(5237 S. K. m. 257) (1632 S. K. m. 144) (765 S. K. m. 59, 62, 72, 230) (647 S. K. m. 4, 6)
Askerî mahkemece; sanığın, memuriyet görevini ihmal suçunu işlediği sabit kabul edilerek, ASCK'nın 144'üncü maddesi delaletiyle TCK' nın 230/1, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4/1 ve TCK' nın 72'nci maddeleri gereğince neticeten, 1.485.096.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 6'ncı maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiştir.
Askerî savcı, "sanığın işlediği suçun memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu oluşturduğunu, memuriyet görevini ihmal suçunu oluşturduğu kabul edilse bile, TCK'nın 230/2'nci maddesi ile uygulama yapılması gerektiğini" ileri sürerek, hükmü sanık aleyhine süresinde temyiz etmiştir.
Askerî Yargıtay 1 'inci Dairesinin 6.7.2005 gün ve 2005/733-726 sayılı ilamıyla, lehe kanun hükümlerinin uygulanması yönünde, mahkemesince değerlendirme yapılması gerekçesiyle, vasıf ve uygulama yönlerinden yeni Türk Ceza Kanununa göre hüküm kurulmak üzere mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Askerî mahkemece, bozmaya uyulup sanığın memuriyet görevini ihmal suçunu işlediği sabit kabul edilerek, ASCK'nın 144'üncü maddesi delaletiyle, TCK'nın 230/1, 62/1'inci, 647 sayılı Kanunun 4/1 'inci maddeleri gereğince neti çeten, 1.192 YTL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, verilen adli para cezasının 647 sayılı Kanunun 6'ncı maddesi gereğince ertelenmesine karar vermiştir.
Sanık Müdafii, "müvekkilinin suç işleme kastının bulunmadığını" ileri sürerek hükmü süresinde temyiz etmiştir .
Tebliğnamede ise, mahkûmiyet hükmünün esastan bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
Askerî mahkemece, Edirne İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli iken, Ağrı İl Jandarma Komutanlığına atanan sanığın, Edirne İl Jandarma Komutanlığında 23.7.2003 tarihinde Karargah ve Servis Bölük Komutanlığı emrinde bölük idarî işler astsubayı olarak göreve başladığı, sanığın 1.8.2002-23.7.2003 tarihleri arasında da Edirnenin Enez ilçesinde İlçe Jandarma Komutanlığında görev yaptığı, sanığın Edirne'de bölük idarî işler astsubayı olması nedeniyle, kendisine karargâh ve servis bölük komutanlığı envanterinde bulunan tüm tabancaların zimmetle teslim edildiği, kendisine görevi gereği taşıması için de 18.9.2003 tarihinde teslim senedi ile F 60587 Z Baretta marka tabancanın, 1 adet şarjörün ve 15 adet 9 mm fişeğin teslim edildiği, sanığın eşinin de polis memuru olduğu, ailevî sorunları nedeniyle sanığın eşinin, kendisiyle beraber Edirne'ye tayin olmadığı, tayinin daha sonra Edirne'ye çıktığı, Ocak ayının sonunda Enezden eşyasını getirmek üzere, sanığın 24.1.2004 tarihinde Cumartesi günü garnizon terk alarak Enez'e gittiği, Enez'de daha önce orada çalışırken samimî olduğu, ailecek görüştüğü sivil şahıs R.V.'nin evinde kaldıkları, sanığın Enez'e giderken kendisine daha önce senetle teslim edilen karargâh bölüğünün envanterinde bulunan tabancayı da götürdüğü, 25.1.2004 tarihinde Pazar günü sanığın ailesiyle Enez'den ayrıldığı, ayrılırken Beratta marka tabancasını da evinde kaldığı R.V.'nin evinde unuttuğu, sanığın bu durumu fark ederek R.V.'yi aradığı ve tabancayı gelip alacağını söylediği, R.V.'den tabancayı getirmesini istemediği, sanığın bu durumu amirlerine de söylemediği, sanığın 3.3.2004 tarihine kadar da tabancayı gidip almadığı, yaklaşık 37 gün tabancanın R.V.'nin evinde kaldığı, R.V. hakkında uyuşturucu madde ve ateşli silâhlar bulmak amacıyla, Enez Sulh Ceza Mahkemesinden arama kararı alındığı ve evinde arama yapıldığı, yapılan aramada evin giriş bölümünde bulunan oda içinde bulunan meşalenin üst çukur kısmında beze sarılmış vaziyette sanığın unuttuğu tabancanın 1 adet şarjör ve bu şarjöre basılı 1 adet mermi ve 1 adet boş kovanın bulunduğu, yapılan araştırmada bulunan tabancanın Edirne İl Jandarma Komutanlığı Karargah Servis Bölük Komutanlığı envanterinde depo silahı olarak kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, R.V. hakkında bu nedenle 6136 sayılı Kanuna muhalefetten dava açıldığı, Enez Asliye Ceza Mahkemesi tarafından R.V. hakkında beraat kararı verildiği, R.V.'nin evinde yapılan aramada uyuşturucu maddeye rastlanılmadığı, birkaç av tüfeğinin bulunduğu, sanık F.A.'ya da, birliği komutanlığı tarafından kendisine zimmetlenen silahın garnizon dışına çıkarılamayacağına ilişkin yazılı veya sözlü bir emir verilmediği böylelikle, zararın maddi olmasına gerek olmadığı belirtilerek, sanığın memuriyet görevini ihmal suçunu işlediği kabul edilip mahkûmiyeti cihetine gidilmiş ise de;
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanununun memuriyet görevini ihmal suçunu düzenleyen 257/2'nci maddesinde "Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." denilmektedir.
Askerî mahkemece, kamunun zararının manevî zarar da olabileceği kabul edilerek, mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de, buradaki zarardan sadece ekonomik zararın anlaşılması gerektiği, yani kamunun ekonomik bakımdan zarara uğramış olması hâlinde suçun oluşacağı, sübut bulan maddî olayda ise, ekonomik bir zararın mevcut olmaması karşısında, sanığa isnat edilen suçun unsurlarının oluşmaması sebebiyle beraatına karar verilmesi gerekirken, mahkûmiyetine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy