(1632 S. K. m. 47, 66) (5237 S. K. m. 62) (353 S. K. m. 218, 220, 221, 251) (765 S. K. m. 59)
Firar suçundan sanık J.Er Ziya DOĞAN hakkındaki 9 uncu Kolordu K.lığı Askeri Mahkemesinin 30.11.2005 tarih ve 2005/914-565 sayılı mahkumiyet hükmünün sanık müdafiince yasal sürede temyizi üzerine, Başsavcılığın 1 Şubat 2006 tarih ve 2006/607 sayılı hükmün onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 05.09.1993-16.05.2005 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCK'nın 66/1-a (takdiren, teşdiden) ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri gereğince on ay yirmi beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, nezarette ve yolda geçen sürelerin 353 sayılı Kanunun 251/1 inci maddesi gereğince cezasından mahsubuna, karar verilmiştir.
Sanık müdafii hükmü süresinde özetle; sanığın kronik astım hastası olduğunu, hastalığının ilerlemiş olmasından dolayı tedavi görmek amacıyla İstanbula gittiğini, tedavinin olumlu sonuç vermediğini, bundan sonra kendi iradesiyle birliğine teslim olduğunu, cezanın ertelenmesi gerektiğini, duruşmalı inceleme talep ettiklerini ileri sürerek temyiz etmiştir.
Tebliğnamede ise, duruşma isteminin reddi ile yasaya uygun olan mahkumiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin duruşmalı temyiz incelemesi talebi 353 sayılı Kanunun 218 inci maddesindeki şartları taşımadığından, bu talebi kabul edilmeyerek, dosya üzerinden temyiz incelemesine geçilmiştir.
Sanığın, Erzurum Çat İlçe Jandarma K.lığı emrinde askerliğini yaparken 02.09.1993 tarihinde sevk edildiği İlçe Sağlık Ocağında yapılan muayenesi sonucunda alerjik astım teşhisi konulması üzerine daha ileri tetkik ve tedavisi için 03.09.1993 tarihinde Erzurum M.Ç. A. Hastanesine sevk edildiği, hastaneye gidebilmesi için gerekli bir günlük yol süresi sonunda 04.09.1993 tarihinde saat 24.00a kadar görevi gereği bulunmak zorunda olduğu hastaneye başvurması gerekirken başvurmadığı, aradan uzunca bir zaman geçtikten sonra 16.05.2005 tarihinde kendiliğinden Gerger Askerlik Şubesi Başkanlığına müracaat ettiği, mevcutlu olarak 26.05.2005 tarihinde birliğine teslim edildiği, böylece 05.09.1993-16.05.2005 tarihleri arasında kalan firar suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Sanık aşamalardaki sorgu ve savunmalarında (Dz.48); (9) kardeş olduğunu, en büyüklerinin de kendisi olduğunu, kardeşlerinin maddi bakımdan desteğe ihtiyaçları olması nedeniyle geçimlerini sağlamak üzere yanlarına gittiğini, daha sonra yaptıklarından pişman olarak birliğine geri dönmeye karar verdiğini beyan etmiştir. Firar suçunun mazeret kabul etmemesi nedeniyle beyanlarına itibar edilmemesi isabetlidir.
Askeri Mahkeme tarafından haklı ve yerinde gerekçelere dayanılarak kurulan mahkumiyet hükmünde usul, sübut, vasıf, temel cezanın tayini ve takdiri indirimin uygulanması yönünden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı; sırf askeri suç niteliğini taşıyan firar suçundan dolayı verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza, 5329 sayılı Askeri Ceza Kanunu İle Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkındaki Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Ek Madde 8 ve ASCKnın 47/A maddelerinin içerdiği yasal imkansızlık karşısında para cezasına çevrilemeyip ertelenemeyeceğinden, kurulan hükümde yasaya aykırı bir durum bulunmadığı,
Ancak, takdiri indirimin 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanununun 62 nci maddesi uygulanarak yapılması gerekirken, yürürlükten kalkmış 765 sayılı eski TCK'nın 59 uncu maddesi uygulanarak yapılması yasaya aykırı görülmüş olup, bu nedenle mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiş, fakat bozma sebebi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Sanık müdafiinin duruşmalı temyiz isteminin 353 sayılı Kanunun 218 inci maddesi gereğince, temyiz sebeplerinin de yerinde bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin aynı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE,
2. Sanık müdafiinin temyizine atfen ve resen hükmün takdiri indirim bölümündeki Kanunun yanlış yazılmış olması sebebiyle BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre yeniden yargılama gerekmediğinden hükmün bu bölümünün ...sanığın duruşmadaki iyi hâli sanığın lehine takdiri indirim sebebi kabul edildiğinden 5237 sayılı Yeni TCK'nın 62 nci maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak On ay Yirmibeş gün hapis cezasıyla mahkumiyetine, şeklinde gösterilerek düzeltilip ONANMASINA,
Sonuçta tebliğnameye uygun olarak, 15.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy