(1632 S. K. m. 87)
Dava: Emre itaatsizlikte ısrar suçundan sanık halen TSK. ile ilişiği kesilmiş P.Astsb. Çvş. Ahmet Münir ADIKTI hakkındaki 2 nci Hv.Kv.K.lığı Askeri Mahkemesinin 27.10.2004 tarih ve 2004/86-445 sayılı beraet hükmünün Askeri Savcı tarafından yasal sürede sanık aleyhine temyizi üzerine, Başsavcılığın 27 Aralık 2005 tarih ve 2005/5572 sayılı hükmün onanması görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, üzerine atılı bulunan 09.06.2001-28.07.2001 tarihleri arasında emre itaatsizlikte ısrar suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla beraetine karar verilmiştir (Dz.154).
Askeri Savcı bu hükmü sübut yönünden yasal süresi içinde sanık aleyhine temyiz etmiştir (Dz.156, 165).
Tebliğnamede ise, yasaya uygun olan beraet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede;
Dosya içeriğinden; sanığın Kuzey Irak/Zaho üs bölgesinde üs bölgesi komutanı olarak görev yaptığı, 28.07.2001 tarihinde bölük teknisyeni tarafından yapılan araç muayenesinde, harekat bölgesinde 09.06.2001-28.07.2001 tarihleri arasında bulunan 256997 plakalı M113 A1 ZPT aracının transmisyon çevre civatası altında yaklaşık 20 cm lik bir çatlak oluştuğunun tespit edildiği (Dz.17), sanığın söz konusu aracı müteaddit kere şoför Akif YULCUya vermeyerek kendisinin kullandığı, araçların yerinde çalıştırılacağı-hareket ettirilmeyeceği hususunu içeren Zahorole Üs Bölgesi görev talimatı ile aracı sürücüsünden başkasının kullanmayacağına ilişkin emirlerin sanığa tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Tanıklar Yusuf GÜNAY, Vakkas BAYGÜL, Serkan KAYA, Abdullah ÇAĞLAR, Sedat SALIK ve Mehmet SÖNMEZ ifadelerinde sanığın bir çok kez ZPT aracını-üstelik hızlı bir şekilde ve kendi zevkini tatmin için-kullandığını belirtmekte yine hizmette tekasül sonucu askeri aracın mühimce hasarına sebebiyet vermek suçundan sanık şoför Er Akif YULCU da (hakkındaki beraet kararı temyiz edilmemiştir) görev dışında zevk için kullanılma yanında tüplerin değişimi gibi hizmetler için de kullanıldığını ama bu görevlerde de sanığın aracı sürdüğünü ifade etmektedir.
Mahkemece bütün kullanımlarda sanığın şahsi zevk için kullanma özel kastından bahsedilmiş ve eylemler bir bütün olarak askeri aracı özel menfaatinde kullanma suçu şeklinde nitelendirilmiş, sanığın bu suçtan ertelemeli olarak mahkûmiyetine karar verilmiş, bu karar taraflarca temyiz edilmemiştir.
Gerçekten de arızalı malzeme sevki veya ikmal amacıyla da olsa araç her fırsatta bizzat sanık tarafından kullanılmış; sanık direksiyon kullanmak hususundaki arzu ve hevesini bu suretle karşılamak istemiş olduğundan, sanığın ayrıca temyize gelinmeyen Askeri aracı hususi menfaatinde kullanmak suçuna konu edilen bu kullanma eyleminin ayrıca emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturmayacağı görülmekte, beraet hükmünde usul ve esas yönünden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Sonuç ve karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının kabule değer görülmeyen temyiz nedenlerinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden kanuna uygun kurulan beraet hükmünün ONANMASINA;
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, 18.01.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy