(1632 S. K. m. 66) (765 S. K. m. 46, 47, 59, 71) (5237 S. K. m. 32, 62) (353 S. K. m. 221)
Müteaddit mükerrer firar suçundan sanık Ulş. Er Selçuk Kuzu hakkındaki 2 nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 20.09.2005 gün ve 2005/811-443 sayılı mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından yasal sürede temyiz edilmesi üzerine, Başsavcılığın 03 Şubat 2006 tarih ve 2006/665 sayılı onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM I: Askeri Mahkemece; sanığın 12.10.2001-17.04.2002 ve 27.04.2002-25.07.2002 tarihleri arasında temadi eden müteaddit mükerrer firar suçunu işlediği sabit görülerek ASCKnın 66/2-c ve TCKnın 59/2 nci maddelerinin iki kez tatbiki ve TCKnın 71nci maddeleri gereğince neticeten iki yıl on altı ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ I: Sanık hükmü süresinde özetle; hakkında düzenlenmiş üç ayrı sağlık kurulu raporu bulunduğunu, raporların eksik inceleme sonucu düzenlendiğini, GATA Profesörler Kurulunca düzenlenen sağlık raporunun tarafına tebliğ edilmediğini ve itiraz hakkını kullanmadığını öne sürerek temyiz etmiştir (Dz.225-227).
DAİRE KARARI: Askeri Yargıtay 1 nci Dairesinin 18.05.2005 gün ve 2005/571-560 sayılı ilâmı ile hükmün usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir (Dz.234-235).
HÜKÜM II: Askeri Mahkemece; Askeri Yargıtayın bozma ilamına uyulmasına karar verildikten ve eksiklik giderildikten sonra sanığın,
1) 12.10.2001-17.04.2002 tarihleri arasında mükerrer firar suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 66/2-c ve 5237 sayılı TCKnın 62 nci maddelerinin tatbiki suretiyle bir yıl sekiz ay hapis ile cezalandırılmasına,
2) 27.04.2002-25.07.2002 tarihleri arasında mükerrer firar suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 66/2-c ve 5237 sayılı TCKnın 62 nci maddelerinin tatbiki suretiyle bir yıl sekiz ay hapis ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir (Dz.246-247).
TEMYİZ II: Bu hüküm sanık tarafından süresinde özetle; Hakkındaki mahkumiyet kararının eksik inceleme sonunda verildiği, firar etmesinin psikolojik rahatsızlığından kaynaklandığı, GATA Profesörler Kurulunca hakkındaki müşahede kağıtları ve kıta anket formundaki gözlem ve bilgiler incelenmeden karar verildiği, GATA Profesörler Kurulu Raporunun kendisine tebliğ edilmediği, bu sebepli itirazlarını bildiremediği, yokluğunda karar verildiği öne sürülerek temyiz edilmiştir. (Dz.256).
Dosyanın incelenmesinde;
Askeri Mahkemece; sanığın 14.05.2001 tarihinde kesinleşen firar suçundan almış olduğu ceza infaz edilerek 08.10.2001 tarihinde şartla salıverildiği, birliğine katılan sanığın 12.10.2001 tarihinde yat yoklamasında olmadığının ve firar etmiş olduğunun tespit edildiği, 17.04.2002 tarihinde yakalandığı ve 26.04.2002 tarihinde birliğine teslim edildiği, ancak sanığın 27.04.2002 tarihinde tekrar birliğinden firar ettiği, 25.07.2002 tarihinde yakalandığı, 31.07.2002 tarihinde birliğine teslim edildiği, böylece sanığın 12.10.2001-17.04.2002 ve 27.04.2002-25.07.2002 tarihleri arasında müteaddit mükerrer firar suçunu işlediği sabit görülerek hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de;
Askeri Mahkemece; sanığın askere gelmeden önce uyuşturucu kullandığını ve psikolojik sorunları nedeniyle askere geldikten sonra tedavi gördüğünü beyan ettiğinden, buna ilişkin muayene ve tedavi belgeleri kıta şahsi dosyasından getirtilmiş ve sanığın daha önce iki ayrı firar suçundan mahkum olduğu hususu da dikkate alınarak sanık, psikiyatri uzmanına muayene ettirilerek Malatya Asker Hastanesinde müşahede altına alınmış, müşahedesi sonucunda sanığın TCK. nun 46 ve 47 nci maddelerinden yararlanamayacağına, ancak kronik nitelik kazanmış antisosyal kişilik tanısıyla 27.04.2004 tarihinden itibaren askerliğe elverişli olmadığına ilişkin adli rapor(Dz.104) ile sağlık raporu(Dz.121) düzenlenmiş, raporda sanığın askerliğe elverişsizliğine neden olan antisosyal kişiliğin hangi tarihten itibaren kronik nitelik kazandığı açıklığa kavuşturulmamış olduğundan, bu hususun açıklığa kavuşturulması ve askerliğe elverişsizlik halinin birinci suç tarihi olan 12.10.2001-17.04.2002 tarihlerini de kapsayıp kapsamadığının tespiti için GATA Profesörler Kurulundan rapor alınmasına karar verilmiş, 10.03.2004-30.03.2004 tarihleri arasında GATA da müşahede altına alınan sanık hakkında tanzim edilen adli rapor(Dz.199) ile sağlık raporunda(Dz.205), sanıktaki antisosyal kişiliğin TSK. Sağlık Yeteneği Yönetmeliği esaslarına göre kronik nitelik kazanmadığı ve sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar daha önce Malatya Asker Hastanesince sanığın 27.04.2004 tarihinden itibaren askerliğe elverişli olmadığı şeklinde rapor düzenlenmiş ise de, As. Yrg. Drl. Krl. nun 14.06.1990 tarih ve 1990/93-89 sayılı kararında da belirtildiği gibi, askerlikle ilgili sağlık konularında başvurulabilecek en yetkili kurul GATA Profesörler Kurulu olduğundan, Malatya Asker Hastanesince sanık hakkında tanzim edilmiş olan rapora itibar edilmemiş, bu nedenle sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu sonucuna varılmıştır.
Kusur yeteneğine etkisi nedeniyle ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan akıl hastalığı ve akıl zayıflığı konusundaki Mülga 765 sayılı TCKnın 46/1inci maddesi, Fiili işlediği zaman şuurunun veya harekatının serbestisini tamamen kaldıracak surette akıl hastalığına duçar olan kimseye ceza verilemez, 47/1inci maddesi de, Fiili işlediği zaman şuurunun veya harekatının serbestisini ehemmiyetli derecede azaltacak surette akli maluliyete müptela olan kimseye verilecek ceza aşağıda yazılı şekilde indirilir hükümlerini içermekteyken;
01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnın 32nci maddesi ile;
(1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez...
(2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ...Diğer hallerde verilecek ceza ... indirilebilir şeklinde yeni bir düzenleme yapılmış bulunmaktadır.
5237 sayılı TCKda, 765 sayılı TCKdan farklı olarak tam akıl hastalığı-kısmi akıl hastalığı ayırımı yapılmamış, akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olması şartları aranmıştır.
Bu yeni düzenleme kapsamında sanığın suç tarihlerinde TCKnın 32/1-2nci maddeleri kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte ruhsal bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığının sanığı muayene edecek psikiyatri uzmanı bir bilirkişi mütalaası doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönünden hükmün noksan soruşturma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, yasaya aykırı görülen mahkumiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
Tebliğnameye aykırı olarak, 15.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy