(1632 S. K. m. 47, 91, Ek. m. 8) (765 S. K. m. 59) (5237 S. K. m. 50, 62)
Üste fiilen taarruz suçundan hükümlü Top. Onb.Enis ÇAKAR hakkındaki 9uncu P.Tüm.K.lığı Askeri Mahkemesinin 13.07.2005 tarih ve 2001/1163-717 Müt. sayılı duruşmasız işlere dair kararına hükümlü tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 06.02.2006 tarih ve 2006/712 sayılı ve itirazın reddi istemini içeren tebliğnamesine bağlı olarak gönderilen evrak üzerinden yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
9uncu P.Tüm. K.lığı Askeri Mahkemesinin 16.10.2001 tarih ve 2001/1163-717 esas ve karar sayılı hükmü ile Top. Onb. Enis ÇAKARın 15.06.2001 tarihinde işlediği üste fiilen taarruz suçundan dolayı ASCKnın 91/1(az vahim hâl fıkrası) ve 765 sayılı TCKnın 59/2nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu hükmün Askeri Yargıtay 1inci Dairesinin 01.05.2002 tarih ve 2002/417-414 esas ve karar sayılı ilâmıyla onanarak kesinleştiği,
İnfaz aşamasında, Cumhuriyet Savcılığının talebi ile harekete geçen Askeri Savcılığın infaz edilecek cezanın belirlenmesi istemi üzerine, 9uncu P.Tüm.K.lığı Askeri Mahkemesinin 13.07.2005 tarih ve 2001/1163-717 Müt. sayılı duruşmasız işlere dair kararıyla, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren yasaların hükümlü yönünden lehe bir durum yaratmadığı belirtilerek üste fiilen taarruz suçundan dolayı verilen 5 ay hapis cezasının kesin hükümde belirtildiği şekilde ve 647 sayılı Kanunun infazla ilgili hükümlerine göre yerine getirilmesine karar verildiği,
Hükümlünün bu karara karşı lehe hükümler getiren 5237 sayılı TCKnın uygulanması, cezasının paraya çevrilip ertelenmesi gerektiğini belirterek itiraz ettiği, tebliğnamede, itirazın reddi yönünde görüş bildirildiği, anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede;
İnceleme konusu kesinleşmiş hükümle, hükümlünün sabit sayılan üste fiilen taarruz eylemi nedeniyle ASCKnın 91/1inci maddesi uyarınca temel ceza olarak hapis cezası verilmiş olup bu madde hâlen yürürlükte olduğundan ve 5237 sayılı TCKnın hükümleri anılan maddede bir değişiklik yapmadığından lehe kanun kuralının uygulanmasını gerektiren bir durum söz konusu değildir. Yine hükümlü hakkında 765 sayılı TCKnın 59/2nci maddesi uyarınca 1/6 oranında uygulanan takdiri indirimin, 31.03.2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı TCKnın 62inci maddesinde de indirim için aynı şekilde 1/6 oranının benimsenmesi karşısında, hükmün değiştirilmesini gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
Öte yandan, sırf askeri suç niteliğinde olan üste fiilen taarruz suçundan dolayı 5329 sayılı Kanunla değişik ASCK'nın Ek-8inci maddesi hükmü uyarınca cezanın 5237 sayılı TCKnın 50nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesi mümkün olmadığı gibi, ASCKnın 47/A ve Ek-8inci maddeleri karşısında cezanın ertelenmesine de kanuni imkân bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Mahkemece tesis olunan duruşmasız işlere dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı ve inceleme konusu kesin hükümdeki hapis cezası yönünden lehe kanun kuralının uygulanmasını gerektirir koşulların oluşmadığı görüldüğünden, hükümlünün itirazının reddine karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hükümlünün yerinde görülmeyen itirazının 353 sayılı Kanunun 204üncü maddesi uyarınca REDDİNE,
Tebliğnameye uygun olarak, 15.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy