(1632 S. K. m. 66, 73) (5237 S. K. m. 62) (353 S. K. m. 221)
Firar suçundan sanık Lv. Er Ramazan GEÇMEZ hakkında Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 02.03.2006 tarih ve 2006/730-110 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 02.10.2006 tarih ve 2006/5727 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün onanması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın, 29.07.2005-08.08.2005 tarihleri arasında kendiliğinden gelmekle sona eren firar suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 66/1-a, 73 ve TCK'nın 62nci maddeleri gereğince beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm, sanık tarafından; atılı suçlamayı kabul etmediği, firar etmediği, raporlu olduğu, gibi sebeplerle temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden; BOR/ 9 uncu Bakım Merkezi Komutanlığında askerlik hizmetini yapan sanığa, sol varikosel tanısı ile 20.07.2005 tarihinde yatırıldığı Bor Devlet Hastanesinde cerrahi girişimde bulunulduğu ve kendisine aynı Hastane Sağlık Kurulunun 28.07.2005 tarih ve 1605 numaralı raporu ile Hastaneden çıktığı 22.07.2005 tarihinden itibaren otuz gün istirahat verildiği, Kıt'ası Komutanlığının 29.07.2005 tarihli yazısı ile de bu raporun onaylanması için sevk edildiği Kayseri Asker Hastanesine aynı tarihte başvurduğu, ancak işlemlerini tamamlamadan buradan ayrılarak eşinin yanına gittiği ve 08.08.2005 tarihinde istirahat süresi sona ermeden kendiliğinden Kıt'asına katıldığı anlaşılmaktadır.
ASCK'nın 66ncı maddesinde düzenlenen firar suçunun tüm unsurları ile oluşabilmesi için; failin, askerlik hizmetinden kaçma iradesi ile kıt'asından ya da görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla (yedi tam gün) uzaklaşması gerekmektedir.
Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Sağlık Muayene Yönergesi (MY 33-2A)'nin İLKELER başlıklı üçüncü bölümünün; İstirahat ve Hava Değişimi Süresi ile Geçirileceği Yer alt başlıklı 2 nci maddesinin (e) fıkrasında; 20 günden fazla istirahat alan erbaş ve erlerin birlik veya kurumları tarafından memleketlerine gönderileceği, İstirahat ve Hava Değişimi Başlangıcı alt başlıklı 3üncü maddesinin (a) fıkrasında; istirahatin raporun düzenlendiği tarihten itibaren başlayacağı, Devlet Hastanelerinin Rapor Verme Yetkileri alt başlıklı 12 maddesinin (a) fıkrasında; Devlet hastanelerinden alınan raporların en yakın askeri hastanelerde usulüne uygun olarak en geç 15 gün içinde onaylatılması gerektiği belirtilmektedir.
Somut olayda; suç tarihlerinde istirahatli olduğunda kuşku ve tartışma bulunmayan ve yürürlükteki düzenlemeye göre istirahatini evinde geçirmesi gereken sanığın, devlet hastanesinden aldığı raporun onay işlemi için Kayseri'deki asker hastanesine başvurduğu, ancak henüz bu işlemi sonuçlandırmadığı anlaşılmakla birlikte; sözü edilen raporun, verildiği tarihten itibaren en geç 15 gün içinde onaylatılmasının gerekmesi, sanığın ise, onay işlemi için kıt'ası komutanlığınca sevk edildikten sonra, işlemlerini tamamlaması için gerekli olan azami süreyi doldurmadan kıt'asına katılmış olması ile aşamalardaki savunmaları ve birlik komutanının kanaati birlikte değerlendirildiğinde firar kastı ile hareket ettiği söylenemeyeceğinden, unsurları yönünden oluşmayan atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması yasal ve isabetli olmadığından, sanığın temyizine atfen ve re'sen mahkumiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221 inci Maddesi gereğince ESASTAN BOZULMASINA, 15.11.2006 tarihinde, tebliğnameye aykırı olarak OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy