(1632 S. K. m. 66) (765 S. K. m. 46, 47,59) (5237 S. K. m. 32) (353 S. K. m. 221)
İzin tecavüzü suçundan sanık terhisli Tnk. Er Kemal TANYERİ hakkındaki Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri K.lığı Askeri Mahkemesinin 28.12.2004 tarih ve 2004/338-583 sayılı mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 20.01.2006 tarih ve 2006/307 sayılı onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda; gereği düşünüldü:
Mahkemece; sanığın, 12.01.2004-11.02.2004 tarihleri arasında kendiliğinden dönmekle sona eren izin tecavüzü suçunu işlediği sabit görülerek ASCKnın 66/1-b, 73 ve TCKnın 59/2nci maddeleri uygulanıp sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, bu hüküm sanık tarafından psikolojik rahatsızlığının yeterince araştırılmadığı, psikiyatri uzmanının üstünkörü muayene ettiği belirtilerek temyiz edildiği, tebliğnamede hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; sanığın Kıbrıs 230uncu Mknz.P.A.Tnk.Tb.Kh.Bölüğünde askerlik hizmetini yaparken 23.12.2003 tarihinde Gaziantep adresinde geçirmek üzere 4 gün gidiş dönüş yol süresiyle birlikte toplam 19 gün izne gönderildiği, izne çıkış saati belli olmadığından izin gününün son saatinde ayrıldığının kabulü gerektiğinden buna göre en geç 11.01.2004 günü son saatine kadar Birliğine dönmesi gerekirken, izin sonunda dönmeyip bir süre izin tecavüzünde kaldıktan sonra 11.02.2004 günü saat 13.45de kendiliğinden Birliğine katıldığı anlaşılmaktadır.
Sanığın izinde iken psikolojik rahatsızlığı nedeniyle muayene ve tedavi olduğuna ilişkin savunması nedeniyle yapılan araştırmada, Gaziantep Mrk.K.lığınca 31.12.2003 tarihinde 5inci Zh.Tug.Revir Baştabipliğine sevk edildiği (Dz.43), yine 02.01.2004 tarihinde Gaziantep Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniğinde gördüğü muayene sonrası depresyon tanısı konarak İskenderun Deniz Hastanesine sevk kararı verildiği (Dz.38,52,53), Gaziantep Mrk.K.lığınca 05.01.2004 tarihli sevk yazısıyla İskenderun Deniz Hastanesine sevk edilen (Dz.43) sanığın 07.01.2004 tarihinde yapılan muayenesinde sivilde tedavi edildiğine dair resmi belgeler ve kıta anketi ile gelmesi uygundur kararı verildiği (Dz.43 arka taraf onaysız fotokopi), Gaziantep Mrk.K.lığının 05.01.2004 tarihli sevk yazısıyla (Dz.44) tekrar 12.01.2004 tarihinde İskenderun Deniz Hastanesine başvuran sanık hakkında hafif derecede konuşma bozukluğu, performans anksiyetesi tanısı konarak üç ay süre ile kullanmak üzere ilaç verildiği (Dz.34,35,44 arka taraf onaysız fotokopi) tespit edilmiştir.
Yargılama sırasında duruşmaya çağrılarak bilirkişi tayin edilen psikiyatri uzmanı tarafından huzurda yapılan muayene sonrası sanık hakkında nevrotik kişilik+hafif derecede konuşma bozukluğu tanısı konarak suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu, 765 sayılı Kanunun 46 ve 47nci maddeleri kapsamında şuur ve harekat serbestisinin tam olduğu ve bu nedenle adli gözlem altına alınmasına gerek bulunmadığı yönünde mütalaa verildiği ve bu mütalaa doğrultusunda sanığın algılama ve irade yeteneğini haiz olduğu kabul edilerek yazılı olduğu şekilde mahkumiyet hükmü tesis edilmiş ise de;
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnın 32nci maddesinde akıl hastalığı konusu farklı şekilde düzenlenip, tam akıl hastalığı-kısmi akıl hastalığı ayrımı terk edilerek tam akıl hastaları ile algılama ve irade yeteneği önemli derecede azalmış olan kısmi akıl hastaları arasında ceza sorumluluğu bakımından fark gözetilmemiş; ayrıca sözü edilen maddenin 2nci fıkrasıyla Türk Ceza Hukukuna önemli bir yenilik getirilerek, 1inci fıkrada yazılı derecede olmayan yani algılama ve irade yeteneğini tamamen kaldırmayan veya bunları önemli derecede azaltmayan akıl sağlığındaki ve bilinçteki bozukluk nedeniyle, işlediği fiilin haksız niteliğini tam olarak değerlendiremeyen failler hakkında ceza indirimi ya da ceza süresi kadar güvenlik tedbiri uygulaması öngörülmüştür. Bu yeni düzenleme kapsamında sanığın suç tarihlerindeki akli durumunun ve ceza ehliyetinin yeniden tespiti için şube şahsi dosyasında mevcut sağlık belgelerinin asıllarının teminini müteakip psikiyatri uzmanı bir bilirkişinin görüşünün alınmasına gerek bulunduğundan hükmün noksan soruşturma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Diğer taraftan, Mahkemece, sanığın 05.01.2004 tarihinde sevk edildiği halde gecikerek 12.01.2004 günü İskenderun Deniz Hastanesine müracaat ettiği için muayenesi sonunda Birliğine dönüş için yol süresi tanınamayacağı benimsenerek suçun 12.01.2004 günü işlenmeye başladığı kabul edilmiş ise de; suçun başladığı kabul edilen gün Askeri Hastanede işlem yaptıran sanığa dönüş için yol süresi tanınması ve bu duruma göre suç başlangıç tarihinin 15.01.2004 olarak belirlenmesi gerektiğinden, mahkumiyet hükmünün suç başlangıç tarihi hatası nedeniyle de bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince mahkumiyet hükmünün noksan soruşturma ve suç başlangıç tarihi hatası nedeniyle BOZULMASINA,
Tebliğnameye aykırı olarak, 08.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy