(1632 S. K. m. 47, 87, Ek. m. 8) (5237 S. K. m. 50) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4) (353 S. K. m. 217)
Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık Vet. Er Akif GÜKEM hakkındaki 15inci P.Tüm.K.lığı Askeri Mahkemesinin 28.09.2005 tarih ve 2005/731-527 sayılı mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 03.02.2006 tarih ve 2006/664 sayılı onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dava dosyası üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 09.06.2005 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 87/1(hizmete ilişkin emri hiç yapmayanlar cümlesi) ve TCKnın 59/2nci maddeleri uygulanıp sonuç olarak 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Hükmün sanık tarafından Cep telefonunu Birliğine girerken yapılan aramada üzerinde unuttuğunu söyleyerek teslim ettiğini, yasaklayıcı emrin açıklanıp incelemek üzere kendisine verilmediğini, cezanın paraya çevrilip ertelenmemesinin Kanuna aykırı olduğunu belirten bir dilekçeyle temyiz edildiği, tebliğnamede onama yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede; Gemlik Köp.Ürt.ve Eğt.Tb.Bak.Bölüğünde askerlik hizmetini yapmakta olan sanığa, kışla dahilinde cep telefonu bulundurulmayacağına ve kullanılmayacağına ilişkin yasağı kapsayan 41 No.lu günlük emrin 30.05.2005 günü içtimada okunup açıklanmasına ve konu ile ilgili olarak Bölük Komutanınca defalarca sözlü olarak emir verilmiş olmasına karşın, 09.06.2005 günü yapılan gece eğitiminde durumundan şüphelenilen sanığın üzerinde Bölük Astsubayınca yapılan önleyici aramada açık ve çalışır vaziyette Nokia marka cep telefonu bulunduğu ortaya çıkmış olup, Mahkemece dosyada mevcut elverişli delillere uygun olarak maddi vakıanın açıklandığı şekilde belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Kışlada cep telefonu bulundurulması ve kullanılmasının yasaklanmasına ilişkin emrin emniyet, istihbarata karşı koyma, sabotaj ve saldırı, kazaları önleme, gizlilik, disiplin ve moral konuları esas alınmak suretiyle ve bu konularda doğabilecek zaaf ve tehlikeleri önlemek amacıyla düzenlenmiş bir hizmet emri olduğunda kuşku bulunmayıp; bu düzenlemede haberleşme hürriyetinin özüne dokunulmamış, güvenlik gerekleriyle sadece haberleşme araçlarından biri olan cep telefonunun kışla içinde kullanılması yasaklanmıştır.
Hizmete ilişkin emrin sanığa içtimada tebliğ olunduğu konusunda kuşku olmayıp, olay günü kışla dahilinde gece eğitiminde üzerinde taşıdığının belirlenmiş olması karşısında sübuta yönelik temyiz nedenlerinde haklılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, sanığın kendisine tebliğ olunarak malum ve muayyen hale getirilmiş hizmet emrini hiç yapmayarak 4551 sayılı Kanunla değişik ASCKnın 87nci maddesinin 1inci fıkrasının birinci cümlesinde yazılı tanıma uygun fiili suç kastıyla hareket ederek yapmak suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği sabit olup, Mahkemece yerinde ve uygun gerekçelerle savunmaya itibar olunmayarak suçun sübutunu kabul ve vasfını tayinde, asgari hadden ceza tayininde, usul ve uygulamada, sırf askeri suç niteliğinde olan emre itaatsizlikte ısrar suçundan dolayı gerek 647 sayılı Kanunun 4/son maddesi ve gerekse ASCK'nın Ek-8inci maddesi hükmü uyarınca cezanın 5237 sayılı TCKnın 50nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesinin ve ASCKnın 47/A ve Ek-8inci maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesinin kanuni imkansızlığı nazara alınarak bu yönde bir uygulama yapılmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın yerinde görülmeyen temyizinin reddi ile mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Üye Hakim Albay Ramazan ŞAFAK, eylemin disiplin tecavüzü niteliğinde olduğu, yaptırımının disiplin cezası olduğu, emrin askeri hizmete ilişkin olmaması nedeniyle emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşmadığı görüşü ile çoğunluk görüşüne katılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın yerinde görülmeyen temyizinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönünden Kanuna uygun bulunan mahkumiyet hükmünün ONANMASINA, Tebliğnameye uygun olarak, 15.02.2006 tarihinde, Üye Hakim Albay Ramazan ŞAFAKın muhalefeti nedeniyle oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy