(1632 S. K. m. 63) (765 S. K. m. 59, Ek m. 2, Ek m. 6) (5237 S. K. m. 52, 62) (647 S. K. m. 4, 5) (1076 S. K. Ek m. 6) (5083 S. K. m. 2) (5252 S. K. m. 5) (213 S. K. Mük. m. 298) (5275 S. K. m. 106, Geç. m. 1) (353 S. K. m. 217, 220, 221) (AYDK 17.11.2005 T. 2005/100 E. 2005/98 K.)
Bakaya suçundan sanık Yd.Sb.Aday Adayı(297.KD Çvş.) Hasan TAŞKIN hakkındaki Deniz Kuvvetleri K.lığı Askeri Mahkemesinin 22.06.2005 tarih ve 2005/244-334 sayılı mahkumiyet hükmünün, sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 07.02.2006 tarih ve 2006/755 sayılı onama görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilen dosya üzerinden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın, 01.12.2003-16.12.2003 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCKnın 63/1-A maddesinin yedi günden sonra üç ay içinde gelenler cümlesi, 765 sayılı TCKnın 59/2nci maddesi ve 5252,5335 ve 5083 sayılı Kanunlar nazara alınıp 647 sayılı Kanunun 4üncü maddesi uyarınca beher gün 9.YTLden hesaplanarak 675.YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın 5237 sayılı TCKnın 52/4üncü maddesi uyarınca aylık 10 eşit taksit halinde tahsiline ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmiş olup; bu hükmün sanık tarafından neden gösterilmeksizin temyiz edildiği; tebliğnamede, paraya çevirmenin gerekçesizliğine işaretle hükmün onanması yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede; 2002/1inci grup Yd.Sb.Aday Adayı olarak askerliğine karar alınan ve kendisine grup numarasını gösterir askerlik durum belgesi verilen sanığın çeşitli nedenlerle emsalleriyle sevk edilemeyip en son Ağustos 2003 celbine de katılmadığı için askeri mahkemeye verilmesinin ardından, Aralık 2003 celbine ait TRT duyuruları ile sevke tabi olduğu duyurulmasına rağmen celbe katılmayarak en geç 30.11.2003 günü askerlik şubesine uğrayıp sevk evraklarını almamak suretiyle bakaya durumuna düştüğü, eylemini bir süre devam ettirdikten sonra 16.12.2003 tarihinde askerlik şubesine müracaat ederek bakayalığını sona erdirdiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi, 25.07.1999 tarih ve 23766 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4414 sayılı Kanunla, önceki celplerden bakaya kalıp soruşturma ve yargılanmaları devam eden Yd.Sb.Aday Adaylarının, yargılanmalarının sonuçlanıp sonuçlanmadığına bakılmaksızın ilk celpte sevk edilmelerine olanak tanıyan bir değişiklik yapılmış olup, bu doğrultuda TRTde yayımlanan Aralık 2003 celp duyurusunda da bu husus açıklanmıştır. 1076 sayılı Kanunun Ek 6 ncı maddesine göre TRT ile yapılan duyurular Yd.Sb.Aday Adayları için resmi tebligat işlemi olarak kabul edilmektedir.
Bu durum karşısında, Aralık 2003 celbinde sevk edileceğine dair geçerli tebligat yapıldığında kuşku bulunmayan sanığın, ailesinin geçimini sağlamak için sevke katılamadığına dair savunmasının ve bu yönde mazeret olarak ileri sürdüğü hususların kabule değer görülmeyerek mahkumiyeti yoluna gidilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, sanığın 01.12.2003-16.12.2003 tarihleri arasında suç kastıyla hareket ederek bakaya suçunu işlediği tüm dosya kapsamı elverişli delillerle sabit olup, Mahkemenin yerinde ve uygun gerekçelerle suçun sübutunu kabulde, suç vasfını tayinde, asgari hadden tayin edilen temel cezanın kabul edilen takdiri tahfif sebebiyle indirilmesinde bir isabetsizlik ve kanuna aykırılık bulunmamaktadır.
Tayin olunan kısa süreli hapis cezasının hiç gerekçe gösterilmeden paraya çevrilmesi Kanuna aykırı olmakla birlikte aleyhe temyiz yokluğunda bozmayı gerektirmemektedir. Mahkemece, uygulamaya göre, 27.04.2005 tarihli ve 25798 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2nci maddesinde değişiklik yapan 5335 sayılı Kanunun 22nci maddesi uyarınca, para cezalarında bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların nazara alınmayacağına ilişkin kural, 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesinde bir gün hürriyeti bağlayıcı cezaya karşılık tutulan para cezası miktarının her takvim yılı bakımından 765 sayılı Türk Ceza Kanununa 4421 sayılı Kanunla eklenen Ek 6ncı maddesi uyarınca yeniden belirlenmesi sırasında nazara alınarak, 5252 sayılı Kanunun 5inci maddesiyle Kanunlarda öngörülen ağır para cezalarının adli para cezasına dönüştürüldüğü de göz önünde bulundurulmak suretiyle, tayin olunan 2 ay 15 gün süreli hapis cezasının beher günü 9 YTLden adli para cezasına çevrilmesi isabetlidir.
Ancak, 22.06.2005 tarihinde hüküm tesis eden Askeri Mahkemenin; hüküm verirken takdir edeceği takdiri indirim nedenine bağlı olarak, eski ve yeni kanunda sair cezalar için farklı indirim oranı öngörülmediğini de gözetmek suretiyle, 01.06.2005 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren 5237 sayılı TCKnın cezada takdiri indirim yapılmasını öngören 62/1inci maddesi yerine mülga 765 sayılı TCKnın 59/2nci maddesini uygulaması kanuna aykırı görülerek hükmün bu sebepten dolayı bozulmasına karar verilmiş, bozma nedeninin yeniden yargılamayı gerektirmemesinden dolayı, mahkumiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.(As. Yrg. Drl. Krl. 17.11.2005 tarih ve 2005/100-98 sayılı kararı da aynı mahiyettedir.)
Öte yandan, suç tarihinde yürürlükte olan 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi yerine, sanık yönünden daha aleyhe sonuç doğuracak olan 5237 sayılı TCKnın 52/4üncü maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine dair karar tesisinde de isabet bulunmamaktadır. Bilindiği gibi, 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi 3üncü fıkrasında Mahkeme gerekli gördüğü takdirde, hükmedeceği para cezasının tayin edeceği sürelerde ve belirli taksitlerle ödenmesine de karar verebilir. Ancak taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsili gerektiğini de kararda gösterir. hükmüne yer verilmiş, anılan maddenin 7nci fıkrasında Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içerisinde para cezasını ödemezse, Cumhuriyet Savcısının kararıyla bir gün üç milyon lira sayılmak üzere hapsedilir. şeklinde düzenleme yapılmıştır. Kanunlardaki para cezalarının, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağına ilişkin olan 765 sayılı TCKnın Ek-2nci maddesi ve bu madde hükmünün 647 sayılı Kanunun 5inci maddesindeki miktarlar için de uygulanacağına dair olan Ek-6ncı maddesi uyarınca, 647 sayılı Kanunun 5inci madde 7nci fıkrasında bir gün karşılığı olarak belirlenen 3.000.000.TL tutarı, 2005 yılı itibarıyla 18.YTL olarak belirlenmekle birlikte, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1inci maddesinde, para cezasının ödenmemesi halinde 1 günün 100.YTL olarak hesaplanacağı öngörülmüştür. Oysa, 5237 sayılı TCKnın 52/4üncü maddesinde öngörülen ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesinin yöntemi 5275 sayılı Kanunun 106/3üncü maddesinde belirtilmiş olup, bu maddeye göre ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezası ödenmezse hükümlü Cumhuriyet savcısının kararıyla ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedilecektir. Diğer bir deyişle inceleme konusu 75 gün hapis cezasının karşılığı olan 675.YTL adli para cezasının infazı sırasında örneğin tamamının ödenmemesi durumunda, 647 sayılı Kanunun 5 ve 5275 sayılı Kanunun Geçici 1inci maddesi uyarınca bir gün 100.YTL hesabıyla hükümlü 6 gün hapsedilecek; buna karşın 5237 sayılı TCKnın 52/4 ve 5275 sayılı Kanunun 106/3üncü maddelerine göre hapis süresi 75 gün olacaktır. Görüldüğü gibi, Mahkemenin ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesinin 5237 sayılı TCKnın 52/4üncü maddesine göre yapılmasına dair kararında sanığın aleyhine olması nedeniyle isabet bulunmadığından, hükmün bu nedenle de bozulmasına karar verilmiş; ancak bozma yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükümdeki hatalı olan bu husus düzeltilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz nedenlerinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİNE, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün kanun ve madde numarasının yanlış yazılmış olması yönünden 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Ancak; bozma yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-H madde ve fıkrası gereğince;
Hükmün cezadan takdiri indirim yapılmasına ilişkin satırının sanığın ikrarı lehine takdiri hafifletici neden sayılarak 5237 sayılı TCKnın 62/1inci maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle NETİCETEN İKİ AY ON BEŞ GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA şeklinde,
Hükmün para cezasının taksitle ödenmesine ve ödenmeme halinde yapılacak işleme dair satırının 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi uyarınca hükmolunan 2 ay 15 gün hapisten çevrilme 675.YTL. adli para cezasının 10 eşit taksitte ve ayda bir kez 67,50.YTL ödenmek üzere taksitlendirilmesine, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 15.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy