(1632 S. K. m. 91) (765 S. K. m. 36, 51, 59) (5143 S. K. m. 3, 6) (353 S. K. m. 204)
Silahla üste fiilen taarruza teşebbüs suçundan hükümlü Müh. Ütğm. Ersin KAYA (1996-İnş.2) hakkındaki 1 inci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 07.11.2005 gün ve 2002/661 E. ve 2005/354 K.sayılı müsadere kararının kaldırılması konusundaki talebin reddine ilişkin duruşmasız işlere ait kararına Komutan tarafından yasal süresinde itiraz edilmesi üzerine, Başsavcılığın 20 Ocak 2006 tarih ve 2006/321 sayılı itirazın reddi görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1 inci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 30.12.2002 gün ve 2002/661-688 sayılı hükmü ile, hükümlünün silahla üste fiilen taarruz suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCKnın 91/2 (az vahim hal cümlesi), TCKnın 51/2-Son ve 59/2 nci maddeleri uyarınca üç ay on gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, şahsına ait G 40310Z numaralı Baretta tabanca, şarjör ve 12 adet mermisinin TCKnın 36 ncı maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiş, bu hükmün Askeri Savcı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Askeri Yargıtay 1 inci Dairesinin 14.05.2003 gün ve 2003/487-482 sayılı ilamı ile onanmak sureti ile kesinleşmiştir.
Hükümlünün 14.10.2005 tarihli istemi üzerine, 1 inci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 07.11.2005 gün ve 2002/661 E. 2005/354 K. sayılı kararı ile, müsadere kararının yeni bir kararla kaldırılamayacak olup, bu konuda 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda da hükümlü lehine bir durum ortaya çıkmadığından bahisle, müsaderesine karar verilen teçhizat/zati tabancasının tarafına iadesi talebinin reddine karar verildiği;
Söz konusu duruşmasız işlere ait kararın Komutana 05.12.2005 tarihinde tebliğ edildiği, Komutanın 07.12.2005 tarihinde kayda alınan dilekçesi ile karara yasal süresi içinde itiraz ettiği anlaşılmaktadır.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu ile 5329 sayılı Askeri Ceza Kanununda Değişiklik yapan Kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, müsadere hükümleri yönünden hükümlü lehine herhangi bir düzenleme getirilmediği, kaldı ki Askeri Yargıtay 1 inci Dairesinin ilâmı ile müsadereyi de içeren sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşerek müsadere kararının gerektirdiği işlemlerin gerçekleştirildiği, bu haliyle de lehe olan hükümlerin uygulanması mümkün olmadığı, keza, itiraz yazısında belirtilen 5143 sayılı Kanunun 3 ve 6 ncı maddelerinin şahsi silâhların müsaderesini engelleyen hükümler içermediği anlaşıldığından, Askeri Mahkemece; müsadere kararının yeni bir kararla kaldırılamayacak olması ve bu konuda hükümlü lehine bir durumun ortaya çıkmadığından bahisle, müsaderesine karar verilen zati tabancanın hükümlüye iadesine karar verilmesi talebinin reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik ve kanuna aykırılık bulunmadığından bu karara karşı Komutan tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Komutanın kabule değer görülmeyen, 1 inci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 07.11.2005 gün ve 2002/661 E. ve 2005/354 K.sayılı müsadere kararının kaldırılması konusundaki talebin reddine ilişkin duruşmasız işlere ait kararına karşı yaptığı itirazının 353 sayılı Kanunun 204 üncü maddesi gereğince REDDİNE;
Tebliğnameye uygun olarak, 08.02.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy