(1632 S. K. m. 63) (5237 S. K. m. 45, 46, 49, 50) (647 S. K. m. 4, 5) (5252 S. K. m. 6, 9) (765 S. K. m. 59, 72) (AYDK. 01.12.2005 T. 2005/112 E. 2005/104 K.)
Bakaya ve Geç İltihak Suretiyle Bakaya suçlarından hükümlü terhisli P.Onb.Abdulselam KANAZ hakkında 9 uncu Mot.P.Tug.Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazı sırasında; Askeri Savcılığın talebi üzerine Askeri Mahkemece verilen 25.10.2005 gün ve 2004/1613-1117 esas ve karar sayılı Duruşmasız İşlere Ait Karara karşı hükümlü tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazın kabulüne karar verilmesi görüşünü içeren 03.02.2006 gün ve 2006/678 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gelen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece, 29.12.2004 gün ve 2004/1613-1117 esas ve karar sayılı hükümle, Ter.P.Onb.Abdulselam KANAZın;
1. 28.11.2000-11.11.2003 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 63/1-A (üç aydan sonra yakalananlar cümlesi), ve TCK'nın 59/2 maddeleri uyarınca beş ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. 15.11.2003-24.05.2004 tarihleri arasında Geç İltihak Suretiyle bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 63/1-B, TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri uyarınca üç yüz yetmiş bir milyon iki yüz elli bin TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca on ayda ve on eşit taksitte tahsiline, ayrıca gecikme zammı uygulanmasına karar verilmiştir.
Taraflarca temyiz edilmeyen hüküm 10.03.2005 tarihinde kesinleşmiş ve infaza verilmiştir.
İnfaz aşamasında önce 02.05.2005 gün ve 2004/ 1613-1117 sayılı DİAK ile infazın 01.06.2005 tarihine kadar durdurulmasına bilahare Askeri Savcılığın talebi üzerine; Askeri Mahkemece itiraza konu karar ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün ele alınarak, hükümlünün bakaya suçu ile ilgili olarak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın ağır hapis cezasını kaldırmış olması nedeniyle hükümlü hakkındaki ağır hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 45, 46 ve 5252 sayılı Kanunun 5349 sayılı Kanunla değişik 6 ncı maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasına çevrilmesine, hapis cezasının da 647 sayılı Kanunun 4 ve 5237 sayılı TCK'nın 50/1, 4421 sayılı Kanunun 3, 5252 sayılı Kanunun 5349 sayılı Kanun ile değişik 5 inci ve 5335 sayılı Kanun ile değişik 5083 sayılı Kanunun 2/son maddeleri uyarınca 1350.00 -YTL. Adli para cezası üzerinden infaz edilmesine,
Gis. Bakaya suçundan verilen 371.250.000.-TL ağır para cezasında 5237 sayılı TCK'nın 50/1, 4421 sayılı Kanunun 3, 5252 sayılı Kanunun 5349 sayılı Kanunla değişik 5 inci ve 5335 sayılı Kanun ile değişik 5083 sayılı Kanunun 2/son maddesi uyarınca 275.00-YTL adli para cezası üzerinden infaz edilmesine,
Hükmedilen aynı neviden adli para cezalarının 765 sayılı TCK'nın 72 nci maddesi uyarınca toplanarak 1625.00-YTL adlı para cezası üzerinden infaz edilmesine,
Karar verilmiştir.
Hükümlü tarafından süresinde verilen dilekçe ile; özetle, isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, verilen para cezasının fahiş olduğu, suç işleme kastının bulunmadığı, duruşma açılmamasının doğru olmadığı gibi karara karşı temyiz yolu yerine itiraz yolu belirlenmesinin de doğru olmadığı ileri sürülerek itiraz edilmiştir.
Tebliğnamede itirazın kabulüne karar verilmesi görüşü belirtilmiştir.
Her ne kadar sanık itirazında kanun yolunun temyiz olması gerektiğini ileri sürmüş ise de; hükümlünün başvurusunun duruşmasız işlere dair karara yönelik olması nedeniyle itiraz kapsamında olduğu anlaşılmakla itiraz incelemesi yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; hükümlü hakkında ASCKnın 63/1-A maddesinde yazılı yakalanmakla son bulan bakaya suçundan dolayı verilen 5 ay ağır hapis cezasına ilişkin kesinleşmiş hükmün 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnın 45, 46 ve 5252 sayılı kanunun 5349 sayılı Kanunla değişik 6 ncı maddesi uyarınca önce hapis cezasına çevrilmesine, bu cezanın da 647 sayılı Kanunun 4 ve 5237 sayılı TCKnın 50/1, 4421 sayılı Kanunun 3, 5252 sayılı kanunun 5349 sayılı kanunla değişik 5 ve 5335 sayılı kanunla değişik 5083 sayılı kanunun 2/son maddesi uyarınca suç tarihi itibarıyla günlüğü 9.00 YTL üzerinden adli para cezasına dönüştürülmesine ve hükümlünün 1.350.00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına;
Geç iltihak suretiyle bakaya suçundan verilen 371.250.000.TL. ağır para cezasının da 5237 sayılı TCKnın 50/1, 4421 sayılı Kanunun 3, 5252 sayılı kanunun 5349 sayılı kanunla değişik 5 ve 5335 sayılı kanunla değişik 5083 sayılı kanunun 2/son maddesi uyarınca günlüğü 11.00 YTL üzerinden adli para cezasına dönüştürülmesine ve hükümlünün 275.00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına;
Aynı neviden adli para cezalarının 765 sayılı TCKnın 72 nci maddesi uyarınca toplanarak 1625.00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 29.12.2004 gün ve 2004/1613-1117 sayılı ilk kararda belirtilen şekilde taksitlendirilmesine karar verilmiştir.
5252 sayılı kanunun lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul başlığını taşıyan 9/1inci maddesi; 1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak; Türk Ceza Kanununun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir hükmünü içerdiğinden, inceleme konusu meselenin hiçbir araştırma ve yargılama faaliyeti gerektirmeyen bir yönünün bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnın 49/2 nci maddesinde 1 yıl veya daha az süreli hapis cezalarının kısa süreli hapis cezası olduğu belirtildikten sonra, 50/1 inci maddesinde de kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların neler olduğu açıklanmıştır.
Bahse konu madde; kısa süreli hapis cezasının, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
Adli para cezasına veya en az iki yıl süreyle bir meslek ve sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye yada mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle belirli bir yere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya veya mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya çevrilebileceğini öngörmüştür.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; hükümlü Abdulselam KANAZın mahkûm olduğu kısa süreli (5 ay) hapis cezasının adli para cezasına çevrilmek suretiyle infazı, 5237 sayılı TCKnın 50nci maddesinin öngördüğü tek seçenek değildir.
Maddede belirtilen alternatif yaptırımların uygulanabilmesi için ise, öncelikli olarak; hükümlünün sosyal ve ekonomik durumuna ilişkin ayrıntıların bilinmesi, hükümlünün bu yaptırımlardan hangisini talep ettiğinin dikkate alınması ve nihayetinde de alternatif nitelikteki bu yaptırımlardan hangisinin diğerlerine oranla tercih edildiğinin yargısal denetimine imkân verecek gerekçelerle açıklanması gerekmektedir.
Keza; hükmolunan kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevirme işleminin hangi nedenden dolayı asgari had esas alınarak yapıldığı ve sonuç adli para cezasının ne sebepten dolayı taksitlendirildiği konularında kanuni gerekçe gösterilmesi zorunludur. Her biri birbirinden ayrı biçimde takdir ve değerlendirme yapılmasını gerektiren bu konular hakkında karar verilebilmesi için, tarafların konuyla ilgili talep ve istemlerinin ne merkezde olduğunu bildirebilmelerine yasal imkân sağlanması gerekmektedir.
Bu değerlendirmelerden de anlaşılacağı üzere; Askeri Savcı ve hükümlünün katılımı ile başlayıp, 353 sayılı ASMKYUKnın öngördüğü usul ve esaslar dâhilinde duruşma açılmak suretiyle icrası gereken yargılama faaliyeti yerine evrak üzerinden yapılan incelemeyle (duruşma açılmadan) karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu, sonucuna varılmış ve itiraza atfen hükmün usule aykırılık sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.(As.Yrg.Drl.Krl.nun 01.12.2005 gün ve 2005/112-104 sayılı kararı da bu yöndedir.)
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hükümlünün itirazına atfen ve resen, itirazın KABULÜNE ve 9 uncu Mot.P.Tug.Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 25.10.2005 gün ve 2004/1613-1117 esas ve karar sayılı Duruşmasız İşlere Dair Kararının, 353 sayılı Kanunun 202 ve 204 üncü maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,
Hükümlünün cezasının infazının ERTELENMESİNE; Hükümlü hakkında Mahkemesince yeniden DURUŞMA AÇILMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 15.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy