(1632 S. K. m. 70, Ek m. 8) (765 S. K. m. 59)
Sözleşerek firar suçundan sanık P.Er Halis AKAGÜNDÜZ hakkında 5 nci P.Eğt.Tug.K.lığı Askeri Mahkemesince verilen 05.10.2004 gün ve 2004/201-455 sayılı mahkûmiyete ilişkin hükmün sanık müdafii tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 30.01.2006 tarih ve 2006/543 sayılı Tebliğnamesi ekinde hükmün onanması görüşü ile Dairemize gönderilmekle incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanık P.Er Halis AKAGÜNDÜZün sözleşerek firar suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCK'nın 70/4 ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafii anılan hükmü, suçun unsurlarının oluşmadığı, mevcut vakıada sözleşme iradesinin oluştuğuna dair somut delil mevcut olmadığı, her türlü şüpheden uzak bir ispatın gerçekleşmediği, müvekkiline söz konusu fiile ilişkin 14 gün oda hapsi cezası verildiği, yeni ceza Yasasının lehe olan hükümlerinin uygulanmadığını ileri sürerek temyiz etmiştir.
Tebliğnamede, hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Aynı olayın sanıkları olan P.Er Haşmet KAHRİMAN ile P.Er İslam TAVUKÇU haklarındaki mahkûmiyet hükümleri daha önce sanıkların temyizi üzerine, yapılan temyiz incelemesi sonucu As. Yrg.1 inci D.nin 16.03.2005 gün ve 2005/319-317 sayılı kararı ile Sözleşerek firar suçunun manevi unsuru yönünden oluşmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet hükümlerinin bozulduğu, bozma kararına karşı Askeri Yargıtay Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 21.04.2005 gün ve 2005/46-39 sayılı kararı ile Dairemizin bozmaya ilişkin ilâmının kaldırılması karşısında Dairemizin 18.05.2005 gün ve 2005/540-531 sayılı ilâmı ile adı geçen sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin zorunlu olarak onandığı görülmektedir.
Bu defa, aynı olayın tefrikli sanığı olan P.Er Halis AKAGÜNDÜZün, aynı suçtan hükümlü olan P.Er Haşmet KAHRİMAN ile 26.5.2002 günü saat 22.00 sularında çarşıda dolaşmak amacıyla birliklerini terk etmeye karar verdikleri, bu teklifi hükümlü P.Er İslâm TAVUKÇUya da yaptıkları, adı geçenin de kabul etmesi üzerine saat 22.30da birlikten beraberce ayrıldıkları, saat 23.30da polislerce yakalandıkları, bu suretle aynı suçtan hükümlü olan P.Er Haşmet KAHRİMAN ve P.Er İslâm TAVUTÇU ile birlikte sözleşerek firar suçunu işlediği sübuta ermiş bulunduğundan ve yeni yasal düzenlemelerde de bu suçun unsurları ve cezasında bir değişiklik yapılmadığı, ASCK'nın EK-8 inci maddesi uyarınca verilen cezanın adli para cezasına çevrilmesine ve ertelenmesine yasal imkan olmadığı, sanık hakkında verilen 14 gün oda hapsinin bu suça ilişkin bulunmadığı, suçun tüm unsurlarıyla oluştuğu sonucuna varıldığından, sanık müdafiinin kabule değer görülmeyen temyiz nedenlerinin reddi ile; usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden kanuna uygun mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanık müdafiinin kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden kanuna uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 08.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy