(1632 S. K. m. 47, 87, Ek m. 8) (765 S. K. m. 59) (353 S. K. m. 217)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık P. Çvş. Selim YİĞİT hakkındaki Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesinin 11.04.2005 tarih ve 2005/17-41 sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından yasal sürede temyizi üzerine, Başsavcılığın 23 Ocak 2006 tarih ve 2006/326 sayılı hükmün onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 87/1nci maddesinin 1 inci cümlesi ve TCK'nın 59/2nci maddesi uyarınca yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, yasal imkansızlık nedeniyle cezanın paraya çevrilip ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sanık hükmü süresinde özetle; 16.06.2003 tarihinde nöbetinin olmadığını ileri sürerek ve bu tarihe ait nöbet çizelgesini dilekçesine ek yapmak suretiyle temyiz etmiştir.
Tebliğnamede ise, yasaya uygun olan mahkumiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Gnkur.Özl.Kuv.Ds.Kt.Mhf.Bl.K.lığı emrinde araç muhafızı sevk çavuşluğu görevini yürüten sanık P.Çvş.Selim YİĞİTe 16.06.2003 tarihinde 18.00-20.00 saatleri arası koğuş nöbeti yazıldığı, 16.06.2003 tarihine ilişkin nöbet çizelgesinin Muhafız Bölük Komutanlığınca onaylandığı, uygulamada araç muhafızı sevk çavuşluğu yazıhanesi ile irtibat halinde bulunup personelin nöbet durumunu öğrenen sanığın 16.06.2003 tarihinde de nöbet listesini almak için bölük yazıhanesine gelerek, bölük yazıcısı Lv.Çvş.Barış BAKIRTAŞ ile görüştüğü, nöbet çizelgesinin bir örneğini teslim aldığı, bu aşamada Lv.Çvş.Barış BAKIRTAŞın sanığa nöbet çizelgesine göre kendisinin de 18.00-20.00 saatleri arasında koğuş nöbetçisi olduğunun hatırlatıldığı, sanığın bilgisine ulaşan nöbet çizelgesi ile malum ve muayyen hizmet emri niteliği kazanan, 18.00-20.00 saatleri arasındaki koğuş nöbetine (bir kısım muhafız personelin hastaneden geç dönmeleri nedeniyle göreve çıkacak araçlarda muhafız sıkıntısı çekildiğinden bahisle muhafız olarak göreve kendisinin gitmek durumunda kaldığı gerekçesi ile), hiç gitmediği, bu durumun yapılan kontrolde tespit edilerek tutanak tutulduğu, tanık Lv.Çvş.Barış BAKIRTAŞın (Dz.6, 82)deki yeminli anlatımlarından anlaşılmaktadır. Sanığın bu eyleminin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğuna yönelik değerlendirme yerinde bulunmuştur.
Sanık aşamalardaki sorgu ve savunmalarında (Dz.7, 61); olayın olduğu 16.06.2003 tarihinde muhafız çavuşu olarak görev yaptığını, nöbet listesinde isminin olmadığını, buna rağmen kendisine sözlü olarak nöbetinin olduğunun tebliğ edildiğini, ancak nöbeti unuttuğunu, daha sonra da olay günü Lv.Çvş.Necati FERECİK ile P.Çvş.Musa ARSLANın hastaneye gittiklerini ve geç kaldıklarını, göreve gelemedikleri için kendisinin araç muhafızı olarak göreve çıkmak zorunda kaldığını, bu nedenle kendisine tebliğ edilen nöbet yerine gidemediğini, suç kastı ile hareket etmediğini, aracı kullanacak kimse olmadığı için kendisinin kullanmak zorunda kaldığını, suçsuz olduğunu, beraetini talep ettiğini beyan etmiştir. Bu savunmalarının saikle ilgili olup suçun oluşumuna engel olacak nitelikte olmadıkları görülmektedir.
Bu nedenlerle; Askeri Mahkemece karar yerinde gösterilen haklı ve inandırıcı gerekçelerle yazılı olduğu şekilde sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri hafifletici neden göz önünde bulundurularak cezasından gerekli indirim yapılmak suretiyle, neticeten yirmi beş gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesinde, ASCK'nın 47/A maddesi gereğince cezanın ertelenmesinin, 1632 sayılı ASCK'nın 5329 sayılı Kanunla değişik Ek-8nci maddesi gereğince kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlara çevrilmesinin mümkün olmaması nedeniyle kurulan hükümde; usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama açısından yasaya aykırı bir durum bulunmadığı görülmüştür.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden yasaya uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA;
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, 01.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy