(1632 S. K. m. 66) (765 S. K. m. 59) (353 S. K. m. 220)
Firar suçundan sanık P.Er Ali Abbas ÖNGEL hakkında Dağ Komd. Ok. ve Eğt.Mrkz. Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 27.09.2005 gün ve 2005/744-355 esas ve karar sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 24.01.2006 gün ve 2006/363 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün onanması görüşü ile Dairemize gönderilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 13.12.2004-02.03.2005 tarihleri arasında kendiliğinden dönmekle sona eren firar suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 66/1-a ve TCK'nın 59 uncu maddeleri gereğince on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm sanık tarafından özetle; firar tarihinde psikolojik travma geçirdiği ne yaptığını bilmediği, psikiyatri uzmanının kendisi ile ilgilenmediği, yasal savunma süresinin kendisine tam olarak söylenmemesi nedeniyle savunma hakkını yeterince kullanamadığı sebepleri ileri sürülerek temyiz edilmiş, tebliğnamede hükmün onanması yönünde görüş ve düşünce bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; sanığın askerlik hizmetini yaptığı birliğinden 13.12.2004 tarihinde firar kastıyla hareket edip izinsiz olarak uzaklaştığı, bir süre sonra 02.03.2005 tarihinde kendiliğinden gelerek birliğine katıldığı anlaşılmakla, belirtilen tarihler arasında hiçbir özre yer vermeyen firar suçunu işlediğini kabul eden Askeri Mahkemenin, elverişli kanıtlar ve yeterli gerekçe ile alt sınırdan ceza uygulaması yaparak ve takdiri indirim hükmünü de uygulayarak yazılı olduğu şekilde kurduğu mahkumiyet hükmünde, usul ve esas itibarıyla herhangi bir aykırılık görülmemiştir.
İstinabe suretiyle sorgusu tespit edilen sanığın KTBK Askeri Mahkemesinde 09.05.2005 tarihinde yapılan duruşmasında açıkça yasal süreden feragat ettiğini beyan etmesi üzerine, bu beyanı tutanağa geçirildikten sonra savunmasının alındığı, duruşma tutanağının sahteliği ileri sürülmediği gibi sanığın da iddianame uyarınca ayrıntılı savunmasını yaptığı, keza aynı celsede dinlenen bilirkişinin sanığı muayene etmesinden sonra usulüne uygun olarak mütalâa beyan ettiği, bilirkişinin beyanına karşı da sanığa söz verilip diyeceklerinin tespit edildiği anlaşılmakla, sanığın temyiz sebepleri kabule değer görülmemiştir.
Ancak, cezadan takdiri indirim yapılırken 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi yerine, karar tarihinde yürürlükten kalkmış bulunan 765 sayılı TCK'nın 59 uncu maddesinin uygulanması yasaya aykırı ise de; 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi kapsamındaki bu yasaya aykırılık nedeniyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Yasanın 217/2 nci maddesi gereğince REDDİNE;
Sanığın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi gereğince uygulama yönünden yasaya aykırı görülen mahkumiyet hükmünün BOZULMASINA; bozma nedeni yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi gereğince, hükmün cezadan takdiri indirim yapılmasına ilişkin kısmının,
Sanık hakkında hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın NETİCETEN ON AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 08.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy