(1632 S. K. m. 153) (353 S. K. m. 228, 232, 234)
Gayri tâbi mukarenette bulunmak suçundan hükümlü resen TSK. lerinden ayrılmış (E) Hv. P.Üçvş. Burak Yaşar TANER hakkındaki Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 04.05.2004 tarih ve 2004/576-236 sayılı kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüne karşı, hükümlünün ve müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunması üzerine, Başsavcılığın 09 Şubat 2006 tarih ve 2006/808 sayılı talebin reddi görüşünü içeren tebliğnamesi ekinde gelen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığının 4.2.2002 gün ve 2002/100-60 E.K. sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonunda tesis edilen; Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 25.3.2003 gün ve 2003/103-163 sayılı; hükümlünün, ASCKnın 153/2 nci maddesi gereğince TSKlerinden çıkarılmasına ilişkin kararın, yapılan temyiz incelemesi sonucu Askeri Yargıtay 1 inci Dairesinin 19.11.2003 gün ve 2003/966-965 sayılı ilâmı ile cezanın ertelenmeme gerekçesinin yasaya uygun olmaması gerekçesiyle bozulduğu, uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama sonucunda tesis edilen 4.5.2004 gün ve 2004/576-236 sayılı, tecilli, hükümlünün TSKlerinden çıkarılmasına ilişkin kararın taraflarca temyiz edilmemekle 21.6.2004 tarihinde kesinleştiği (Dz.102-104; 245-300).
Kadıköy 3.Asliye Hukuk Hakimliğince bir yargılama nedeniyle istenen dava dosyasının postada kaybolduğu, bu nedenle dosyanın yeniden ihyasına karar verildiği (Dz.66, 65), hükümlünün ve müdafiinin yargılanmanın yenilenmesini talep ettiği (Dz.90, 235, 302), Yusuf KAHRAMAN isimli mağdurun 22.10.2005 tarihinde gönderdiği dilekçesinde; intikam almak için hükümlüye iftira attığını önceki beyanlarının asılsız olduğunu öne sürdüğü (Dz.220-225, 233, 237-244) anlaşılmaktadır.
Tebliğnamede ise, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi yönünde görüş bildirildiği görülmektedir.
Yapılan incelemede;
353 sayılı Yasanın 228 inci maddesinde; hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi sebepleri tahdidi olarak gösterilmiş, aynı kanunun 232 ve 234 üncü maddelerinde de yargılamanın yenilenmesi şartları ve bahis konusu istemin neleri kapsayacağı belirtilmiştir.
Tesis edilen mahkûmiyet hükmü ve Daire kararı yeniden ihya edilen dosya kapsamına göre incelendiğinde;
Sanığa isnat olunan suçun sübut delili olarak sadece mağdur beyanlarının dikkate alınmadığı; bu beyanın yan deliller ve karinelerle teyit edilmesi nedeniyle samimi olduğu kabul edilerek itibar edildiği, suçun yegane delilinin mağdur anlatımından ibaret bulunmadığı görülmektedir (Dz.296, 295, 294).
Evvelce duruşmada dinlenen bir tanık beyanının yeni delil niteliğinde olduğunun kabulü için eski beyanın yalan olduğunun mahkeme ilâmı ile tespiti gerektiği gibi, diğer sübut delilleri mevcut iken yargılamalarda defaatle saptanan beyanlarından farklı olarak, hükümlüye iftira attığını öne süren mağdur dilekçesini yeni delil niteliğinde görmek de mümkün değildir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hükümlü ve müdafiinin yargılanmanın yenilenmesine ilişkin istemlerinin 353 sayılı Kanunun 232, 235 ve 236 ncı maddeleri uyarınca kabule değer olmaması noktasından REDDİNE;
Tebliğnamedeki görüş doğrultusunda, 22.02.2006 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy