(1632 S. K. m. 63) (647 S. K. m. 4, 5) (765 S. K. m. 59, 72) (6183 S. K. m. 51) (1111 S. K. 24, 25, 35, 75)
Yoklama kaçağı ve geç iltihak suretiyle bakaya suçlarından sanık terhisli P.Er Hamdullah ARAS hakkındaki 5inci Kor. K.lığı Askeri Mahkemesinin 09.11.2004 tarih ve 2004/1057-736 sayılı mahkumiyet hükümlerinin, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 06.02.2006 tarih ve 2006/716 sayılı bozma görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gönderilen dava dosyası üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 28.08.2001-26.11.2002 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi, TCKnın 59/2nci ve 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca 726.900.000.TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına; 05.12.2002-15.12.2002 tarihleri arasında geç iltihak suretiyle bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 63/1-B maddesi, TCKnın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4/2nci maddesi uyarınca 181.725.000.TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, TCKnın 72nci maddesi uyarınca toplanarak elde edilen 908.625.000.TL. ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğine rağmen 1 ay içinde ödenmemesi hâlinde bu tarihten itibaren ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı Kanunun 51inci maddesinde belirtilen oranın yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına karar verildiği,
Bu hükümlerin sanık tarafından kendisi adına tebliğ yapılan Baddal ARAS ile irtibatının olmadığı, uzun yıllardır Karaburun İlçesinde oturduğu, bu nedenle tebligatın geçersiz olduğu belirtilerek temyiz edildiği,
Tebliğnamede, sanığın öğrencilik durumunun araştırılması ve askerlik şubesinde bulunduğu belirtilen öğrenci belgesine göre adresinin belirlenebiliyor olması hâlinde son yoklama çağrı belgesinin bu yeni adresine çıkarılma zorunluğunun araştırılması için hükümlerin noksan soruşturma nedeniyle bozulması yönünde görüş bildirildiği, anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede, 1981 doğumlu olan sanık adına çıkarılan son yoklama çağrı pusulasının 11.07.2000 tarihinde nüfusta kayıtlı olduğu köy adresinde amcası Battal ARAS kaydı konarak bir şahsa tebliğ edildiği ve 17.07.2000 tarihinde son yoklamasını yaptırmak üzere Sarıkamış Askerlik Şubesinde bulunmasının istenildiği, belirtilen tarihte son yoklamasını yaptırmayan ve emsalleri Ağustos 2001 celbinde 21.08.2001-27.08.2001 tarihleri arasında sevk edilen sanığın yoklama kaçağı olarak aranırken 26.11.2002 günü İzmir Karşıyaka Askerlik Şubesine başvurarak eylemine son verdiği ve aynı gün son yoklamasının yapıldığı, askerlik şubesince 02.12.2003 tarihinde 2 gün yol süresi verilerek Sivas 1inci Mtf. Er Eğt. Taburuna sevk edildiğinde en geç 04.12.2003 günü sonuna kadar katılması gerekirken 15.12.2003 günü gecikerek katıldığı, maddi vakıadır.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 75inci maddesi uyarınca, askerlik çağına giren yükümlülerin şube mıntıkasından 15 günden fazla uzaklaşmaları durumunda bulundukları adresi bildirme yükümlülüğü bulunmakta ve bu yükümlülüğü yerine getirmeyen kişilerin bilinen adreslerinde akrabalarına yapılan tebligatların geçerli olacağı aynı yasanın 24 ve 25inci maddelerinde belirtilmektedir. Sanığın askerlik şubesine adres bildirmemesi nedeniyle kendisine nüfusta kayıtlı olduğu köy adresi itibariyle çağrı çıkarılmış olması yöntemine uygun olup, Askerlik Şubesinde 1998 yılında Karaurgan Lisesinde öğrenci olduğunu gösterir öğrenci belgesinin mevcut olmasından dolayı bu belgenin yeni adres bildirimi olarak kabulüne olanak bulunmamakta ve bu durum bilinen köy adresine tebligat çıkarılmasını geçersiz kılmamaktadır. Öte yandan yapılan soruşturmada nüfus kayıtlarına göre kendisine tebligat yapılan 1963 Doğumlu Baddal ARASın babası ile sanığın dedesinin kardeş oldukları anlaşıldığından, 1111 sayılı Askerlik Kanununun aradığı anlamda akrabaya yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak, Sarıkamış Askerlik Şubesinin Dz.68deki açıklama yazısında sanığın 11.09.1998 tarihinde Karaurgan Lisesinde öğrenci iken 20.09.2000 tarihinde kaydını sildirdiği şeklinde bir açıklama mevcut olup, öğrencilerin askerliklerinin ertesi yıla bırakılmasına ilişkin olan 1111 sayılı Askerlik Kanununun 35/C maddesi gereğince sanığın 01.01.2000 tarihinden sonraki öğrencilik durumunun saptanması ve tebligatın yapıldığı 11.07.2000 tarihinde eğitim-öğretim kurumunun azami öğrencilik süresini aşmamış normal lise öğrencisi statüsünde olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre tebligat tarihinde normal lise öğrencisi ise tebligatın geçersiz kabul edilmesi gerekmektedir. Şayet tebligatın yapıldığı tarihte sanık öğrenime devam ederek sınıfını geçmiş normal öğrenci statüsünde ise, bu öğrencilik durumu itibarıyla ertesi yıla terk işlemi yapılacağını öngörerek son yoklama işlemi için Askerlik Şubesine gitmemesi olağan olup bu durumda 1982 doğumlularla işlem görmesi gerekeceğinden 1981 doğumluların son yoklaması için çıkarılmış tebligat geçersiz olduğundan sanığa yüklenen ve oluşumu birbirine bağlı olan her iki suç da tebligat unsuru ve hazırlık süresi sonunda gün unsuru yönünden oluşmayacaktır.
Açıklanan nedenlerle, Askerlik Şubesinde mevcut öğrenci belgelerinin onaylı suretlerinin dosyaya celbi ile sanığın uzun yıllardır İzmir Karaburun İlçesinde ikamet ettiğine dair beyanı itibarıyla Askerlik Şubesince belirtilen Karaurgan Lisesi kaydının Karaburun Lisesi olmasının kuvvetle muhtemel olması da nazara alınarak, anılan Lise Müdürlüğüyle yazışma yapılıp, sanığın hangi tarihte okula kayıt olduğunun, normal lise öğrencisi olup olmadığının, azami öğrencilik süresinin, askerlik çağına girdiği 01.01.2000 tarihini kapsayan 1999-2000 öğretim yılındaki öğrencilik statüsünün, devam durumunun, ilişiğinin hangi tarihte kesildiğinin, ilişik kesmenin sanığın isteğiyle mi yoksa mevzuat gereği okul idaresi tarafından mı yapıldığının sorularak sonucuna göre 11.07.2000 tarihinde yapılan tebligatın öğrenciliğe bağlı olarak geçerli olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, belirten hususlar yerine getirilmeden yoklama kaçağı suçundan dolayı noksan soruşturma ile tesis olunan mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiş; ASCKnın 63/1-B maddesinin uygulanabilirliği 63/1-A maddesi ile yapılacak uygulamaya bağlı olduğundan bu nedenle geç iltihak suretiyle bakaya suçuna ilişkin hüküm de bozulmuştur.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince yoklama kaçağı suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden, geç iltihak suretiyle bakaya suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün diğer suça bağlılık nedeniyle BOZULMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 15.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy