(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 2, 59, Ek m. 2, Ek m. 6) (647 S. K. m. 4, 5) (6183 S. K. m. 51) (5083 S. K. m. 1, 2, 3) (5275 S. K. m. 122) (353 S. K. m. 217, 221) (YCGK 04.03.2003 T. 2003/7-1 E. 2003/17 K.) (YCGK 15.04.2003 T. 2003/9-96 E. 2003/104 K.)
Bakaya suçundan sanık Yd.Sb.Aday Adayı Sadık UZUN hakkındaki 48 inci İç Güvenlik Tugay K.lığı Askeri Mahkemesinin 27.01.2005 tarih ve 2005/164-10 sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından yasal sürede temyizi üzerine, Başsavcılığın 19 Ocak 2006 tarih ve 2006/270 sayılı hükmün bozulup düzeltilerek onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 01.08.2003-29.08.2003 tarihleri arasında kendiliğinden başvurmakla sona eren bakaya suçunu işlediği sabit kabul edilerek ASCKnın 63/1-A maddesinin yedi günden sonra üç ay içinde gelenler cümlesi, TCKnın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4üncü maddeleri uyarınca 866.775.000. TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, verilen ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi uyarınca aylık 20 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birisinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamının bir defada tahsil edilmesine, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi nedeniyle geri kalan miktarının tamamının muaccel olduğu tarihten başlayarak ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına karar verilmiştir (Dz.62-64).
Bu hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından, yargılama aşamasında çocuğunun rahatsızlığı ile ilgili bahsettiği mazeretlerinin mahkemece göz önüne alınmadığı, ileri sürülerek temyiz edilmiştir (Dz.68).
Tebliğnamede ise, hükmün bozulup düzeltilerek onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Dosya kapsamından;
13.07.2000 tarihinde Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesinden mezun olan (Dz.12) sanığın, son yoklamasını yaptırdıktan sonra 2001/10 grup numarasıyla yedek subay aday adayı olarak askerliğine karar aldırdığı (Dz.11), grup numarası itibariyle Kasım 2002 yedek subay celbine tabi olan, ancak değişik sebeplerle sevki yapılmadığı için Ağustos 2003 yedek subay celbine tabi kılınan sanığın yükümlülere tebliğ niteliğinde sayılan TRT duyurularına göre, en geç 15 Temmuz 2003 tarihine kadar yabancı veya 01-31 Temmuz 2003 (dahil) tarihleri arasında yerli askerlik şubesine başvuruda bulunarak sevk evraklarını alması gerekirken, bir süre gecikerek 29.08.2003 tarihinde Çankaya Askerlik Şubesine başvurup ifade verdiği (Dz.7), celbe zamanında katılmasını engelleyecek ve askerlik hizmetine üstün tutulabilecek bir mazeretinin bulunmadığı, böylece 01.08.2003-29.08.2003 tarihleri arasında atılı bakaya suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
SSK. Dışkapı Eğitim Hastanesi Baştabipliğinin cevabi yazılarında (Dz.42,47), sanığın kızı Rüya UZUNun rahatsızlığı nedeniyle 2003 yılı Temmuz ayında müracaatı bulunmadığının bildirilmiş olması karşısında, sanığın kızının rahatsızlığı ile ilgili mazeretlerinin araştırılmadan karar verildiği şeklindeki soyut temyiz nedenlerine itibar edilmemiştir.
Askeri Mahkeme tarafından haklı ve yerinde gerekçelere dayanılarak kurulan mahkumiyet hükmünde usul, sübut, vasıf, uygulama maddesi ve cümlesi, temel cezanın tayini, takdiri indirimin uygulanması ve kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesinde kullanılan takdir yönünden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı,
Ancak, 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 1, 2 ve 3, 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 sayılı Kanunun 22, 4421 sayılı Kanun ile değişik 647 sayılı Kanunun 4/1, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 2/2, Ek 2, Ek 6 ncı maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2003 gün; 2003/7-1 Es. 2003/17 Ka., keza 15.04.2003 gün; 2003/9-96 Es. 2003/104 Ka. sayılı kararları birlikte değerlendirildiğinde ve sanık lehine hareket edilerek; para cezalarında bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarların nazara alınmayacağına ilişkin kuralın 647 sayılı Kanunun 4/1 maddesinde bir gün hürriyeti bağlayıcı cezaya karşılık tutulan para cezası miktarının her takvim yılı bakımından 765 sayılı Türk Ceza Kanununa 4421 sayılı Kanun ile eklenen Ek 6ncı maddesi uyarınca yeniden belirlenmesi sırasında da dikkate alınmasının gerekli olması sebebiyle;
Kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların para cezasına dönüştürülmesinde, beher gün karşılığının 1999 yılı için (2 ila 3 YTL), 2000 yılı için (3 ila 4 YTL), 2001 yılı için (4 ila 6 YTL), 2002 yılı için (6 ila 9 YTL), 2003 yılı için (9 ila 14 YTL), 2004 yılı için (11 ila 17 YTL) ve 2005 yılı için (12 ila 18 YTL) adli para cezası olacağı;
Somut olayda, sanık hakkında bakaya suçundan dolayı ASCK'nın 63/1-A ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri uyarınca verilen iki ay on beş gün hapis cezası 647 sayılı Kanunun 4/1 nci maddesi uyarınca para cezasına çevrilirken suç tarihi de dikkate alındığında, beher günün 9 YTL üzerinden hesaplanarak 675 YTL adli para cezasına çevrilmesi gerekirken 866.775.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, keza 6183 sayılı Kanunun para cezasına gecikme zammı uygulanmasını öngören 51 inci maddesi hükmünün 01.06.2005 tarihli Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında Kanunun 122 nci maddesi ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle uygulama olanağı bulunmadığından bu doğrultuda karar verilmiş olması kanuna aykırı olmakla birlikte, söz konusu değişikliklerin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeden düzeltilmesinin mümkün olduğu, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca hükmün bozulup düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebebinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Ancak uygulama yönünden kanuna aykırı olan hükmün sanığın temyiz istemine atfen ve re'sen, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca sonuç ceza olan ağır para cezasına ilişkin bölümünün BOZULMASINA;
Mahkumiyet hükmünün, sanık hakkında tayin edilen iki ay on beş gün hapis cezasının beher günü dokuz Yeni Türk Lirası (9 YTL) üzerinden 675 YTL. Adli para cezasına çevrilmesine, 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi uyarınca bu cezasının aylık eşit taksitler halinde 20 ayda alınmasına, taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde kalan miktarının tamamının muaccel olmasına, bu durumda ödenmeyen miktara gecikme faizi uygulanmasına yer olmadığına şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, 01.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy