(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4) (5237 S. K. m. 7, 45) (5083 S. K. m. 2) (353 S. K. m. 217, 220)
Yoklama kaçağı suçundan sanık P.Er Ercan KUMKAPU hakkında 7 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 04.04.2005 gün ve 2005/637-111 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 20.01.2006 gün ve 2006/320 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün düzeltilerek onanması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın, 02.03.2002-02.05.2003 tarihleri arasında kendiliğinden gelmekle sona eren yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 63/1-A (üç ay içinde gelenler), TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri gereğince 866.775.000. TLsi ağır para cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi gereğince aylık oniki eşit taksitte ödettirilmesine, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde gecikme zammı uygulanmasına ilişkin hüküm, sanık tarafından; tebligatın geçerli olmadığı, atılı suçu bilerek işlemediği, verilen cezanın fahiş olduğu, gibi sebeplerle temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre;
Sanık hakkında çıkarılan ve 25.07.2001 tarihinde yoklamasını yaptırmak üzere Şubeye başvurulmasının istenildiği son yoklama çağrı belgesi, 20.07.2001 tarihinde Şubece bilinen adresi itibariyle amcasına tebliğ edildiği halde yasal ve geçerli bir özrü olmaksızın emsallerinin ilk kafilesinin sevk edildiği son sevk günü olan 01.03.2002 tarihine kadar yoklamasını yaptırmayan sanığın 02.05.2003 tarihinde başvurmakla, belirtilen tarihler arasında yoklama kaçağı suçunu işlediğini kabul eden Askeri Mahkemenin; elverişli kanıtlar ve yeterli gerekçe ile alt sınırdan ceza uygulaması yapmasında ve takdiri indirim hükmünü de uygulayarak verilen hapis cezalarını ağır para cezasına çevirmesinde, yasal olanaksızlık sebebiyle verilen cezaları ertelememiş olmasında (ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi yerine yedi günden sonra üç ay içinde gelenler cümlesi gereğince uygulama yapılması dışında), usul ve esas itibarıyla herhangi bir aykırılık görülmemekle birlikte,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 45 inci maddesinde sadece hapis ve adli para cezasının öngörülmesi, 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki Kanunun 2 nci maddesine 5335 sayılı Kanunun 22 nci maddesi ile eklenen 3 üncü fıkrasında, adli para cezasının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarların dikkate alınmayacağı kuralına yer verilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesine failin lehinde olan kanunun uygulanmasının zorunlu olması karşısında, kısa süreli hapis cezalarının sanığın lehine olarak günlüğü (9) YTL.sinden adli para cezasına çevrilerek sonuç cezanın belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun, 5275 sayılı CGTİHK ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde, 647 sayılı Kanuna göre gecikme zammı uygulanması da mümkün bulunmamaktadır.
Belirtilen nedenlerle; sanık aleyhine olacak şekilde hakkındaki hapis cezalarının günlüğü 11.557.000. TLsinden çevrilmesi ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde gecikme zammı uygulanmasına karar verilmesi yasaya aykırı görülerek, hükümlerin bu nedenlerle bozulmasına karar verilmiş ise de; bozma sebebi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden mahkumiyet hükümlerinin düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sanığın işlediği kabul edilen suçun başlangıç ve sona erdiği tarihe göre hakkında ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi gereğince ceza uygulaması yapılması gerekirken, sanık lehine olacak şekilde, daha az cezanın öngörüldüğü aynı maddenin yedi günden sonra üç ay içinde gelenler cümlesi gereğince uygulama yapılması hatalı olmakla birlikte, aleyhe temyize gelinmediğinden Askeri Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 05.03.2004 gün ve 1-1 sayılı Kararı göz önüne alınarak bu hata bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve re'sen, ağır para cezasının yanlış belirlenmesi ve gecikme zammı uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle mahkumiyet hükümlerinin 353 sayılı Kanunun 221 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; sanığın kabule değer bulunmayan temyiz sebeplerinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi gereğince REDDİNE, 353 sayılı Kanunun 220/J maddesi gereğince; sanık hakkında sonuç olarak verilen 866.775.000. TLsi ağır para cezasının, ALTIYÜZYETMİŞBEŞ (675.)YTLsi ADLİ PARA CEZASI şeklinde DÜZELTİLEREK, diğer yönlerden yasaya uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA, taksitlendirmenin hükümde yazılı olduğu gibi uygulanmasına,
01.02.2006 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy