(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 4) (1111 S. K. m. 25) (5252 S. K. m. 5) (353 S. K. m. 221)
Yoklama kaçağı suçundan sanık Vet.Er Fahri ALPAR hakkında 15 nci Kor.Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 06.07.2005 gün ve 2005/420-366 sayılı mahkûmiyete ilişkin hükmün sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilerek temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının 06.02.2006 tarih ve 2006/734 sayılı Tebliğnamesi ekinde hükmün bozulması görüşü ile Dairemize gönderilmekle incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 01.03.1996-28.05.2004 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 63/1-A (üç aydan sonra gelenler cümlesi) TCK'nın 59/2 ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri uyarınca 1.100.YTL. ağır para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık, anılan hükmü savunmasının dikkate alınmadığını ve tarafına tebligat yapılmadığını ileri sürerek temyiz etmiştir.
Tebliğnamede hükmün noksan soruşturma yönünden bozulması görüşü bildirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; sanık adına çıkarılan son yoklama çağrı pusulasının 03.07.1995 tarihinde babasına tebliğ edildiği, 25.07.1995 tarihinde son yoklamasını yaptırması için şubeye başvurmasının istendiği, sanığın bu tarihte gelmediği gibi, emsallerinin ilk kafilesinin sevk edildiği 26.02.1996-29.02.1996 tarihlerinde de son yoklamasını yaptırmadığı, bilahare kendiliğinden Askerlik Şubesine başvurarak son yoklamasını yaptırdığı, böylece 01.03.1996-28.05.2004 tarihleri arasında yoklama kaçağı suçunu işlediğinden bahisle mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Tebliğnamede eylemin sübut bulup bulmadığına dair esaslı bir belge olan son yoklama çağrı pusulasının onaysız fotokopi olduğundan bahisle noksan soruşturma nedeniyle bozma yönünde görüş bildirilmiş ise de; sanık sorgu ve savunması sırasında son yoklama çağrı pusulasının 1995 Temmuz ayında babasına tebliğ edildiğini, ancak kendisinin haberi olmadığını beyan etmiştir (D.22/1). Sanık söz konusu çağrı pusulasının babası tarafından alınmadığı, bu belge altındaki imzanın babasına ait olmadığını ileri sürmemiştir. Suç ve davet cetveli (D.5) içerisindeki bilgiler son yoklama çağrı pusulusundaki bilgileri doğrulamaktadır. Sanık köyünden ayrılarak İzmire giderken 1111 sayılı Askerlik Kanunun 25 nci maddesi uyarınca ikametgah adresini Askerlik Şubesine bildirmemiş, ancak son yoklamasını yaptırdığı aşamada bildirilmiştir. Dolayısıyla köyünde babasına yapılan tebligat yasal tebligat niteliğindedir. Bu nedenle sanığın tarafına tebligat yapılmadığına ilişkin mazereti haklı bir mazeret niteliğinde olmadığı gibi, son yoklama çağrı pusulasının onaysız olması nedeniyle noksan soruşturmadan hükmün bozulması gerektiği yönündeki tebliğnamedeki görüşe de iştirak olunmamıştır.
Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde usul, sübut, vasıf ve takdir yönlerinden kanuna aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak, 5252 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle Kanunlarda öngörülen ağır para cezaları adli para cezasına dönüştürüldüğünden, sanık hakkında hükmün tarihi itibariyle adli para cezası yerine ağır para cezasına hükmedilmesi kanuna aykırı olduğu gibi, sanık hakkında takdiri indirim yapılırken hüküm tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi yerine, mülga 765 sayılı TCK'nın 59/2 nci maddesinin uygulanması da yasaya aykırı görülmüş ve hüküm sanığın temyizine atfen belirtilen nedenlerle uygulama yönünden bozulmuştur.
Bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yoklama kaçağı suçunun uzunluğuna rağmen asgari hadden ceza tayin edilmesindeki hataya işaretle yetinilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmünün BOZULMASINA;
Bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi uyarınca, hükmün 2 nci paragrafının 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak üç ay on gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3 üncü paragrafın; sanık hakkında tertip edilen kısa süreli hapis cezasının bir gün karşılığı 11.00 (Onbir) Yeni Türk Lirası üzerinden sonuç olarak BİNYÜZ YENİ TÜRK LİRASI ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLMESİNE ve hükmün gecikme cezasına ilişkin altıncı paragrafının hükümden çıkarılmasına şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 15.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy