(1632 S. K. m. 115, 117) (765 S. K. m. 59, 75) (647 S. K. m. 4) (353 S. K. m. 217, 220) (5237 S. K. m. 62)
Müteaddit asta müessir fiil(iki kez) ve memuriyet nüfuzunu sair surette kötüye kullanmak suçlarından sanık emekli P. Bçvş. Mehmet SORUÇ hakkında 5inci Kor. K. lığı Askeri Mahkemesince verilen 01.07.2005 tarih ve 2005/299-438 sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası, Askeri Yargıtay Başsavcılığının hükümlerin düzeltilerek onanmaları görüşünü içeren 09.02.2006 tarih ve 2006/818 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri Mahkemece; sanığın,
1- 2003 yılı Eylül ayında Talat BİLGİÇe eğitim alanında tokat vurmak suretiyle asta müessir fiil suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmışsa da, olayın her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konamadığı anlaşılmakla şüphe sanık lehine değerlendirilir ilkesi gereği müsnet suçtan beraatına,
2- 17.11.2003 tarihinde memuriyet nüfuzunu sair suretle kötüye kullanmak suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmışsa da, olayın her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konamadığı anlaşılmakla şüphe sanık lehine değerlendirilir ilkesi gereği müsnet suçtan beraatına,
3- 17.11.2003 tarihinde mağdur P.Er Talat BİLGİÇe tokat vurmak suretiyle asta müessir fiil suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 117/1 ve 765 sayılı TCK'nın 59/2nci maddeleri uyarınca teşdiden bir ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanunun 4ncü maddesi gereğince hapis cezasının para cezasına çevrilerek 450.000.000 TL (Dört yüz elli milyon Türk Lirası) ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 647/6ncı maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
4- 23.01.2004 tarihinde mağdur P.Er Talat BİLGİÇe tokat vurmak suretiyle asta müessir fiil suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 117/1 ve 765 sayılı TCK'nın 59/2nci maddeleri uyarınca teşdiden üç ay on gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanunun 4ncü maddesi gereğince hapis cezasının para cezasına çevrilerek 1.100.000.000 TL (Bir milyar yüz milyon Türk Lirası) ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 647/6ncı maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
5-23.01.2004-26.01.2004 tarihleri arasında P.Er Talat BİLGİÇe yönelik memuriyet nüfuzunu sair suretle kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 115/1 ve 765 sayılı TCK'nın 59/2nci maddeleri uyarınca teşdiden üç ay on gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanunun 4ncü maddesi gereğince hapis cezasının para cezasına çevrilerek 1.100.000.000 TL. (Bir milyar yüz milyon Türk Lirası) ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 647/6ncı maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
6-765 sayılı TCK'nın 75/2nci maddesi uyarınca aynı neviden para cezalarının içtimaına, neticeten 2.650.000.000 TL. sı ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Mahkumiyet hükümleri, sanık tarafından, özetle suçları işlemediği, tanık ifadelerinin de gerçeği yansıtmadığı ileri sürülerek temyiz edilmiştir. Beraat hükümleri temyiz edilmediğinden inceleme dışı tutulmuştur.
Tebliğnamede ise, her üç mahkumiyet hükmünün, uygulanan para cezası bakımından düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüş ve düşüncesi bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; dosyada mevcut delil durumuna göre, sanık Astsb. Mehmet SORUÇun 65.Mknz.P.Tug.3.Mknz.P.Tb.K.lığında görevli iken 14.11.2003 tarihinde kendisinden çay ocağı sorumlusu olması sebebiyle çay borcunu isteyen mağdur P.Er Talat BİLGİÇe 17.11.2003 tarihinde gelmesini söylediği, 17.11.2003 Pazartesi günü de yanına gelen mağdura, tatlı ayırdın mı? diye sorup, olumsuz cevap alması üzerine mağdurun yüzüne birden fazla tokatla vurduğu, yine sanığın 23.01.2004 tarihinde mağdur P.Er Talat BİLGİÇe çayın hazır olmaması sebebiyle kızarak beş altı kez vurduğu, aldığı darbeler neticesi mağdurun yere düştüğü, yere düşerken de kafasını çay ocağının kapısına çarptığı, 23.01.2004-26.01.2004 tarihleri arasında sanığın, mağdur Talat BİLGİÇin kendisi tarafından dövülmesi olayının ortaya çıkmasını engellemek için koğuşta yatmasını temin ettiği, mağdura şikayetçi olması için yol göstermeye çalışan personeli baskı altına almaya çalıştığı, mağdurun viziteye çıkmasını engellemeye çalıştığı, böylece sanığın iki ayrı asta müessir fiil suçunu ve memuriyet nüfuzunu sair surette kötüye kullanmak suçunu işlediği konusunda bir tereddüt bulunmadığından, sanığın sübuta ilişkin temyizi kabule değer görülmemiştir.
Bu itibarla, Askeri Mahkemece karar yerinde gösterilen haklı ve inandırıcı gerekçelerle, yazılı olduğu şekilde sanık hakkında her üç suçtan teşdiden ceza tayin edilip, takdiri hafifletici neden göz önünde bulundurularak cezasında gerekli indirim yapılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesinde, para cezasına çevrilen sonuç cezaların takdiren ertelenmemesi suretiyle kurulan hükümde; usul, sübut, vasıf ve takdir açısından yasaya aykırı bir durum bulunmadığı tespit edilmiş, ancak hüküm tarihi itibariyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükte olması sebebiyle, takdiri indirimin 5237 sayılı TCKnın 62/1inci maddesi yerine, mülga 765 sayılı TCK'nın 59/2nci maddesi uyarınca yapılması, ayrıca 5252 sayılı Kanunun 5inci maddesiyle Kanunlarda öngörülen ağır para cezaları adli para cezasına dönüştürüldüğünden ve yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda da ağır para cezasına yer verilmemiş olduğundan, adli para cezası yerine ağır para cezasına hükmedilmesi kanuna aykırı olduğundan mahkumiyet hükümleri uygulama yönünden bozulmuştur.
Ancak, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J ve 220/2-H maddeleri gereğince hükümlerin ayrı ayrı düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Üye Hakim Albay Hasan DENGİZ; her üç suçtan hükmedilen para cezasının ertelenmemesi gerekçesi ile 17.11.2003 tarihli asta müessir fiil suçu ve memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak suçlarında gösterilen teşdit gerekçesinin, kanun metninde yer alan ifadenin tekrarından ibaret olması sebebiyle yerinde olmadığı, Üye Hakim Albay Adnan AKBAL ise; sadece 17.11.2003 tarihli asta müessir fiil suçu ve memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak suçunda gösterilen teşdit gerekçesinin yerinde olmadığı, görüşleriyle anılan hükümlerin bozulması gerektiğini belirterek çoğunluk görüşüne katılmamışlardır.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİNE,
Uygulama yönünden yasaya aykırı görülen mahkumiyet hükümlerinin, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve resen, kanunun ve madde numarasının yanlış yazılması ve para cezasının nevindeki hata yönünden BOZULMASINA;
Bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi uyarınca her üç mahkumiyet hükmünde yer alan, T.C.K.nun 59/2 nci maddesi şeklindeki madde numarasının 5237 sayılı TCKnın 62/1inci maddesi şeklinde,
17.11.2003 tarihinde işlenen asta müessir fiil suçuyla ilgili mahkumiyet hükmünde yer alan, 450.000.000. TL. ağır para cezasının 450. YTL. adli para cezası şeklinde; 23.01.2004 tarihinde işlenen asta müessir fiil suçu ve memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak suçuyla ilgili mahkumiyet hükümlerinde ayrı ayrı yer alan, 1.100.000.000. TL. ağır para cezalarının, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca, ayrı ayrı 1.100. YTL. adli para cezası şeklinde, DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, 22.02.2006 tarihinde, Üyeler Hakim Albay Hasan DENGİZ ve Hakim Albay Adnan AKBALın karşı oylarıyla ve oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy