(1632 S. K. m. 47, 63) (765 S. K. m. 2, 30, 59, Ek m. 2, Ek m. 6) (647 S. K. m. 4, 5) (5237 S. K. m. 7, 50, 52, 62) (5252 S. K. m. 5, 9) (5083 S. K. m. 2) (213 S. K. Mük. m. 298) (5275 S. K. m. 106, Geç. m. 1) (353 S. K. m. 204)
Hükümlü Yd.Sb.Aday Adayı Lütfü ALACAOĞLU hakkındaki 2nci Kor. K.lığı Askeri Mahkemesinin 31.10.2005 tarih ve 2005/1112 Müt. sayılı duruşmasız işlere dair kararına hükümlü tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 24.01.2006 tarih ve 2006/368 sayılı ve itirazın reddi istemini içeren tebliğnamesine bağlı olarak gönderilen evrak üzerinden yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
2nci Kor. K.lığı Askeri Mahkemesinin 31.12.2003 tarih ve 2003/1675-1173 esas ve karar sayılı hükmü ile Yd.Sb.Aday Adayı Lütfü ALACAOĞLUnun 22.03.2002-13.08.2003 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi, TCKnın 59/2nci ve 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca 1.155.700.000.TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi uyarınca aylık 24 eşit taksit halinde tahsiline ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline, ağır para cezasının ASCKnın 47/A maddesi uyarınca yasal imkansızlık nedeniyle ertelenmesine yer olmadığına karar verilip bu hükmün taraflarca temyiz edilmeyerek 03.05.2004 tarihinde kesinleştiği,
Cezanın infazı aşamasında Askeri Savcılığın talep yazısı üzerine, 2nci Kor. K.lığı Askeri Mahkemesinin 31.10.2005 tarih ve 2005/1112 Müt. sayılı duruşmasız işlere dair kararı ile 5335 sayılı Kanunun 22nci maddesiyle 5083 sayılı Kanunun 2nci maddesine eklenen fıkra gereğince para cezası tayin edilirken 1 YTLnin altında kalan tutarlar dikkate alınmayacağından bu kuralın hükümlü lehine olduğu, keza 5252 sayılı Kanunun 5inci maddesiyle ağır para cezalarının adli para cezasına dönüştürüldüğü belirtilerek kesin hükmün hüküm fıkrası yeniden yazılmak suretiyle hükümlünün ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi, 5237 sayılı TCKnın 62nci ve 5237 sayılı TCKnın 50/1-a, 52/3 ve 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca beher gün 9.YTLden hesaplanarak 900.YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 5237 sayılı TCKnın 52/4üncü maddesi uyarınca aylık eşit 24 eşit taksit halinde tahsiline ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine, ağır para cezasının ASCKnın 47/A maddesi uyarınca yasal imkansızlık nedeniyle ertelenmesine yer olmadığına karar verildiği,
Hükümlünün bu karara karşı kararın hukuka uygun olmadığını, 5237 sayılı TCKnın lehine olan hükümlerinin dikkate alınmadığını, tebligatların usulüne uygun yapılmadığını, hükmün esastan bozulması gerektiğini açıklayıp hükmü temyiz ettiğini belirterek itirazda bulunduğu, tebliğnamede, hapis cezasının beher gün karşılığı 9. YTL üzerinden paraya çevrilmesinin isabetli olduğu, başkaca hükümlü hakkında uygulanacak lehe bir değişiklik bulunmadığı belirtilerek itirazın reddi yönünde görüş bildirildiği, anlaşılmaktadır.
Hükümlünün dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz denetimi kapsamında kalan hususların ortada kesin hükmün varlığı karşısında incelenemeyeceği nazara alınarak, talebi inceleme konusu duruşmasız işlere dair karara itiraz olarak kabul edilmek suretiyle yapılan incelemede;
Gerek 01.06.2005 tarihine kadar yürürlükte olan 765 sayılı TCKnın 2/2 ve gerekse 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Kanunun 9 ve 5237 sayılı TCKnın 7/2nci maddelerinde, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı hükmüne yer verilmiş olup, lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenecektir.
İnceleme konusu kesinleşmiş hükümle, hükümlünün sabit sayılan bakaya eylemi nedeniyle ASCKnın 63/1-A maddesi uyarınca temel ceza olarak hapis cezası verilmiş olup bu madde halen yürürlükte olduğundan ve 5237 sayılı TCKnın hükümleri anılan maddede bir değişiklik yapmadığından lehe kanun kuralının uygulanmasını gerektiren bir durum söz konusu değildir. Yine hükümlü hakkında 765 sayılı TCKnın 59/2nci maddesi uyarınca 1/6 oranında uygulanan takdiri indirimin, 31.03.2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı TCKnın 62inci maddesinde de indirim için aynı şekilde 1/6 oranının benimsenmesi karşısında, hükmün değiştirilmesini gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Diğer taraftan, ASCKnın 47/A ve Ek-8inci maddelerine göre cezanın ertelenmesi de yasal olarak mümkün değildir.
Öte yandan, hükümlü hakkında uygulanan ve 01.06.2005 tarihinde yürürlükten kalkan 647 sayılı Kanunun 4üncü maddesinin, 5237 sayılı TCKnın kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlarla ilgili düzenlemesine göre daha lehe sonuç doğurduğunda kuşku bulunmamakla birlikte, 27.04.2005 tarihli ve 25798 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2nci maddesinde değişiklik yapan 5335 sayılı Kanunun 22nci maddesinde, İlgili kanunları gereğince uygulanacak adli ve idari para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde, Bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz. hükmüne yer verilmesi nedeniyle, sözü edilen bu yasal değişiklik, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 30uncu maddesinde yazılı para cezalarında bin liranın küsuru hesaba katılmaz. kuralını zımnen ilga etmiştir. Dolayısıyla, bin liranın küsuru hesaba katılmaz kuralı, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarlar hesaba katılmaz haline dönüşmüştür. Buna göre, 647 sayılı Kanunun 4421 sayılı Kanun ile değişik 4/1inci maddesinde, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar için cürümlerde beher günün 2-3 Milyon TL. ağır para cezasına çevrilmesinin ve müteakiben bu rakamların her yıl saptanan yeniden değerleme oranında artırılmasının öngörülmüş olduğu nazara alındığında, bu oranlar dikkate alınarak ve her hesaplama aşamasında bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarlar dikkate alınmadan yapılan hesaba göre, cürümlere ilişkin kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların para cezasına dönüştürülmesinde, 2003 yılı için beher gün karşılığı 9-14 YTL adli para cezası uygulanması gerekmekte ve bu durum inceleme konusu kesin hükümde tayin olunan cezası beher günü 11.557.000.TL.den ağır para cezasına çevrilen hükümlü lehine sonuç doğurmaktadır.
Bu nedenle, Mahkemece, takdire bağlı olarak değişim gösterecek bir niteliği bulunmayan bu lehe değişiklikten dolayı duruşma açılmaksızın 5335 sayılı Kanun hükümleri nazara alınarak 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca, bakaya suçundan dolayı tayin olunan 3 ay 10 gün süreli hapis cezasının beher günü 9 YTLden para cezasına çevrilmesi suretiyle infaz edilecek cezanın 900.YTL. olarak gösterilmesi ve 5252 sayılı Kanunun 5inci maddesiyle Kanunlarda öngörülen ağır para cezaları adli para cezasına dönüştürüldüğünden sonuç para cezasının adli para cezası olarak belirlenmesi isabetli olup hükümlünün itiraz nedenlerinde haklılık bulunmamaktadır.
Ancak, Mahkemece, takdiri indirim yönünden indirim oranında bir değişiklik olmadığı için hükmün değiştirilmesini gerektiren bir durum olmamasına karşın yeniden düzenlenen kısa kararda 5237 sayılı TCKnın 62nci maddesiyle indirime gidildiğinin belirtilmesi hatalı olduğu gibi, 647 sayılı Kanunun 5inci maddesine göre hükümlü yönünden daha aleyhe sonuç doğuracak olan 5237 sayılı TCKnın 52/4üncü maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine dair karar tesisinde de isabet bulunmamaktadır. Bilindiği gibi, 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi 3üncü fıkrasında Mahkeme gerekli gördüğü takdirde, hükmedeceği para cezasının tayin edeceği sürelerde ve belirli taksitlerle ödenmesine de karar verebilir. Ancak taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsili gerektiğini de kararda gösterir. hükmüne yer verilmiş, anılan maddenin 7nci fıkrasında Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içerisinde para cezasını ödemezse, Cumhuriyet Savcısının kararıyla bir gün üç milyon lira sayılmak üzere hapsedilir. şeklinde düzenleme yapılmıştır. Kanunlardaki para cezalarının, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağına ilişkin olan 765 sayılı TCKnın Ek-2nci maddesi ve bu madde hükmünün 647 sayılı Kanunun 5inci maddesindeki miktarlar için de uygulanacağına dair olan Ek-6ncı maddesi uyarınca, 647 sayılı Kanunun 5inci madde 7nci fıkrasında bir gün karşılığı olarak belirlenen 3.000.000.TL tutarının, 2005 yılı itibarıyla 18.YTL olarak belirlenmesi gerekirken, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1inci maddesinde, para cezasının ödenmemesi halinde 1 gün 100.YTL olarak hesaplanacağı öngörülmüştür. Oysa, 5237 sayılı TCKnın 52/4üncü maddesinde öngörülen ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesinin yöntemi 5275 sayılı Kanunun 106/3üncü maddesinde belirtilmiş olup, bu maddeye göre ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezası ödenmezse hükümlü Cumhuriyet savcısının kararıyla ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedilecektir. Diğer bir deyişle inceleme konusu 900.YTL adli para cezasının infazı sırasında örneğin tamamının ödenmemesi durumunda, 647 sayılı Kanunun 5 ve 5275 sayılı Kanunun Geçici 1inci maddesi uyarınca bir gün 100.YTL hesabıyla hükümlü 9 gün hapsedilecek; buna karşın 5237 sayılı TCKnın 52/4 ve 5275 sayılı Kanunun 106/3üncü maddelerine göre hapis süresi 100 gün olacaktır.
Görüldüğü gibi, Mahkemenin ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesinin 5237 sayılı TCKnın 52/4üncü maddesine göre yapılmasına dair kararında hükümlü aleyhine olması nedeniyle isabet bulunmadığından itirazın kabulüne ve 353 sayılı Kanunun itiraz yerinde görülürse bunu inceleyen merci, aynı zamanda itiraz konusu olan mesele hakkında da kararını verir. şeklindeki 204üncü maddesi hükmü uyarınca infazı yapılacak cezanın aşağıda belirtilen şekilde belirlenmesine karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hükümlünün itirazına atfen 2nci Kor. K.lığı Askeri Mahkemesinin 31.10.2005 tarih ve 2005/1112 Müt. sayılı duruşmasız işlere dair kararının KALDIRILMASINA,
2nci Kor.K.lığı Askeri Mahkemesinin 31.12.2003 tarih ve 2003/1675-1173 esas ve karar sayılı kesinleşmiş hükmünde bakaya suçu için ASCKnın 63/1-A ve 765 sayılı TCKnın 59/2nci maddeleri uyarınca belirlenen 3 ay 10 gün hapis cezasının karşılığı olarak tesis olunmuş 1.155.700.000.TL. ağır para cezasının, 5335 sayılı Kanunun 22nci ve 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca hapis cezasının beher günü 9.YTLden hesaplanmak suretiyle ve 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi gereğince aylık eşit 24 eşit taksit halinde ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamı tahsil edilecek şekilde ve para cezasının ödenmemesi halinde 647 sayılı Kanunun 5 ve 5275 sayılı Kanunun Geçici 1inci maddesi uyarınca 1 gün 100.YTL olarak hesaplanıp hapse çevrilmek suretiyle 900.YTL adli para cezası olarak İNFAZINA,
Tebliğnameye aykırı olarak, 08.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy