(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 119) (5237 S. K. m. 62, 75) (647 S. K. m. 4) (5252 S. K. m. 9)
Geç iltihak suretiyle bakaya suçundan sanık Dz.Mhf.Er Tufan KARATAŞ hakkında Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 26.8.2005 gün ve 2005/705-425 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün Adli Müşavir tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 31.01.2006 gün ve 2006/579 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün onanması görüşü ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece sanığın 23.08.2003-24.08.2003 tarihleri arasında geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCKnın 63/1-a, TCKnın 119/5, 62 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri gereğince sonuç olarak 72.00.-YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir
Anılan hüküm Adli müşavir tarafından süresinde 5237 sayılı TCKnın 75 nci maddesinde ön ödeme müessesinin düzenlendiği, ödemenin süresinde yapılmaması nedeniyle artırım yapılmayacağı belirtildiği, bu durumda sanık hakkında artırım maddesinin uygulanmaması gerektiği ve 5252 sayılı Kanun uyarınca hangi kanunun uygulanması gerektiğinin hükümde belirtilmesi gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul Çatalca Askerlik Şubesince sanık adına çıkartılan celp çağrı pusulasının 17.07.2003 tarihinde sanığın kendisine tebliğ edildiği (Dz.4), bu tebligat uyarınca 21.08.2003 tarihinde 1 gün yol süresi verilerek eğitim birliğine sevk edildiği (Dz.1), 23.08.2003 tarihinde birliğine katılması gerekirken 1 gün gecikerek 24.08.2003 tarihinde katıldığı, bu suretle 23.08.2003-24.08.2003 tarihleri arasında GİS. Bakaya suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Sanığın 23.08.2003-24.08.2003 tarihleri arasında işlemiş olduğu GİS. Bakaya suçunun ön ödeme kapsamında olması nedeniyle yapılan ön ödeme tebligatı üzerine sanığın belirtilen meblağı belirten sürede ödememesi nedeniyle hakkında kamu davası açılmıştır.
Askeri Mahkemece 23.08.2003-24.08.2003 tarihleri arasında işlemiş olduğu GİS. Bakaya suçundan ASCKnın 63/1-a maddesi gereğince cezalandırılması cihetine gidilirken yapılan ön ödeme tebligat üzerine sanığın ödeme yapmaması nedeniyle cezası TCK 119/5 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak sonuç olarak 72 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Ön ödeme müessesinin düzenlendiği 5237 sayılı TCKnın 75 nci maddesinde ön ödeme ihtaratının süresi içerisinde yerine getirilmemesi durumunda 1/2 artırım oranının düzenlenmediği, ancak TCKnın 75 nci maddesi uyarınca GİS Bakaya suçundan cezanın asgari haddinin 20 YTL üzerinden paraya çevrilmesi sonucu, sanığa 5237 sayılı Kanunun 75 nci maddesi gereğince 140 YTL adli para cezasına hükmedilmesi gerekecektir.
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3 maddesinde, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. O halde, her iki kanunda da suç olarak öngörülen eyleme önceki ve sonraki kanunların ilgili hükümleri uygulanacak, sonuçlar birbiri ile karşılaştırılacak, sanık hakkında en lehe olan hüküm tatbik edilecektir.
Dava konusu olayda; ön ödeme kurumunun 5237 sayılı TCKnun 75 nci maddesinde düzenlendiği, bu maddede ön ödeme ihtaratının sonucunda cezanın ödenmemesi durumunda cezanın 1/2 oranında artırılmasının düzenlenmediği, bu durumun sanık lehine olduğu, diğer yandan, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3 maddesine göre önceki ve sonraki Kanunların ilgili bütün hükümlerinin uygulanması sonucu Askeri Mahkemenin GİS Bakaya suçundan ASCKnın 63/1-a, TCKnın 119/5, 62 ve 647 Sayılı Kanunun 4 ncü maddelerinin tatbik edilmesi suretiyle tayin edilen 72 YTL adli para cezasının, 5237 sayılı TCKnın 75 nci maddesinin tatbiki ile tayin edilecek 100 YTL adli para cezasına göre sanığın daha lehine olduğu düşünülebilir ise de;
Askeri Mahkemenin gerekçeli kararında 5252 sayılı Kanun gereği, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiri ile karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün uygulandığına ilişkin hiçbir açıklama yapılmadan ve sanık hakkında hangi nedenle mülga 765 sayılı TCK'nın 119/5 maddesinin tercih edildiği belirtilmeden ASCK'nın 63/1-a, TCK'nın 119/5, 62 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri uyarınca hüküm kurulması kanuna aykırı görüldüğünden, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Adli Müşavirin temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca mahkumiyet hükmünün uygulama yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnameye aykırı olarak, 08.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy