(1632 S. K. m. 63) (647 S. K. m. 4)
Bakaya suçundan sanık Yd.Sb.Aday Adayı (Yedeksubay Öğretmen) Arif Mahmut HAMATOĞLU hakkındaki 5 inci P.Eğitim Tugay K.lığı Askeri Mahkemesinin 17.08.2005 tarih ve 2005/718-511 sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından yasal sürede temyizi üzerine, Başsavcılığın 26 Ocak 2006 tarih ve 2006/386 sayılı hükmün onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Verilen ilk mahkumiyet hükmünün yapılan temyiz incelemesi sonucu Askeri Yargıtay 1 inci Dairesinin 18.11.2004 gün ve 2004/1197-1193 sayılı ilâmı ile noksan soruşturma yönünden bozulmasından sonra; uyma kararı veren Askeri Mahkemece, sanığın; 01.12.2002 - 27.06.2003 tarihleri arasında kendiliğinden başvurmakla sona eren bakaya suçunu işlediği sabit kabul edilerek, ASCK'nın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi, TCK'nın 62 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri uyarınca 900 YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, verilen adli para cezasının 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca aylık, 10 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birisinin ödenmemesi halinde geriye kalan kısmının tamamen tahsiline, ödenmeyen para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmiştir.
Bu hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından özetle; Kasım 2002 celbinde bir defaya mahsus tecil hakkı doğduğu; ancak müracaatı postadan kaynaklanan bir nedenle geç gittiğinden hakkında işlem yapılamadığı, Mart 2003 celbine sağlık mazereti nedeniyle katılamadığı, müşahedesinin gereği gibi yapılmadığı, suç kastı ile hareket etmediği öne sürülerek temyiz edilmiştir.
Sanığın temyiz dilekçesine ait zarfın sehven imha edilmesi nedeniyle, temyiz istemi süresi içerisinde kabul edilmiştir (Dz.116).
Tebliğnamede ise, yasaya uygun olan mahkumiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Dosya kapsamından;
2001/9 uncu grup yedek subay aday adayı olarak askerliğine karar alınan sanığın, grubu itibariyle sevke tabi tutulduğu Kasım 2002 celbinde; en geç, 30.11.2002 tarihine kadar sevkini gerçekleştirmesi gerekirken celbe icabet etmediği, kendiliğinden Diyarbakır Askerlik Şube Başkanlığına müracaat ettiği 27.06.2003 tarihine dek bakaya suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Sanığın müşahedesi sonucu tanzim edilen Diyarbakır Askeri Hastanesi Sağlık Kurulunun 08.07.2005 gün ve 2005/81 nolu raporu ile suç tarihlerinde ve halen ortopedik ve psikiyatrik açıdan askerliğe elverişli olduğu saptanmıştır.
Stajyer öğretmenlik statüsü 14.10.2001 tarihinde sona eren sanık hakkında düzenlenen Ek-A belgesinin (Dz.14) sevk tehir imkanı sağlaması mümkün olmadığı gibi, sanığın askerliğe elverişli olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporuna itibar edilmesi de isabetlidir.
Toplanan delillere göre;
Sanığın celbe yasal mazeretleri nedeniyle icabet etmediğine; sağlık durumunun suç tarihlerinde askerlik yapması için elverişli olmadığına, ailevi nedenlerle suçu işlediğine, müşahedesinin layıkı ile gerçekleştirilmediğine ve suç kastı bulunmadığına yönelen temyiz itirazlarında haklılık görülmemiştir.
Sanığın işlemiş olduğu suçtan haklı ve inandırıcı gerekçelerle Yasanın öngördüğü cezanın alt sınırının esas alınarak cezalandırılması, gerekli takdiri indirimin yapılması, verilen cezanın paraya çevrilmesi suretiyle kurulan hükümde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden Yasaya aykırı bir durum mevcut değildir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Yasanın 217/2 nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden yasaya uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA;
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, 08.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy