair hükmü 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 ve 5237 sayılı Kanunlarda düzenlenmemiş ve 5275 sayılı Kanunun 122 nci maddesiyle yürürlükten kalkmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Mahkemece, tayin olunan kısa süreli hapis cezalarının suç tarihi itibarıyla 647 sayılı Kanunun 4/1 inci maddesi uyarınca beher günü 4.00 YTLden adlî para cezasına çevrilmesi gerekirken, bu yapılmayarak beher günün 4.745.000.TL.den ağır para cezasına çevrilmesi kanuna aykırı olup, hükmün sanık aleyhine sonuç doğuran bu aykırılıklar nedeniyle uygulama yönünden bozulması gerekmiş, bu bozma sebebi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasaya aykırı görülen mahkûmiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca sanık müdafiinin temyizine atfen ve resen uygulama yönünden BOZULMASINA;
Ancak; bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca, bakaya suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmünün gecikme zammı ile ilgili bölümünün çıkarılmasına,
Para cezasının tayinine ilişkin bölümünün 647 sayılı Kanunun 4/1 inci maddesi uyarınca hapis cezasının beher günü 4.00 (dört) Yeni Türk Lirası üzerinden hesaplanarak ve 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, aylık 12 eşit taksitte ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamının tahsil edilecek şekilde sonuç olarak 400.00 (dört yüz) YTL. adlî para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde düzeltilerek ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 01.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy