(1632 S. K. m. 66, 68) (765 S. K. m. 46, 47, 59, 72) (353 S. K. m. 214)
Yakalanmakla son bulan mehil içi firar ve firar suçlarından sanık P.Er Sabir ERDOĞMUŞ hakkında 6 ncı Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 28.03.2003 gün ve 2003/1453-147 esas ve karar sayılı mahkûmiyet hükümlerinin, sanık tarafından süresinde sebep belirtilmeksizin temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 26.12.2005 gün ve 2005/5551 sayılı bozma görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın,
1. 29.07.2002-01.08.2002 tarihleri arasında temadi eden yakalanmakla son bulan mehil içi firar suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 68/1 ve TCKnın 59/2 nci maddeleri uyarınca bir ay yirmi gün hapis ile cezalandırılmasına,
2. 12.09.2002-14.02.2003 tarihleri arasında temadi eden yakalanmakla son bulan firar suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCKnın 66/1-a ve TCKnın 59/2 nci maddeleri uyarınca on ay hapis ile cezalandırılmasına, aynı neviden hapis cezalarının TCKnın 72 nci maddesi uyarınca toplanarak on bir ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, nezaret ve yolda geçen sürelerin mahsubuna karar verilmiştir.
Hükümler sanık tarafından süresinde sebepsiz olarak temyiz edilmiş(94), bilâhare Askeri Mahkemenin 30.09.2003 gün ve 2003/1453-17 sayılı duruşmasız işlere dair kararı ile yakalanmakla son bulan mehil içi firar suçuna ilişkin sanığın temyiz talebinin reddine karar verilmiş (159), bu karara itiraz edilmemiştir.
Tebliğnamede, duruşmasız işlere dair kararın kaldırılmasına, her iki hüküm yönünden de temyiz incelemesi yapılmasına, hükümlerin sanığın cezai ehliyetine yönelik noksan soruşturmadan bozulmasına karar verilmesi görüş ve düşüncesi bildirilmiştir.
Askeri Mahkemece 30.09.2003 gün ve 2003/1453-17 sayılı duruşmasız işlere ait kararla, sanığın yakalanmakla sona eren firar suçu ile ilgili temyiz talebinde bulunmadığı kabul edilerek bu suça ilişkin temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de; 353 sayılı Kanunun 214 üncü maddesinde temyiz isteminin hükmü veren askeri mahkemece reddi sebepleri tadadi olarak sayılmıştır. Temyiz istemi, kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa temyiz istemi hükmü veren askeri mahkemece reddedilebilir. Maddi olayda bu şartların bulunmadığı, Askeri Mahkemenin duruşmasız işlere ait kararının yok hükmünde olduğu, sanığın 01.04.2003 tarihli temyiz talebinin her iki suç yönünden de temyiz istemini içerdiği kabul edilerek temyiz incelemesi yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; sanığın daha önce işlemiş olduğu firar suçundan 6 ncı Kolordu K.lığı Askeri Mahkemesinde tutuklu olarak yargılanırken 26.07.2002 tarihinde tahliye edilerek Seyhan Askerlik Şubesi kanalı ile 27.07.2002 tarihinde bir gün yol süresi verilerek serbest olarak Hatay/Yayladağındaki birliğine sevk edildiği (Dz.15), en geç 28.07.2002 günü sonuna kadar birliğine katılması gereken sanığın firar kastıyla hareket ederek memleketine savuştuğu, yedi tam günlük süre dolmadan 01.08.2002 tarihinde Bursada emniyet görevlilerince yakalandığı (Dz.6), nezarete alınan sanığın 03.08.2002 tarihinde birliğine teslim edildiği (Dz.5), böylece sanığın 29.07.2002-01.08.2002 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren mehil içi firar suçunu işlediği;
Birliğinde bir süre askerlik hizmetini yapan sanığın bu defa 12.09.2002 tarihinde çıktığı çarşı izninden dönmeyerek firar ettiği (Dz.57), 14.02.2003 tarihinde yine Bursada emniyet görevlilerince yakalandığı (Dz.51), nezarete alınan sanığın 19.02.2003 tarihinde birliğine teslim edildiği (Dz.58), birliğince de mevcutlu olarak sevkedildiği Askeri Mahkemece 20.02.2003 tarihinde tutuklandığı (Dz.77), böylece sanığın 12.09.2002-14.02.2003 tarihleri arasında da firar suçunu işlediği maddi vakıa olarak anlaşılmakta ise de;
Sanığın mehil içi firar suçundan yargılanırken 12.09.2002 tarihinde yeniden firar ettiği, 20.02.2003 tarihinde firar suçundan tutuklanması üzerine Dz.82de kayıtlı iddianame ile firar suçundan kamu davası açıldığı, bu suçtan sorgu ve savunmasının tesbit edildiği 14.03.2003 tarihinde yapılan duruşmada, tensip tutanağı ile birliğinden istenen sanığın görmüş olduğu tedavilere ilişkin belgelerin, kıta anket formunun ve dosyasında mevcut mahkûmiyet hükümleri ile infaz evraklarının beklenmesine karar verilerek duruşmanın 11.04.2003 tarihine tâlik edildiği (Dz.87), duruşma günü gelmeden bu defa mehil içi firar suçundan 28.03.2003 tarihinde yapılan duruşmada her iki dosyanın birleştirildiği ve sanığın cezai ehliyetinin tesbiti amacıyla aynı gün duruşmada dinlenilen bilirkişinin, sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu, TCKnın 46 ve 47 nci maddeleri açısından adli müşahedesine gerek olmadığı yazılı mütalâasına (Dz.89) dayanılarak sanık hakkında her iki suçtan mahkûmiyet hükmü kurulduğu görülmüştür (Dz.91).
Askeri mahkemece hüküm kurulduktan sonra tensip tutanağı ile istenen belgeler mahkemeye gelmiştir. Dz.96-133 arsındaki belgeler incelendiğinde sanığın görmüş olduğu psikiyatrik muayene ve tedavi belgelerinin bulunduğu, Dz.33te sabıka kaydının bulunmadığına dair belgenin aksine hırsızlık suçlarından hapis ve para cezaları aldığına dair hükümler bulunduğu (Dz.116,118), dolayısıyla sanığın görmüş olduğu psikiyatrik tedavilere ilişkin belgelerin, kıta anket formunun ve önceki mahkûmiyet hükümleri mahkemeye intikal etmeden önce 28.03.2003 tarihli duruşmada sanığın cezai ehliyetinin psikiyatri uzmanı bilirkişiye tesbit ettirildiği anlaşılmaktadır. Sanığın cezai ehliyet ve askerliğe elverişlilik halinin kıta anket formu ve diğer belgeler dikkate alınmadan noksan bilgi ve belge ile araştırılması yeterli görülmediğinden, hükümlerin noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Firar suçundan 19.02.2003 tarihinde birliğine teslim edilen sanığın mevcutlu olarak sevkedildiği Askeri Mahkemede 20.02.2003 tarihinde tutuklanmasına rağmen bu sürenin nezaret süresi olarak hükümde gösterilmemesindeki hataya işaret edilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, yasaya aykırı görülen mahkûmiyet hükümlerinin, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, noksan soruşturma yönünden ayrı ayrı BOZULMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak 18.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy