(1632 S. K. m. 47, 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4, 5) (6183 S. K. m. 51) (5237 S. K. m. 7, 45) (5083 S. K. m. 2) (5275 S. K. m. 122)
Bakaya suçundan sanık Yd.Sb.Ad.Ady. Hakan ÜŞÜK hakkında Dağ Komd. Ok. ve Eğt. Mrkz. Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 29.12.2004 gün ve 2004/799-655 esas ve karar sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından süresinde temyizi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığın 26.01.2006 gün ve 2006/486 sayılı düzeltilerek onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 01.08.2003-09.04.2004 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi ve TCKnın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4/1 inci maddeleri uyarınca 1.485.000.000.TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, verilen ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca aylık 15 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline ve geri kalan miktarın muaccel olduğu tarihten başlayarak ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına karar verilmiştir.
Hüküm sanık tarafından sebepsiz olarak temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, hükmün para cezasının hesaplanmasındaki hata nedeniyle düzeltilerek onanması yönünde görüş ve düşünce bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, yüksekokul mezunu olarak 28.09.2000 tarihinde son yoklamasını yaptırarak, askerliğine 2000/09 uncu grup numarasıyla karar aldıran sanığın, grup numarası itibarıyla sevke tabi olduğu Kasım 2001 celp döneminden önce 20.09.2001 tarihinde Gebze İleri Teknoloji Enstitüsünde yüksek lisans öğrenimine başlaması nedeniyle askere sevkinin 20.01.2005 tarihine kadar tehir edildiği, kayıt yenilememesi nedeniyle Enstitüden kaydının 12.05.2003 tarihinde silindiği bu durumun da Enstitü tarafından 04.06.2004 tarihinde sanığa duyurulduğu, Askerlik Şubesince, yasal mazereti sona erdikten sonra ilk celp dönemi olan Ağustos 2003 yedek subay celp döneminde sevke tabi tutulan sanığın TRT ile yapılan ve yükümlülere tebliğ mahiyetinde olan duyurulara göre en geç 31.07.2003 tarihine kadar askerlik şubesine başvurarak sevkini yaptırması gerekirken, sevkini yaptırmayarak bakaya kaldığı, bir süre bu hâlini sürdürdükten sonra 09.04.2004 tarihinde Sarıyer Askerlik Şubesine başvurarak ifadesini verdiği anlaşılmıştır.
Böylece sanığın belirtilen tarihler arasında bakaya suçunu işlediğini kabul eden Askeri Mahkemenin dosyadaki elverişli kanıtlarla, haklı ve yerinde gerekçelerle kurduğu mahkumiyet hükmünde usul, sübut, vasıf yönlerinden ve asgari hadden tayin edilen temel cezanın, azami oranında takdiren indirilmesi ve kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesi, ASCK'nın 47/A maddesinin âmir hükmü nedeniyle cezanın ertelenmemesine karar verilmesi suretiyle kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 45 nci maddesi ile ağır para cezasının kaldırılması, sadece hapis ve adli para cezası öngörülmesi, 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki Kanunun 2 nci maddesine 5335 sayılı Kanunun 22 nci maddesi ile eklenen 3 üncü fıkrada, adli para cezasının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarların dikkate alınmayacağı kuralına yer verilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesinin emredici hükmü karşısında, kısa süreli hapis cezasının sanığın lehine olarak suç tarihi itibarıyla günlüğü (11.00) YTL. den adli para cezasına çevrilerek sonuç cezanın belirlenmesi gerekmektedir.
Diğer yandan, 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına dair hükmü 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 ve 5237 sayılı Kanunlarda düzenlenmemiş ve 5275 sayılı Kanunun 122 nci maddesiyle yürürlükten kalkmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Mahkemece, tayin olunan kısa süreli hapis cezalarının suç tarihi itibarıyla 647 sayılı Kanunun 4/1 inci maddesi uyarınca beher günü 11.00 YTLden adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, bu yapılmayarak beher günün 14.850.000.TL.den ağır para cezasına çevrilmesi kanuna aykırı olup, hükmün sanık aleyhine sonuç doğuran bu aykırılıklar nedeniyle uygulama yönünden bozulması gerekmiş, bu bozma sebebi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasaya aykırı görülen mahkumiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca sanık müdafiinin temyizine atfen ve resen uygulama yönünden BOZULMASINA;
Ancak; bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca, bakaya suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün gecikme zammı ile ilgili bölümünün çıkarılmasına,
Para cezasının tayinine ilişkin bölümünün 647 sayılı Kanunun 4/1 inci maddesi uyarınca hapis cezasının beher günü 11.00 (onbir) Yeni Türk Lirası üzerinden hesaplanarak ve 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, aylık 15 eşit taksitte ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamının tahsil edilecek şekilde sonuç olarak 1.100.00 (bin yüz ) YTL. adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 08.02.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy