(1632 S. K. m. 91) (765 S. K. m. 51, 59) (5237 S. K. m. 29)
Üste fiilen taarruza teşebbüs suçundan sanık J.Kom. Onb. Nurullah YILMAZ hakkındaki 8 inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 11.11.2004 tarih ve 2004/321-598 sayılı mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından yasal sürede temyizi üzerine Başsavcılığın 20 Ocak 2006 tarih ve 2006/313 sayılı hükmün bozulması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 16.10.2003 tarihinde üste fiilen taarruza teşebbüs suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 91/1 (az vahim hal cümlesi) ve TCKnın 51/2-3 ile 59/2 nci maddeleri gereğince bir ay yirmi gün hapis ile cezalandırılmasına, yasal imkânsızlık nedeniyle cezanın paraya çevrilip ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sanık mahkûmiyet hükmünü süresinde; sebep göstermeksizin temyiz etmiştir.
Tebliğnamede ise, mahkûmiyet hükmünün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Tim Komutanı olan J.Atğm.Abdulkadir KARAHANın, kendisine J.Er Abdullah KIRTAY tarafından, sanığın cep telefonu bulundurduğuna ilişkin bilgi vermesi üzerine verilen bu numarayı kendi numarasını gizleyerek kendi cep telefonundan aradığı, telefona cevap veren kişinin sanık J.Onb.Nurullah YILMAZ olduğu kanaatine vardığı, J.Atğm.Bülent YAVUZER ile birlikte sanığın üzerini aramaya karar verdikleri J.Atğm.Bülent YAVUZER ile birlikte sanığı J.Komd.Asyş.Bl.K.lığı hizmet binası idari kısmında buldukları, J.Atğm.Abdulkadir KARAHANın sanığın üzerini aradığı, ancak sanığın üzerinde cep telefonu bulamadığı, J.Atğm.Abdulkadir KARAHANın cep telefonunu bana getir, ben yukarıda odamda olacağım dediği, sanığın da kendisinde cep telefonu olmadığını beyan ettiği, J.Atğm.Abdulkadir KARAHANın J.Tbp.Atğm.Bülent YAVUZER ile birlikte bir üst katta bulunan tabip odasına gittikleri, J.Atğm.Turgut YOKUŞun da tabip odasında oturmakta olduğu, bir süre bekledikleri, sanığın cep telefonunu getirmemesi üzerine, J.Atğm.Abdulkadir KARAHANın nöbetçi çavuşu J.Komd.Çvş.Turgut KÖŞÜŞü çağırarak sanığa sıra harici hizmet olarak nöbet cezası verdiğini ve sanığın 24.00-02.00 saatleri arasında J.Asyş.Bl.K.lığı sorumluğundaki kulübede nöbet tutacağını, sanığı nöbete götürmesini söylediği, bu defa nöbetçi çavuşunun gece saat 24.00a doğru sanığın yanına giderek, J.Atğm.Abdulkadir KARAHANın kendisine sıra harici hizmet olarak nöbet cezası verdiğini ve 24.00-02.00 saatleri arasında nöbet tutacağını söylediği, bunun üzerine sanığın görüşmek üzere tabip odasına geldiği ve benim çevrem var bu nöbeti tutmuyorum, ben nöbetimi dün tuttum dediği, bu sırada esas duruşunu bozarak el ve kol hareketleriyle konuştuğu, J.Atğm.Abdulkadir KARAHANın askeri adaba uygun şekilde konuşması için sanığı uyardığı, sanığın da sağ elini yukarı doğru kaldırarak ve elini açarak seninle muhatap değilim dediği, bunun üzerine J.Atğm.Abdulkadir KARAHANın ayağa kalktığı, sanığın da bu esnada yumruğunu sıkıp sağ elini J.Atğm.Abdulkadir KARAHANa vurmak için omuz hizasından yukarıya doğru kaldırdığı, yumruğunu vuramadan sanığın J.Atğm.Turgut YOKUŞ tarafından engellendiği ve sanığın elinin tutulduğu, sanığın böylece üste fiilen taarruza teşebbüs suçunu işlediği, usul, sübut ve vasfın yerinde olduğu görülmekte ise de;
Sanık hakkında suç tarihlerinde yürürlükte olan mülga 765 sayılı TCKnın haksız tahrik hükümleri uygulandığından, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnın 29 uncu maddesinde, tahrik uygulamasına ilişkin olarak cezanın 1/4 ünden 3/4 üne kadar indirim öngörüldüğü, hafif-ağır tahrik ayrımının kaldırıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında lehe olan kanun hükümlerinin uygulanması konusunda Askeri Mahkemenin yeniden değerlendirme yapmasına olanak sağlamak bakımından hükmün bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen mahkûmiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1 nci maddesi gereğince uygulama yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, 01.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy