(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59, Ek m. 6) (647 S. K. m. 4, 5) (6183 S. K. m. 51) (5083 S. K. m. 1, 2, 3) (353 S. K. m. 217, 220, 221) (5275 S. K. m. 122) (YCGK 04.03.2003 T. 2003/7-1 E. 2003/17 K.) (YCGK 15.04.2003 T. 2003/9-96 E. 2003/104 K.)
Geç iltihak suretiyle bakaya suçundan sanık P.Er Feyzi BARÇE hakkındaki 2 nci Kor.K.lığı Askeri Mahkemesinin 30.12.2004 tarih ve 2004/1702-1042 sayılı mahkumiyet hükmünün sanık tarafından yasal sürede temyizi üzerine, Başsavcılığın 3 Şubat 2006 tarih ve 2006/681 sayılı hükmün bozulup, düzeltilerek onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 20.03.2004 - 20.04.2004 tarihleri arasında kendiliğinden katılmakla sona eren geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCK'nın 63/1-A, TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri uyarınca 1.113.750.000.-TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, verilen ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca aylık 20 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline, cezanın ödenmemesi hâlinde 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesi gereğince gecikme zammı uygulanmasına karar verilmiştir (Dz.32-33).
Bu hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından, Maddi durumum kötü olduğundan dolayı ve asker olduğum için bu parayı ödeyemem. Verilen cezanın azaltılmasını, dosyanın bir üst mahkemeye gönderilmesini... denilerek temyiz edilmiştir (Dz.36).
Tebliğnamede ise, hükmün bozulup düzeltilerek onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Adına çıkarılan son yoklama çağrı pusulası kendisine veya kanuni yakınlarına tebliğ edilemediği (Dz.24, 27) için 21-27 Mayıs 2001 tarihleri arasında emsalleriyle birlikte askere sevkedilemeyen sanığın, kendi beyanlarına göre, 2004 yılı Ocak ayı içerisinde işlediği bir suç nedeniyle tutuklanarak kapatıldığı Alanya Kapalı Cezaevinden tahliyesini müteakip serbest bırakılmayarak 03 Mart 2004 tarihinde Alanya Askerlik Şubesine teslim edildiği, 04.03.2004 günü son yoklamasını yaptırmasını (Dz.26) müteakip eğitim birliğine sevkedilen sanığın, yoklama kaçağı statüsünde bulunmaması nedeniyle 1111 sayılı Askerlik Kanununun 43 ncü maddesi gereğince tanınması gerekli 15 gün hazırlık ve 1 günlük yol süresi sonunda en geç 20.03.2004 günü sevkedildiği Manisa 1 inci P.Eğt.Tug.8 inci P.Eğt.A.K.lığına katılması gerekirken katılmadığı, bir süre gecikerek 20.04.2004 tarihinde kendiliğinden birliğine katıldığı, sanığın eğitim birliğine zamanından katılmasını engelleyecek yasal, objektif ve makbul bir mazeretinin bulunmadığı, böylece 20.03.2004 - 20.04.2004 tarihleri arasında kendiliğinden katılmakla sona eren geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Maddi sorunlarının askerlik hizmetine tercih edilebilecek mazeretlerden sayılmaması, keza verilen para cezasının yeterli miktarda taksitlendirilmiş olduğu dikkate alındığında, sanığın maddi durumunun kötü ve ayrıca asker olması nedeniyle verilen para cezasının ödeyemeyeceği şeklindeki temyiz taleplerinde haklılık payı bulunmadığı görülmüştür.
Askeri Mahkeme tarafından haklı ve yerinde gerekçelere dayanılarak kurulan mahkumiyet hükmünde usul, sübut, vasıf, uygulama maddesi ve cümlesi, temel cezanın tayini, takdiri indirimin uygulanması ve kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesinde kullanılan takdir yönünden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı,
Ancak, 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 1, 2 ve 3, 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 sayılı Kanunun 22, 4421 sayılı Kanun ile değişik 647 sayılı Kanunun 4/1, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 2/2, Ek 2, Ek 6 ncı maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2003 gün; 2003/7-1 Es. 2003/17 Ka., keza 15.04.2003 gün; 2003/9-96 Es. 2003/104 Ka. sayılı kararları birlikte değerlendirildiğinde ve sanık lehine hareket edilerek; para cezalarında bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarların nazara alınmayacağına ilişkin kuralın 647 sayılı Kanunun 4/1 maddesinde bir gün hürriyeti bağlayıcı cezaya karşılık tutulan para cezası miktarının her takvim yılı bakımından 765 sayılı Türk Ceza Kanununa 4421 sayılı Kanun ile eklenen Ek 6ncı maddesi uyarınca yeniden belirlenmesi sırasında da dikkate alınması gerektiği;
Kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların para cezasına dönüştürülmesinde, beher gün karşılığının 1999 yılı için (2 ila 3 YTL), 2000 yılı için (3 ila 4 YTL), 2001 yılı için (4 ila 6 YTL), 2002 yılı için (6 ila 9 YTL), 2003 yılı için (9 ila 14 YTL), 2004 yılı için (11 ila 17 YTL) ve 2005 yılı için (12 ila 18 YTL) adli para cezası olacağı;
Somut olayda, sanık hakkında geç iltihak suretiyle bakaya suçundan dolayı ASCK'nın 63/1-A ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri uyarınca verilen iki ay on beş gün hapis cezası 647 sayılı Kanunun 4/1 inci maddesi uyarınca para cezasına çevrilirken suç tarihi de dikkate alındığında, beher günün 11 YTL üzerinden hesaplanarak 825 YTL adli para cezasına çevrilmesi gerekirken 1.113.750.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, keza 647 sayılı Kanunun para cezasına gecikme zammı uygulanmasını öngören 51 inci maddesi hükmünün 01.06.2005 tarihli Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında Kanunun 122 nci maddesi ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle uygulama olanağı bulunmadığından, bu doğrultuda karar verilmiş olması kanuna aykırı olmakla birlikte, söz konusu değişikliklerin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeden düzeltilmesinin mümkün olduğu, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyizinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Ancak uygulama yönünden kanuna aykırı olan hükmün sanığın temyiz istemine atfen ve re'sen, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca sonuç ceza olan ağır para cezasına ilişkin bölümünün BOZULMASINA;
Mahkumiyet hükmünün, sanık hakkında tayin edilen iki ay on beş gün hapis cezasının beher günü onbir Yeni Türk Lirası (11 YTL) üzerinden 825 YTL. Adli para cezasına çevrilmesine, 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi uyarınca bu cezasının aylık eşit taksitler halinde 20 ayda alınmasına, taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde kalan miktarının tamamının muaccel olmasına, bu durumda ödenmeyen miktara gecikme faizi uygulanmasına yer olmadığına şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, 15.02.2006 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy