(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 32, 62) (353 S. K. m. 221)
İzin Tecavüzü ve iki ayrı firar suçlarından sanık J.Er Fırat ERGENLİOĞLU hakkında 2 nci Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 03.10.2005 gün ve 2005/568-463 esas ve karar sayılı mahkumiyet hükümlerinin, sanık tarafından süresinde sebep belirtilmeksizin temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 24.01.2006 gün ve 2006/353 sayılı onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gelen dava dosyası incelendi. Gereği düşünüldü:
Askeri Mahkemece; sanığın,
1. 13.07.2004-19.09.2004 tarihleri arasında temadi eden ve kendiliğinden dönmekle son bulan izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 66/1-b ve TCKnın 62/1 inci maddeleri uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. 29.09.2004-10.02.2005 tarihleri arasında temadi eden kendiliğinden dönmekle son bulan firar suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 66/1-a ve TCKnın 62/1 inci maddeleri uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3. 22.03.2005-21.07.2005 tarihleri arasında temadi eden kendiliğinden dönmekle son bulan firar suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 66/1-a ve TCKnın 62/1 inci maddeleri uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, yolda, gözetimde ve tutuklukta geçen sürelerin mahsubuna karar verilmiştir.
Hükümler sanık tarafından süresinde sebepsiz olarak temyiz edilmiş(164), tebliğnamede hükümlerin ayrı ayrı onanmasına karar verilmesi görüş ve düşüncesi bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; sanığın Silopi İlçe J.Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaparken 02.07.2004 tarihinde 10 gün kanuni izne gönderildiği (118), daha önceki izninde yol süresi tanındığı için izin süresi 12.07.2004 günü sonunda biten sanığın birliğine dönmediği, bir süre izin tecavüzünde bulunduktan sonra 19.09.2004 tarihinde kendiliğinden birliğine katıldığı, on gün kadar birliğinde kalan sanığın 29.09.2004 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle Şırnak Asker Hastanesine sevkedildiği, buradan aynı gün işlemlerini tamamlamadan firar ettiği (64), 10.02.2005 tarihinde kendiliğinden dönerek birliğine katıldığı (63), yine birliğinde bir süre askerlik hizmetini yapan sanığın 22.03.2005 günü çıktığı çarşı izninden dönmeyerek firar ettiği (2), bir süre sonra 21.07.2005 tarihinde Ankara/Altındağ Hüseyin Gazi Polis Karakoluna kendiliğinden teslim olduğu (20), nezarete alınan sanığın 01.08.2005 tarihinde birliğine teslim edildiği (12), birliğince de mevcutlu olarak sevkedildiği Askeri Mahkemece 11.08.2005 tarihinde tutuklandığı (32), böylece sanığın belirtilen tarihler arasında izin tecavüzü ve iki ayrı firar suçlarını işlediği maddi vakıa olarak anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece sanığa isnat edilen suçların sübutunun kabulünde, suç vasıflarının tayininde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de;
Sanık hakkında her bir suçtan ayrı ayrı iddianame ile kamu davası açıldığı (34, 74, 127), her üç suç için de tensiple sanığın sabıka kayıtlarının istendiği, en son işlediği firar suçundan tutuklanan sanığın 05.09.2005 tarihinde yapılan duruşmalarında her bir suçtan ayrı ayrı duruşmasının ve sorgusunun yapıldığı (45, 101, 151), iki ayrı firar suçundan aynı gün fakat ayrı oturumlarda psikiyatri uzmanı bilirkişi dinlendiği (44, 99), sanığın 22.03.2005-21.07.2005 tarihleri arsındaki firar suçundan dinlenen bilirkişinin; sanığın tensiple istenen ancak gelmeyen sabıka kaydını görmeden mütalaa bildirdiği, sanığın 29.09.2004-10.02.2005 tarihleri arasında işlediği firar suçundan dinlenen bilirkişinin sadece o dosyadaki belgeleri gördüğü, sanığın işlediği izin tecavüzü suçu ile ilgili olarak ise hiç bilirkişi görüşü alınmadığı, her üç dosyadan istenen sabıka kayıtlarının birbirinden farklı suçları içermesine rağmen bu sabıka kayıtlarının değerlendirilmediği, sabıka kayıtlarında belirtilen hüküm ve infaz evrakının getirtilmediği ve hangi sabıka kaydının doğru olduğunun araştırılmadığı (55, 92, 136) görülmüştür.
Bu nedenle, sanığın cezai ehliyetinin tesbiti amacıyla firar suçlarından aynı gün ayrı ayrı oturumlarda dinlenilen bilirkişinin, eksik bilgi ve belgeyle, sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu, adli müşahedesine gerek olmadığı, müsnet suçtan 5237 sayılı TCKnın 32 nci maddesinden faydalanmasının uygun olmadığına dair yazılı mütalaasına dayanılarak ve 03.10.2005 tarihinde yapılan duruşmada dava dosyalarının birleştirilmesine karar verilerek sanık hakkında her üç suçtan mahkumiyet hükmü kurulması isabetli görülmediğinden mahkumiyet hükümlerinin noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, yasaya aykırı görülen mahkumiyet hükümlerinin, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, noksan soruşturma yönünden ayrı ayrı BOZULMASINA;
Tebliğnameye aykırı olarak 01.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy