(1632 S. K. m. 137) (765 S. K. m. 59, 79, 456, 459) (647 S. K. m. 4, 6) (353 S. K. m. 221) (AYGK 24.10.1958 T. 1957/2791 E. 1958/149 K.)
Hizmette tekasül neticesi askeri aracın mühimce hasarına sebebiyet vermek suçundan sanık Hv.Ulş.Uzm.Çvş.İbrahim KALELİ hakkında 2 inci Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 25.08.2004 gün ve 2004/425-321 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 27.12.2005 gün ve 2005/5568 sayılı tebliğnamesi ekinde hükmün uygulama yönünden bozulması gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın, 24.03.2003 tarihinde hizmette tekasül neticesi askeri aracın mühimce hasarına sebebiyet vermek suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 137, TCKnın 459/3 (birinci cümle), 59 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri gereğince 1.733.550.000.TLsi AĞIR PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanunun 6 ncı Maddesi gereğince verilen cezanın ERTELENMESİNE, 757.499.450. TLsi Hazine zararının kusuru oranına karşılık gelen tutarının sanığa ÖDETTİRİLMESİNE ve 44.600.000. TLsi nispi harç alınmasına ilişkin hüküm, sanık tarafından; bilirkişi raporunun olay yeri şartlarının vahametini tam olarak yansıtmadığı, ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre;
Olay günü olan 24.03.2003 tarihinde, yoğun kar yağışı nedeniyle önde yolu açmak amacı ile Merzifon Hava Radar Mevzi Komutanlığına ait 646101 plakalı greyder olmak üzere arkasında 646031 plakalı MAN otobüs ve en arkada sanığın yönetimindeki 646015 plakalı BMC Belde otobüsün konvoy halinde şehre dönmek üzere saat 09:30da Komutanlıktan hareket ettikleri, Mevzi çıkışındaki iniş rampası sona erip tırmanış rampasına gelindiğinde görüş mesafesinin azlığı nedeniyle öndeki greyder sürücüsünün durması üzerine hemen arkasında seyreden 646031 plakalı servis aracının sürücüsünün de aracını durdurduğu ancak sanığın firene basmasına karşın yolun kar ve buz kaplı olması nedeniyle yönetimindeki 646015 plakalı servis otobüsünü durduramayarak önündeki 646031 plakalı MAN otobüse çarptığı ve her iki araçta meydana gelen hasar nedeniyle toplam 757.499.450.- TL. sı tutarında Hazine zararının oluştuğu, ayrıca sanığın kullandığı araçta bulunanlardan Astsb. Ahmet ÇİLin beş gün, Astsb. Fatih TURANın üç gün iş ve güçten kalacak şekilde, Astsb.lar Hüseyin USLU, Kenan UÇAR ile Erdal TÜRKAYın ise iş ve güçten kalmayacak şekilde yaralandıkları ve bu yaralanmaları nedeniyle sanıktan şikayetçi olmadıklarına ilişkin dilekçe verdikleri, gerek Mahkemece dinlenilen bilirkişinin görüşüne ve gerekse Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen rapora göre; yol ve hava koşullarının sonuç üzerinde 4/8 oranında etkili olduğu, dolayısı ile olayın meydana gelmesinde sanığın da 4/8 oranında kusurunun bulunduğu anlaşıldığından, Mahkemenin suçun sübutu ile bu eylemin ASCKnın 137 inci maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğuna ilişkin kabulünde ve sanık hakkında takdiri indirim hükmünü uygulamasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın yukarıda açıklandığı şekilde gerçekleşen tek eylemi sonucunda; hem askeri araçların mühimce hasara uğradığı, hem de araçta bulunan 5 kişinin yukarıda açıklandığı biçimde yaralandığı, böylelikle iki ayrı kanun hükmünün (As. C.K.137 ve TCK.459) ihlal edildiği anlaşılmakta olup, TCKnın 79 uncu maddesinde; aynı fiille kanunun değişik hükümlerini ihlal edenler hakkında en ağır cezayı gerektiren kanun maddesinin uygulanacağı belirtilmektedir. Yerleşik uygulamaya göre; 24.10.1958 gün ve 1958/149 K. sayılı İBK. Kararı nedeniyle, bu durumda ceza uygulamasının ASCK. nın 137 inci maddesi gereğince yapılması gerekmekte, TCKnın 459 uncu maddesinin 2 ve 3 üncü fıkralarına uyan hallerde ise bu fıkralarda yazılı cezaların alt sınırlarından daha az ceza verilememektedir. TCKnın 459 uncu maddesinin 1 inci bendinde; yaralanmanın aynı Kanunun 456 ncı maddesinin 1 ve 4 üncü fıkralarında belirtilen nitelikte olması halinde fail hakkında kovuşturma yapılması şikayete bağlı olup, TCKnın 459 uncu maddesinin 2 nci bendinde ise; aynı Kanunun 456 ncı maddenin 2 ve 3 ncü fıkralarında belirtilen şekilde yaralanma meydana gelmesi halinde kovuşturma yapılması için şikayet şartı aranmamakta; 3 üncü bentte de, birkaç kişinin yaralanması halinde 1 ve 2 nci bentlerde öngörülen cezalar yerine daha ağır cezalar öngörülmektedir.
Somut olayda; sanığın, TCKnın 456 ncı maddesinin 4 üncü fıkrasında belirlenen şekilde beş kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği, eyleminin TCKnın 459 uncu maddesinin 1-3 üncü bendine (ilk cümle) uyduğu, yaralananların şikayetçi olmamaları sebebiyle Askeri Savcılıkça bu suçtan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi gerekirken kamu davası açıldığı görülmektedir. Bu nedenle sanık hakkında, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan açılan kamu davasının düşmesine karar verilerek, TCKnın 79 uncu maddesi dikkate alınmadan doğrudan eylemine uyan ASCKnın 137 nci maddesi gereğince uygulama yapılması gerekirken, (kısa karar da alt sınırdan uygulama yapıldığı belirtilmesine karşın) TCKnın 459 uncu maddesinin 3 üncü bendinin birinci cümlesinde yazılı cezanın üst sınırı esas alınarak ceza uygulaması yapılması yasal ve isabetli bulunmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, mahkumiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221 inci maddesi gereğince uygulama yönünden BOZULMASINA,
18.01.2006 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy