(2709 S. K. m. 141) (1632 S. K. m. 66, 73) (765 S. K. m. 59) (353 S. K. m. 50, 173, 251)
Firar suçundan sanık Ter. Top. Er Ceyhan NİZAMOĞLU hakkındaki 3 üncü Ordu K.lığı Askeri Mahkemesinin 21.04.2005 tarih ve 2005/151-44 sayılı mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından yasal sürede temyizi üzerine, Başsavcılığın 3 Şubat 2006 tarih ve 2006/652 sayılı hükmün bozulması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 27.08.2004 - 15.09.2004 tarihleri arasında Firar suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCKnın 66/1-a, 73 ve TCKnın 59/2nci maddeleri gereğince Beş Ay Hapis cezası ile cezalandırılmasına, nezaret ve tutuklulukta geçen sürelerin 353 sayılı Kanunun 251/1inci maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilmiştir (Dz.52).
Sanık kararın yerinde olmadığını, istirahatini evinde geçirmek için müracaatta bulunduğunu, kendisine izin verilince bilet aldığını, suç kastının olmadığını, Birlik Komutanının emri ile izne gittiğini, suç işlemediğini, istirahat süresi bitince birliğine döndüğünü belirterek temyize gelmiştir (Dz.62).
Tebliğnamede ise, hükmün gerekçesizlik sebebiyle bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Askeri Mahkemece;
.....Geçici olarak Erzincan Subay Orduevinde görev yaparken tedavi ve muayenesi için sevk edildiği Erzincan 200 Yataklı Asker Hastanesi Baştabipliğinden kendisine 20 gün istirahat raporu verilen sanığın, söz konusu istirahatini evinde geçirmek üzere Birlik Komutanlığına müracaatta bulunduğu ve Birlik Komutanı tarafından sanığa söz konusu yetkinin Tabur Komutanında olduğu söylenerek, durumu Tabur Komutanına ileteceğinin bildirildiği ve bu şekilde izin talebi Tabur Komutanına iletilen ancak Tabur Komutanınca talebi uygun görülmeyerek istirahatini birlik içerisinde geçirmesi hususu Birlik Komutanına emredilen sanığa söz konusu durumun Birlik Komutanınca sözlü olarak tebliğ edilerek, eğitim elbiselerini giymesi için birlik depo görevlisi ile birlikte depoya gönderildiği ve bu esnada depo görevlisinin dalgınlığından yararlanarak depo mıntıkasından uzaklaşıp birlik sınırlarının dışına çıkan sanığın memleketine gittikten sonra kendiliğinden geçici olarak daha önceden de görev yaptığı Erzincan Subay Orduevi Müdürlüğüne katılış yaptığı..... şeklindeki kabul ile hüküm tesis edilmiştir (Dz.54).
Görüldüğü üzere, hüküm gerekçesinde sanığın eyleminin hangi tarihler arasında gerçekleştiğine (temadi eden suçun hangi tarihte başlayıp hangi tarihte sona erdiğine) dair bir kabul ve gerekçe yoktur. Suç tarihi, mütemadi suç vasfındaki firar suçunun bizzat maddi unsurunu oluşturmaktadır. Mahkemenin maddi unsuru ne şekilde (hangi tarihleri esas alarak) kabul ettiği açık değildir.
Anayasanın 141/3üncü, 353 sayılı Yasanın 50nci maddeleri Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağına amirdir. 353 sayılı Yasanın 173üncü maddesinde de, sanık mahkûm olursa, hükmün gerekçesinde Mahkemece suçun kanuni unsurları olarak sabit ve gerçekleşmiş sayılan vakıaların gösterileceği, delillerin başka vakıalardan çıkarılması halinde bunların da hükümde gösterileceği yazılıdır.
Gerekçe; Mahkemeyi, mahkûmiyete, beraata veya diğer kararları vermeye sevk eden hususların, karar yerinde gösterilmesi ve bunların karşılaştırılarak, aralarında çelişki bulunması halinde, birinin diğerine ne sebeple üstün tutulduğunun açıklanması şeklinde tarif edilmektedir.
Yukarıda izah edilen sebeplerle hükmün 353 sayılı Yasanın 173üncü maddesinde belirtilen unsurları içermediği, başka bir ifadeyle de gerekçeden yoksun olduğu belirlendiğinden, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hükmün sanığın temyiz sebeplerine atfen ve resen, 353 sayılı Yasanın 221/1inci maddesi uyarınca, gerekçesizlik yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, 15.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy