(1632 S. K. m. 47, 87, Ek m. 8) (765 S. K. m. 59) (5237 S. K. m. 50) (647 S. K. m. 4)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık terhisli J.Onb. Mehmet Zeki GENCAN hakkındaki J.Asyş. Kor. K.lığı Askeri Mahkemesinin 20.04.2005 tarih ve 2005/652-164 sayılı mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 26.01.2006 tarih ve 2006/462 sayılı onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 30.12.2004 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 87/1(hizmete ilişkin emri hiç yapmayanlar cümlesi) ve TCKnın 59/2nci maddeleri uygulanıp sonuç olarak 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; hükmün sanık tarafından neden gösterilmeksizin temyiz edildiği, tebliğnamede onama yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede; sanığın Çukurca 3üncü J.Snr.Tb.14üncü J.Snr.Bölüğünde askerlik hizmetini yaparken, kışla dahilinde cep telefonu vb. malzemenin İKK ihlallerine fırsat verilmemesi maksadıyla bulundurulmayacağına ve kullanılmayacağına ilişkin yasağı kapsayan özel emrin okunup açıklandıktan ve bu tür malzemeleri olanların 01.06.2004 tarihine kadar Bl.Astsubayına teslim etmesi bildirildikten sonra, emir bizzat 22.05.2004 tarihinde yazılı olarak da tebliğ edilmesine rağmen, sanığın Tabur İnşaat Deposunda muhafaza ettiği Nokia 5210 marka cep telefonu ve sim kartının saklandığı yerde 30.12.2004 tarihinde bulunduğu ve sanığa ait olduğunun belirlendiği ortaya çıkmış olup, Mahkemece dosyada mevcut elverişli delillere uygun olarak maddi vakıanın açıklandığı şekilde belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Kışlada cep telefonu bulundurulması ve kullanılmasının yasaklanmasına ilişkin emrin emniyet, istihbarata karşı koyma, sabotaj ve saldırı, kazaları önleme, gizlilik, disiplin ve moral konuları esas alınmak suretiyle ve bu konularda doğabilecek zaaf ve tehlikeleri önlemek amacıyla düzenlenmiş bir hizmet emri olduğunda kuşku bulunmayıp; bu düzenlemede haberleşme hürriyetinin özüne dokunulmamış, güvenlik gerekleriyle sadece haberleşme araçlarından biri olan cep telefonunun kışla içinde kullanılması yasaklanmıştır.
Açıklanan nedenlerle, sanığın kendisine tebliğ olunarak malum ve muayyen hale getirilmiş hizmet emrini hiç yapmayarak 4551 sayılı Kanunla değişik ASCKnın 87nci maddesinin 1inci fıkrasının birinci cümlesinde yazılı tanıma uygun fiili suç kastıyla hareket ederek yapmak suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği sabit olup, Mahkemece yerinde ve uygun gerekçelerle savunmaya itibar olunmayarak suçun sübutunu kabul ve vasfını tayinde, asgari hadden ceza tayininde, usul ve uygulamada, sırf askeri suç niteliğinde olan emre itaatsizlikte ısrar suçundan dolayı gerek 647 sayılı Kanunun 4/son maddesi ve gerekse ASCK'nın Ek-8inci maddesi hükmü uyarınca cezanın 5237 sayılı TCKnın 50nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesinin ve ASCKnın 47/A ve Ek-8inci maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesinin kanuni imkânsızlığı nazara alınarak bu yönde bir uygulama yapılmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın yerinde görülmeyen temyizinin reddi ile mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın yerinde görülmeyen temyizinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönünden Kanuna uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 08.02.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy