(1632 S. K. m. 82, 90, 91) (765 S. K. m. 51, 59) (353 S. K. m. 9, 17, 19, 159, 176, 221)
Dava: Amire mukavemet ve müessir fiil suçlarından sanık Ter. P.Er Abdullah NAĞAŞ ve üste fiilen taarruz suçundan Ter. P.Er Ramazan FİDAN haklarında 5 nci P.Eğt.Tug.Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 23.12.2003 gün ve 2003/616-651 sayılı mahkumiyete ve görevsizliğe ilişkin hükümlerin sanıklar tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 20.01.2006 gün ve 2006/311 sayılı tebliğnamesi ekinde hükümlerin bozulması görüşü ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece,
1- a) Sanık Ter. P.Er Abdullah NAĞAŞın 5.7.2002 tarihinde amire mukavemet etmek suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan ASCK'nın 90/1 inci maddesinin az vahim hal cümlesi, TCK'nın 51/3 ve 59/2 nci maddeleri uyarınca sonuç olarak yirmibeş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Aynı sanığın 5.7.2002 tarihinde P.Er Veysel AKYILa karşı işlediği müessir fiil suççundan dolayı, 353 sayılı Kanunun 9, 17, 19 ve 176 ncı maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine,
2- Sanık Ter. P.Er Ramazan FİDANın 5.7.2002 tarihinde P.Çvş. Kazım ATASELin yakasından tutmak suretiyle üste fiilen taarruz etmek suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan ASCK'nın 91/1 inci maddesi az vahim hal cümlesi ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri uyarınca sonuç olarak beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sanık Ter. P.Er Abdullah NAĞAŞ, hükmü sebep göstermeksizin temyiz etmiştir.
Sanık Ter. P.Er Ramazan FİDAN ise, olay esnasında P.Çvş. Kazım ATASELin, yakasından tutarak kendisini çektiğini, gayri ihtiyari elini tuttuğunu, onunda tokat attığını ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.
Tebliğnamede hükümlerin usul yönünden bozulması gerektiğine dair görüş bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 31.8.2002 günü Tugay içtima alanından bölük bölgesine dönmekte olan bölük personelinden birkaç kişinin yürüyüşü bozması nedeniyle çıkan tartışma sonucu sanık Ter. P.Er Abdullah NAĞAŞın P.Er Veysel AKYILa müessir fiilde bulunması, yine P.Atğm. Murat ALKAYAya karşı bıçak ile mukavemette bulunması, P.Er Ramazan FİDANın da üstü olan P.Çvş. Kazım ATASELin yakasından tutması nedeniyle açılan dava sonucunda; sanık Abdullah NAĞAŞ hakkında müessir fiil suçundan görevsizlik, mukavemet suçundan dolayı mahkumiyet, P.Er Ramazan FİDAN hakkında da üste fiilen taarruz suçundan dolayı mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de;
1. Sanıklar Abdullah NAĞAŞ ve Ramazan FİDANın Amasya Asliye Ceza Mahkemesinde sorgu ve savunmaları tespit edilirken talimat ekinde iddianame bulunmasına rağmen iddianamenin okunmadığı görülmektedir. Bu hususun 353 sayılı Kanunun 138, 146/2, 177 ve 178 nci maddelerinin amir hükümlerine aykırılık oluşturacak, duruşmaların aleniliği ilkesini ihlal edecek nitelikte usule mutlak muhalefet teşkil eden bir durum olduğu,
2. Yine sanıklarla aynı gün tanık sıfatıyla ifade vermek üzere Amasya Asliye Ceza Mahkemesine giden tanıklar P.Çvş. Kazım ATASEL, P.Çvş. Mukremin ÖZDEMİR, P.Er Osman DURAN ve Uzm.Çvş.Fazlı SELin, sanıkların yokluğunda tanık sıfatıyla ifadelerinin alındığı 353 sayılı Kanunun 159 uncu maddesine aykırı olarak tanık ifadelerine karşı sanıkların diyeceklerinin tespit edilemediği, bu durumun savunma hakkının kısıtlanmasına neden olduğu,
3. Suç tarihi olarak kısa karar ve gerekçeli hükümde gerçek durumu yansıtmayacak şekilde 5.7.2002 tarihine yer verildiği, oysa suç tarihinin 31.8.2002 olduğu,
4. Askeri Mahkemece, sanık Ter. P.Er Abdullah NAĞAŞ hakkında amire mukavemet suçundan dolayı mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen, gerekçeli hükümde sadece maddi olay anlatılmış, herhangi bir gerekçeye yer verilmemiştir.
Oysa hükmün gerekçesinde, mahkemece suçun yasal unsurlarının yanında sabit ve gerçekleşmiş sayılan vakaların gösterilmesi, maddi olayın neden ibaret olduğunun ortaya konulması, delillerin tahlil ve münakaşa edilmesi, fiil-fail ilişkisinin irdelenmesi ve suç nitelendirmesinin tartışmasının yapılması gerekmektedir. Aksi takdirde ortada Askeri Yargıtayın temyiz denetimine tabi tutulacak bir gerekçenin varlığından söz edilmesi olanağı bulunmamaktadır.
Yine sanığın eyleminin mevcut deliller muvacehesinde ASCK'nın 82/2 nci maddesinde düzenlenen tehdit suçuna vücut verip vermeyeceği konusunun da tartışılıp, değerlendirilmesi gerektiği hususuna işaret olunmuştur. Belirtilen nedenlerle mahkumiyet ve görevsizlik hükümlerinin usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Sanık Abdullah NAĞAŞın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca amire mukavemet ve müessir fiil suçlarından kurulan mahkumiyet ve görevsizlik kararlarının usul yönünden ayrı ayrı BOZULMASINA;
2. Sanık Ramazan FİDANın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, üste fiilen taarruz suçundan dolayı kanuna aykırı olarak kurulan mahkumiyet hükmünün usul yönünden BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 1.2.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy