(1632 S. K. m. 134) (765 S. K. m. 339, 340, 341, 342, 343, 344, 345, 346, 347, 348, 349) (353 S. K. m. 217) (AYDK 04.11.2004 T. 2004/168 E. 2004/147 K.)
Hakikate muhalif raporu takdim etmek suçundan sanık J.Bşçvş.(suç tarihinde Kd.Üçvş.) Erol KARAOĞLAN hakkında Dağ Komd. Ok. ve Eğt.Mrkz. Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 15.02.2005 gün ve 2005/38-08 esas ve karar sayılı beraate ilişkin hükmün, Askeri Savcı tarafından süresinde sanık aleyhine temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının onama görüşünü içeren 26.01.2006 gün ve 2006/424 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gelen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın ASCK'nın 134 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yargılaması sonunda, Askeri Mahkemece, suçun maddi unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verildiği, Askeri Savcı tarafından sanığın eyleminin TCK'nın 343/1 inci maddesinde yazılı suçu oluşturacağı gerekçesiyle sanık aleyhine temyiz edildiği, tebliğnamede beraat hükmünün onanması yönünde görüş ve düşünce bildirildiği anlaşılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; sanığın Denizli İl J.K.lığı emrinde görevli iken rahatsızlığı nedeniyle sevk edildiği Denizli Asker Hastanesinde yapılan göz muayenesi sonucu 09.12.1999 tarihinde Diskromotopsi, ileri tetkik ve hakkında karar verilmek üzere İstanbul GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesince sevk edildiği (Dz.5)
Sevk belgesi ile GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinde 13.12.1999 tarihinde muayenesi yapılan sanığın, sanığı muayene eden göz hastalıkları uzmanı tarafından ayaktan heyete çıkarılmasına karar verildiği (Dz.5 arka sayfa), sanığın gerekli tahlil ve tetkikleri yapıldıktan sonra göz kliniğinin 15.12.1999 gün ve 875 sayılı raporu üzerine sağlık kuruluna çıkarıldığı, sağlık kurulunun 20.12.1999 gün ve 2164 sayılı raporuyla Diskromatopsi+Miyopi A/8 F-1, A/7 F-1, Sınıfı görevine devam edemez. TSKnın SYY bölüm 5 madde 42ye göre yeniden sınıflandırılması uygundur. tanısıyla hakkında rapor düzenlendiği (Dz.23), sanığın kendisine verilen ön rapor ile birliğine gelerek görevine devam ettiği, rapor içeriği ile ilgili herhangi bir başvuruda bulunmadan ön raporunu birlik komutanlığına teslim ettiği,
Sanık hakkında düzenlenen GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinin 20.12.1999 gün ve 2164 sayılı sağlık kurulu raporunun 11.05.2000 tarihinde MSB Sağlık Dairesi Başkanlığınca onaylanmasından sonra, sanığın bilgisi dışında gereği için Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne gönderildiği, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce rapora itiraz edilmesi üzerine bu defa sanığın J.Gn.K.lığının 08.09.2000 tarihli sevk yazısı ile yeniden muayenesi ve Profesörler Sağlık Kurulunca değerlendirilmesi için Ankara GATAya sevkedildiği, GATA Göz Kliniğinde muayenesi yapılan ve gözlerinde Diskromatopsi olmadığı tespit edilen sanığın Profesörler Sağlık Kuruluna çıkarıldığı, Profesörler Sağlık Kurulunca sanık hakkında 02.10.2000 gün ve 206 sayılı raporla Bilaterol miyopi, TSK.SYYnin A/7,F-1 maddesine uyar tanısı ile rapor düzenlendiği,
GATA Profesörler Sağlık Kurulunun bu raporu üzerine Emekli Sandığı Sağlık Kurulunca, sanığı GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinde muayene eden ve 20.12.1999 gün ve 2164 sayılı rapordaki teşhisi koyan hekim hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine; sanığı muayene eden ve Diskromatopsi teşhisini koyan göz hastalıkları uzmanı Terhisli Tabip Atğm. Mustafa ER hakkında 1 inci Ordu K.lığı Askeri Savcılığınca Hakikate Muhalif Rapor Tanzim Etmek suçundan 14.12.2001 tarihinde kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda unsurları itibarıyla oluşmayan bu suçtan 31.12.2002 tarihinde sanık Terhisli Tabip Atğm. Mustafa ERin beraatine karar verildiği,
Diğer yandan sanık Tbp.Atğm.Mustafa ER hakkında hazırlık soruşturması yapılırken, sanık Erol KARAOĞLAN hakkında da J.Gn.K.lığınca suç dosyası tanzim edilmesi emri üzerine Gerçek dışı tanılı rapor kullanmak suçundan suç dosyası düzenlenip Askeri Savcılığa gönderildiği, Askeri Savcılık tarafından da 30.01.2002 tarihinde hakikate muhalif raporu takdim etmek suçundan bu sanık hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
İddia konusu eylem irdelendiğinde; sanık hakkında tatbiki istenen ASCKnın 134 üncü maddesi hizmete veya tevdi edilen bir vazifeye ilişkin olarak kasten hakikate muhalif rapor veya takrir veya layiha ve sair resmi evrak tanzim eden ve veren veyahut bunların hakikate muhalif olduğunu bilerek mafevklere takdimine delâlet edenlerin cezalandırmalarını öngörmüştür.
Uyum ve kararlılık gösteren Askeri Yargıtay İçtihatlarına göre; ASCKnın 134 üncü maddesinde yer alan suçun oluşabilmesi için; askeri hizmete ilişkin bir konuda üst ve amirlerini kandırmak şuur ve iradesiyle hareket edilerek, bu kişilere hakikate aykırı bilgiler içeren rapor, belge, takrir veya layiha sunulması ya da gerçeğe aykırı olduğu bilinmesine karşın bu nitelikteki evrakın üst ve amirlere takdimine neden olunması gerekmektedir. (As.Yrg.Drl.Krl.nun 04.01.2004 gün 2004/168-147 sayılı kararı).
Evrakta sahtekarlık cürümleri genel olarak TCK. nun 339-349 uncu maddelerinde düzenlenmiştir. Bununla birlikte sahtekarlık askeri bir hizmete veya tevdi edilen askeri bir vazifeye ilişkin olduğu takdirde, öncelikle özel kanun olan ASCKnın 134 üncü maddesine göre uygulama yapılması gerekmektedir.
Askeri Mahkemenin gerekçeli hükmünde de dile getirildiği üzere sanığın, aynı olay nedeniyle yargılanıp beraat eden diğer sanık Ter. Tbp. Atğm. Mustafa ER tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunu bizzat tanzim etmediği gibi, tanzim edilip kendisine verilen ön raporun da idari işlem tesisine yeterli bir belge olmadığı, keza rapor içeriğinin gerçeği yansıtmadığına ve bu hususun da sanık tarafından bilindiğine dair suç doyasında herhangi bir kanıt bulunmadığı anlaşılmıştır.
Askeri Mahkemece atılı suçtan verilen beraat hükmü; Askeri Savcı tarafından sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 343 üncü maddesinde yazılı suçu oluşturacağı belirtilerek sanık aleyhine temyiz edilmiş ise de;
Mülga 765 sayılı TCK'nın 343 üncü maddesinde bir kimsenin resmi bir varak tanzimi sırasında mezkur varaka ile sıhhati ispat olunacak sair ahval hakkında memurine karşı yalan beyanatta bulunması ve bundan dolayı umumi veya hususi bir zarar meydana gelmesi halinde suçun oluşacağı hüküm altına alınmıştır. Yani suçun maddi unsuru sanığın yalan beyan-doğrulama da bulunmasıdır. Göz rahatsızlığı nedeniyle Askeri hastaneye başvuran sanığın kendisini muayene eden doktora yalan beyanda bulunduğuna dair suç dosyasında hiçbir bilgi ya da belge bulunmadığı gibi, sanığı, en son muayene eden GATA Profesörler Sağlık Kurulunca düzenlenen raporda da sanığın gözlerinde bir rahatsızlık olduğunun tespit edilmesi karşısında askeri savcının temyiz sebepleri kabule değer görülmemiş, askeri mahkemece hukuka uygun kabul ve değerlendirmelerle verilen beraat kararının onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının kabule değer bulunmayan temyiz sebeplerinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
Usul ve Kanuna uygun görülen beraat kararının ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 08.02.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy