(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 5) (6183 S. K. m. 51) (353 S. K. m. 149, 221)
Üç aydan sonra kendiliğinden gelmekle sona eren bakaya suçundan sanık Yd. Sb. Ad. Adayı Necmettin AKDENİZ hakkında 2nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 19.07.2005 gün ve 2005/400-357 sayılı mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından süresi içinde sebep gösterilerek temyizi nedeniyle, Askeri Yargıtay Başsavcılığının bozma görüşünü içeren 26.01.2006 gün ve 2006/458 sayılı tebliğnamesi ekinde dava dosyası Dairemize gelmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, sanığın 01.04.2004-30.09.2004 tarihleri arasında kendiliğinden gelmekle sona eren bakaya suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi ve 765 sayılı TCK'nın 59/2nci maddeleri uyarınca sonuç olarak üç ay on gün hapis cezası ile, 647 sayılı Kanunun 4üncü maddesi gereğince neticeten bin yüz (1.100) YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına ve bu para cezasının 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi uyarıca aylık taksitler halinde yirmi eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin süresi içinde ödenmemesi halinde geri kalanının tamamının tahsiline ve geri kalan miktarın muaccel olduğu tarihten başlayarak 6183 sayılı Kanunun 51inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanarak tahsiline karar verilmiştir.
Hüküm, sanık tarafından, 26.03.2004 tarihli ve 10 gün yatak istirahati içeren rapor sunularak, söz konusu dönemde rahatsız olduğu ve 20.09.2004 tarihinde kayıt yaptırdığı yüksek lisans eğitimi öncesi ön hazırlık dönemi geçirdiği belirtilerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, ilk kez temyiz aşamasında ileri sürülen rahatsızlığı gösteren raporun doğruluğunun araştırılması gerektiği, diğer yandan 20.09.2004 tarihinde yüksek lisans eğitimine başlayan sanığın sınav için başvurduğu tarih ve sınav tarihinin araştırılarak, suç kastı ile hareket edip etmediğinin değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün noksan soruşturmadan bozulması yönünde görüş ve düşünce bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 2002/06 grup numarası ile muhtemel celp döneminin Nisan 2003 olduğu belirtilen 26.06.2002 tarihli askerlik durum belgesinin 26.06.2002 tarihinde sanığa imza karşılığı elden teslim edildiği, 16.12.2002 tarihinde stajyer öğretmen olarak göreve başlayan sanığın stajyerliğinin 16.12.2003 tarihinde sona erdiği ve bu durumun 01.03.2004 tarihinde tebliğ edildiği, bu suretle celbi Nisan 2004 dönemine bırakılan sanığın, Şubat-Mart 2004 aylarında yapılan TRT duyuruları ile 31.03.2004 tarihinde mesai bitimine kadar askerlik şubesine müracaatı gerekirken bu celp dönemine ve müteakiben Temmuz 2004 celp dönemine katılmadığı ve 30.09.2004 tarihinde Meram Askerlik Şubesine müracaatla işlediği suçun temadisinin 30.09.2004 tarihinde kendiliğinden gelmekle sona erdiği kabul edilmiş ise de; sanığın temyiz aşamasında rahatsızlığına ilişkin olarak rapor ibraz ettiği görülmektedir. Söz konusu raporun, 353 sayılı Kanunun 149/1inci maddesi kapsamında yeni delil niteliğinde olduğu, geçerliliği halinde mazeret olarak kabul edilebileceği ve dolayısıyla suçun oluşumunu veya suç tarihlerini etkileyebileceği anlaşılmakla, doğruluğunun araştırılması gerekmektedir. Temyiz aşamasında ilk kez sunulan sağlık raporunun araştırılmaması noksan soruşturma niteliğinde olup, noksan soruşturmayla kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması gerekmiştir.
Diğer taraftan, Nisan 2004 celbine ilişkin TRT duyurusunun birinci maddesinin D(1) bendinde, 29.02.2004 tarihine kadar mazeretlerin sona ermesinden bahsedildiği, bu durumda 01.03.2004 tarihinde stajyerliğinin kalktığı kendisine tebliğ edilen sanığın bu durumunun hükümde değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, Nisan 2004 celp dönemine katılamamasında sanığın geçerli bir mazeretinin tespiti halinde ise, Temmuz 2004 celp dönemine ilişkin olarak ileri sürdüğü yüksek lisans eğitimine başlangıç öncesi hazırlık dönemindeki sınav başvurusu, tarihi ve benzeri hususların araştırılarak, sanığın suç kastı ile hareket edip etmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, belirtilen hususlar araştırılmaksızın ve tartışılmaksızın noksan soruşturma ile tesis olunan mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sebepleri karşısında, uygulamaya yönelik değerlendirme yapılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen mahkumiyet hükmünün eksik soruşturma sebepleri ile 353 sayılı Kanunun 221inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 15.02.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy