(1632 S. K. m. 87, 144) (765 S. K. m. 2, 59, 230) (647 S. K. m. 4, 6) (353 S. K. m. 16, 221) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (AYDK 09.05.2002 T. 2002/40 E. 2002/39 K.)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık Ter. P.Er Metin KAPLANCI ve Memuriyet görevini ihmal etmek suçundan sanık Ter. P.Er Burhanettin AKBULUT haklarında 3 üncü Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 22.09.2004 gün ve 2004/152-232 esas ve karar sayılı mahkumiyete ilişkin hükümlerin, sanık Metin KAPLANCI ve sanık Burhanettin AKBULUT müdafii tarafından süresinde ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 26.01.2006 gün ve 2006/418 sayılı tebliğnamesi ekinde sanık Metin KAPLANCI ile ilgili hükmün onanması, sanık Burhanettin AKBULUT ile ilgili hükmün uygulamadan bozulması görüşü ile Dairemize gönderilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanıklardan,
1. Ter. P.Er Metin KAPLANCInın 21.11.2003 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 87/1 (birinci cümlesi) ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri uyarınca yirmibeş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına;
2. Ter. P.Er Burhanettin AKBULUTun da 21.11.2003 tarihinde memuriyet görevini ihmal suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 144 üncü maddesi delâletiyle TCK'nın 230/2, 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 ve 6 ncı maddeleri gereğince ertelemeli 1.733.550.000. TL. ağır para cezası ve iki ay onbeş gün memuriyetten yoksun kalma cezası ile cezalandırılmasına, 5.672.951.358.-TL. tutarındaki hazine zararının 5 milyar TL.sının tenkis edilerek geriye kalan 672.951.358.TL.sinin 353 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi gereğince sanıktan tazmin ve tahsiline, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince 306.300.000. TL. tutarındaki nispi harcın sanıktan tahsiline;
Karar verilmiştir.
Bu hükümler, sanık Metin KAPLANCI tarafından özetle; maksadının koridorda sigara içmek olmayıp lavaboya gitmek olduğu (Dz.108);
Sanık Burhanettin AKBULUT müdafii tarafından özetle; memuriyet görevini ihmal suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, şüphenin sanık lehine yorumlanarak beraat kararı verilmesi gerektiği, TCK'nın 230/2 nci maddesinin uygulanamayacağını, sanığın eylemi ile meydana gelen hazine zararı arasında doğrudan bir illiyet bağı kurulayamayacağı sebepleriyle (Dz.103-105), temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; sanık Metin KAPLANCI hakkındaki emre itaatsizlikte ısrar suçundan verilen mahkumiyet hükmünün onanması, sanık Burhanettin AKBULUT hakkındaki memuriyet görevini ihmal etmek suçundan verilen mahkumiyet hükmünün lehe kanun hükümlerinin uygulanmasına imkân sağlanmasına ilişkin değerlendirme yapılması için uygulama yönünden bozulması görüş ve düşüncesi bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; sanıkların Erzincan 3 üncü Ordu Karargâh Grup Karargâh Bölük Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaptıkları sırada, sanık Burhanettinin Birlik komutanlığınca P.Er Özgür KARAHANCI ile birlikte hergün 06.30-18.30 saatleri arasında koğuş sorumlusu olarak görevlendirildikleri; görevlerinin koğuşlar bölgesinde bulunarak temizlik, bakım ve eşyaların korunması ve gündüz koğuşlar bölgesinin emniyetini sağlamak olduğu, yazılı bir talimat olmamasına rağmen koğuş sorumlusu olarak görevlerinin şifahi olarak belirtildiğinin gerek sanık Burhanettinin gerekse tanık Bl.Astsb.Ali Ekber ÖZBEYin ifadelerinden anlaşıldığı, sanık Burhanettinin P.Er Özgür KARAHANCI ile birlikte görev yaparken ikisinden birisinin mutlaka koğuşlar bölgesinde bulunduğu, ikisinin birlikte koğuşlar bölgesinden ayrılmadığı,
20.11.2003 günü saat 16.00 sıralarında birlik komutanlığınca görevlendirilen koğuş sorumlularından P.Er Özgür KARAHANCInın oruç tutması nedeniyle yemeğe gitmek için koğuşlar bölgesinden ayrılması üzerine sanık Burhanettinin görev bölgesinde yalnız kaldığı, aynı saatlerde koğuşlar bölgesinde istirahatli olan birkaç askerin bulunduğu, P.Er Özgür KARAHANCInın yemek için ayrılmasından sonra, sanık Burhanettinin de 8 numaralı koğuşa gidip kapıyı da kapatarak yattığı, bu sırada koğuşlar bölgesine girip çıkanlar olduğu, bir eri aramak için koğuşlar bölgesine gelen Ömer ÇALUK ve Ahmet ALTINTAŞ isimli erlerin, istirahatli erlerden sanık Metin KAPLANCIyı koridorda dolabının başında ağzında sigara ile gördükleri,
Aradan birkaç dakika geçtikten sonra koğuşlar bölgesindeki 6 numaralı koğuştan dumanlar çıktığının fark edilmesi üzerine yangın ihbarı verildiği, yangının söndürülmesi üzerine yangın olayı ile ilgili olarak soruşturma yapan Askeri Savcının, olay anında koğuşlar bölgesinde bulunan tanıkları dinlerken; sanık Metin KAPLANCInın koridorda sigara içtiğini tespit etmesi, sanık Burhanettinin de yangın sırasında görev yerini terk edip 8 numaralı koğuşta yattığını tespit etmesi üzerine yangın olayı ile ilgili soruşturma dosyasından ayırma kararı vererek, sanık Metinin emre itaatsizlikte ısrar, sanık Burhanettinin de memuriyet görevini ihmal etmek suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açtığı, Askeri Mahkemece de sanıkların suçlarının sabit kabul edilerek yazılı olduğu şekilde mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
1.Sanık Metin KAPLANCI yönünden yapılan incelemede:
Maddi olayın yukarıda belirtildiği şekilde meydana geldiğinde herhangi bir kuşku bulunmamaktadır. Koğuşta sigara içilmesinin yasak olduğuna ilişkin hizmet emrinin 05.11.2002 tarihinde sanık Metine tebliğ edilmesine rağmen sanığın 21.11.2003 günü saat 16.00 sıralarında koğuşta sigara içtiğinin tespit edildiği, bu nedenle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyet hükmü tesis edilmiş ise de;
Sanığa tebliğ edilen Dz.16 da kayıtlı Tek Er İçin Emniyet ve Kaza Önleme Talimatının 24 üncü maddesi Koğuşta sigara içmeyeceğim şeklinde düzenlenmiştir. Yine sanığa tebliğ edilen Dz.21 de kayıtlı 3 üncü Ordu Karargâh Grup Karargâh Bölük Komutanlığı Yangından Korunma ve Yangın Devamlı Talimatının 14 üncü maddesi de Garaj, kademe akaryakıt depo ve tevzi yerleri, çatı araları, bölük malzemeliklerinde yiyecek, giyecek ve buna benzer ateş alabilecek maddelerin bulunduğu yerlerde sigara içilmez... şeklinde düzenlenmiştir. Her iki emrin de hizmete müteallik emir olduğunda ve sanığa tebliğ edildiğinde kuşku bulunmamaktadır.
Emre itaatsizlikte ısrar suçunun maddi unsuru yanında manevi unsurunun da gerçekleşmesi gerekmektedir.
Sanık, Dz.6 da kayıtlı yangın olayı nedeniyle tanık sıfatıyla alınan yeminli ifadesinde olay günü istirahatli olduğunu, saat 15.40 civarında uyandığını, koğuşlarda sigara içmenin yasak olması nedeniyle, koridorda bulunan dolabından sigarayı alarak tuvalete gittiğini, tuvalette sigara içtiğini beyan etmiş, Dz.23 de kayıtlı Askeri Savcı tarafından sanık sıfatıyla alınan ifadesinde de, sigarayı koridorda yakıp tuvalete gittiğini, sigarayı tuvalette içtiğini, koğuşta içmediğini, tuvalette sigara içilmesine izin verildiğini, istinabe suretiyle tespit edilen Dz.66 da kayıtlı sorgusunda da tuvalette sigara içtiğini ifade etmiştir.
Mahkumiyet hükmüne esas alınan tanık Ömer ÇALUK; Dz.7de kayıtlı hazırlık ifadesinde; koridorda ismini sonradan öğrendiği sanık Metini gördüğünü belirtmesine rağmen sigara içip içmediği konusunda herhangi bir beyanda bulunmamış, Dz.8de kayıtlı yüzleştirme tutanağında koridorda dolapların önünde ağzında sigara ile gördüğü kişinin sanık olduğunu, Dz.72 de kayıtlı istinabe suretiyle tespit edilen mahkeme huzurundaki yeminli ifadesinde ise; olay esnasında koğuş sorumlusunun olmadığını, sadece ismini bilmediği bir kişinin sigara içtiğini beyan etmiştir.
Tanık Ahmet ALTINTAŞda Dz.8 de kayıtlı hazırlık ifadesinde koridorda dolapların yanında ismini sonradan öğrendiği Metini gördüğünü, ağzında sigara olduğunu, dolabına baktığını beyan etmiş, Dz.62 de kayıtlı talimatla tespit edilen ifadesinde Özgür KARAHANCInın ikazıyla koğuşları terk ederken P.Er Metin KAPLANCInın 6 ve 7 nci koğuşlar arasındaki holde sigara içtiğini gördüğünü beyan etmiştir.
Görüldüğü üzere her iki tanıkta sanığı koridorda ağzında sigara ile gördüklerini beyan etmektedirler. Her iki tanık ifadesi de sanığın savunmalarını destekler mahiyettedir. Sanık istirahatli olması nedeniyle koğuşta bulunduğunu, kalkınca dolabından sigarayı alıp yakarak tuvalete gittiğini ve sigarayı tuvalette içtiğini beyan etmektedir. Sanığın bu savunmasının aksine bir delil olmadığı gibi, Askeri Mahkemenin kabul ettiği şekilde sanığın kendisine tebliğ edilen emirler hilafına koğuşta sigara içtiğine dair herhangi bir delilde bulunmamaktadır.
Sanığın beyan ettiği şekilde tuvalette sigara içmesi As. Yarg. Drl. Krl. nun 9.5.2002 gün ve 2002/40-39 esas ve karar sayılı ilamında da ayrıntılı olarak belirtildiği şekilde emre itaatsizlikte ısrar suçuna vücut vermeyecektir.
Suç dosyasında sanığın savunmalarının aksini gösterecek şekilde bilerek ve isteyerek koğuşta sigara içtiğini gösteren açık ve kesin bir delilde bulunmadığı gözetilerek, müsnet suçtan beraat hükmü verilmesi gerekirken delillerin ve suç kastının takdirinde hata nedeniyle mahkumiyet hükmü tesisi kanuna aykırı görüldüğünden hükmün esastan bozulmasına karar verilmiştir.
1.Sanık Burhanettin AKBULUT yönünden yapılan incelemede:
Askeri Mahkemece; Sanık Burhanettinin koğuş sorumlusu olarak, görevinin başında bulunması, bu bölgenin temizlik, bakım ve emniyetini sağlaması, ilgisiz personelin koğuşlar bölgesine girmesini engellemesi, koğuşlar bölgesinde sigara içilmemesini sağlaması gerekirken, sorumluluk bölgesini izinsiz olarak terk edip 8 numaralı koğuşa giderek uyumak suretiyle; görevini savsakladığı, bu nedenle sanığın memuriyet görevini ihmal etmek suçunu işlediği kabul edilerek yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Öncelikle koğuş sorumlusu olarak tefrik edilen sanığın görev ve sorumluluklarının ne olduğu konusunda suç dosyasında herhangi bir yazılı delilin bulunmadığı, sanığın görev ve sorumluluğunun tanık Bl.Asb.Ali Ekber ÖZBEYin ifadeleri ile sanığın kendi beyanlarına dayandırıldığı, Dz.55de kayıtlı sorgusunda daha önce görevi ile ilgili herhangi bir talimat imzalatılmadığını, yangın olayından sonra gece imzalatıldığını belirten sanığa tebliğ edilen ve hükme esas alınan Dz.19da kayıtlı talimatın da esasen Koğuş Nöbetçi Talimatı olduğu, Dz.2de kayıtlı nöbet çizelgesine göre sanığın olay saatinde koğuş nöbetçisi olduğu görülmekte ise de, bu çizelgenin de ciddiye alınmadığı gerek tanık Asb.Ali Ekberin beyanından gerekse nöbet çizelgesinde saat 12.30-.14.30 saatleri arasında sanığa iki ayrı yerde nöbet yazılmasından anlaşılmaktadır. Bu nedenle hükmün noksan soruşturma ile kurulduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, sanığın bu eyleminin karar tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 230 uncu maddesinde yazılı memuriyet görevini ihmal etmek suçunu oluşturduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu görülmektedir. Hüküm tarihi itibarıyla bu değerlendirmede herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, 765 sayılı TCK. 01.06.2005 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış, yerine 5237 sayılı TCK. yürürlüğe konmuştur. 5237 sayılı TCK ile Ceza Hukukunun temel ilke, esas ve müesseseleri yanında suçların tanım ve unsurlarıyla cezalarda önemli değişiklikler yapılmıştır. Gerek mülga 765 sayılı TCK'nın 2/2 nci maddesinde, gerekse 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesinde, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan Kanunun uygulanacağı hükmü bulunmaktadır. Bu nedenle öncelikle sanık Burhanettinin sübuta erdiği kabul edilen eyleminin 5237 sayılı TCK'nın tanımlayıp cezalandırdığı hangi suç tipine uygunluk arzettiğinin değerlendirilip belirlenmesi, bilâhare de sanığın eylemine uygunluğu tespit edilen yeni ceza hükmünün mahkumiyete esas alınan önceki ceza hükmüne göre sanığın lehine olup olmadığının tespiti gerekmektedir.
Bu nedenle, mülga 765 sayılı TCK'nın 230 uncu maddesi hükmüne göre mahkumiyetine karar verilen sanığın, yürürlüğe konulan 5237 sayılı yeni TCK. karşısındaki durumunun Askeri Mahkemece değerlendirilip lehe olan kanun hükümlerinin tatbikine imkân sağlanması bakımından mahkumiyet hükmünün 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca uygulama yönünden de bozulmasına karar verilmiştir.
Ayrıca kabule göre de sanığın eylemi ile, yangın olayı sonucu meydana gelen hazine zararının sebep sonuç ilişkisi gösterilmeden sanığın hazine zararından sorumlu tutulmasının gerekçesinin gösterilmemesine, ödettirilmesine karar verilen 672.951.358. TL. hazine zararı üzerinden nispi harç hesaplanması gerekirken tenkis edilen hazine zararı da dahil edilerek fazla nispi harç hesaplanmasının hatalı olduğuna da işaret edilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1. Sanık Metin KAPLANCI hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan kurulan ve yasaya aykırı görülen mahkumiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca sanığın temyizine atfen ve resen esastan BOZULMASINA;
2. Sanık Burhanettin KAPLANCI hakkında memuriyet görevini ihmal suçundan kurulan ve yasaya aykırı görülen mahkumiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca sanık müdafiinin temyizine atfen ve resen noksan soruşturma ve uygulama yönünden BOZULMASINA;
Sanık Burhanettin Yönünden tebliğnameye uygun, sanık Metin Yönünden tebliğnameye aykırı olarak, 08.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy