(1632 S. K. m. 47, 63) (765 S. K. m. 59, Ek. m. 6) (647 S. K. m. 4, 5) (5083 S. K. m. 2) (6183 S. K. m. 51) (5237 S. K. m. 7) (353 S. K. m. 220)
Bakaya suçundan sanık Yd. Sb. Ad. Adayı Hüseyin URAL hakkında Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 26.04.2005 gün ve 2005/85-139 esas ve karar sayılı mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık tarafından yasal süresi içinde sebep gösterilmeksizin temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içeren 10.02.2006 gün ve 2006/829 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilmiş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın, 01.04.2004-30.07.2004 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediğinden bahisle ASCK'nın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi ve 765 sayılı TCK'nın 59/2nci maddesi uyarınca üç ay on gün hapis cezası ile mahkumiyetine, bu cezasının 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca beher günü 14.850.000 TL. hesabıyla para cezasına çevrilerek neticeten 1.485.000.000 TL. ağır para cezası ile mahkumiyetine, bu para cezasının 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi uyarıca aylık taksitler halinde yirmi eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin süresi içinde ödenmemesi halinde geri kalanının tamamının tahsiline ve geri kalan miktarın muaccel olduğu tarihten başlayarak 647 sayılı Kanunun 5inci maddesine 4786 sayılı Kanunla eklenen gecikme zammı uygulanarak tahsiline karar verilmiştir.
Hüküm sanık tarafından, sebep gösterilmeksizin süresinde temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede, hürriyet bağlayıcı cezalarının para cezasına dönüştürülmesinde, 5083 ve 5252 sayılı Kanunlarla yapılan değişiklik uyarınca 2004 yılı için beher gün karşılığı 11 YTL. üzerinden adli para cezasının uygulanması gerektiği, bu bağlamda sanık aleyhine sonuç doğuran ağır para cezasının uygulanmış olmasının, ayrıca 5275 sayılı Kanunda da gecikme zammına atıf yapan bir hüküm bulunmadığı, bu bağlamda imkanı olmamasına karşılık gecikme zammının uygulanmış olmasının, kanuna aykırılık oluşturduğu, ancak bu aykırılığın yeniden yargılamayı gerektirmediği belirtilmek suretiyle, hükmün düzeltilerek onanması yönünde görüş ve düşünce bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; askerliğine 2003/07nci grup numarasıyla karar aldıran ve grubu itibarıyla Nisan 2004 yedek subay celbinde sevke tabi olduğu, tebliğ yerine geçen ve TRT aracılığı ile yayınlanan duyurular gereğince 31.03.2004 tarihine kadar şubesine başvurarak askere sevkine ilişkin belgeleri alması gerekirken sevke katılmadığı, emsallerinin sevkinden sonra 30.07.2004 tarihinde Turgutlu Askerlik Şubesine başvurduğu, maddi vakıa olarak anlaşılmaktadır.
Bu nedenle; Askeri Mahkemece karar yerinde gösterilen haklı ve inandırıcı gerekçelerle, yazılı olduğu şekilde sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri hafifletici neden göz önünde bulundurularak cezasında gerekli indirim yapılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesinde, cezanın ertelenmesinin ASCK'nın 47/A maddesi gereğince mümkün olmaması nedeniyle kurulan hükümde; usul, sübut, vasıf ve takdir açısından yasaya aykırı bir durum bulunmadığı tespit edilmiş ise de,
27.04.2005 tarihli ve 25798 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2nci maddesinde değişiklik yapan 5335 sayılı Kanunun 22nci maddesinde, İlgili kanunları gereğince uygulanacak adli ve idari para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde, Bir Yeni Türk Lirasının (1 YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz. hükmüne yer verilmesi nedeniyle, sözü edilen bu yasal değişiklik, 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 30uncu maddesinde yazılı para cezalarında bin liranın küsuru hesaba katılmaz. kuralını zımnen ilga etmiştir. Dolayısıyla, bin liranın küsuru hesaba katılmaz kuralı, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarlar hesaba katılmaz hâline dönüşmüştür. Bu durumda, para cezalarında bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların nazara alınmayacağına ilişkin kuralın, 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesinde bir gün hürriyeti bağlayıcı cezaya karşılık tutulan para cezası miktarının her takvim yılı bakımından 765 sayılı Türk Ceza Kanununa 4421 sayılı Kanunla eklenen Ek 6ncı maddesi uyarınca yeniden belirlenmesi sırasında da nazara alınması, yani bir hesaba başvurulması zorunlu olan her aşamada, gerek hesaplama sonucu bulunan gerekse üzerinden hesaplama yapılacak olan her miktar yönünden bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların hesaba katılmaması gerekmektedir.
Buna göre, 647 sayılı Kanunun 4421 sayılı Kanun ile değişik 4/1inci maddesinde, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar için 2004 yılında işlenen suçlarda beher gün karşılığı 11 YTL adli para cezası uygulanması gerekmekte ve bu durum somut olayda tayin olunan hapis cezaları beher günü 14.850.000.TL.den ağır para cezasına çevrilen sanık lehine sonuç doğurmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Mahkemece, tayin olunan üç ay on gün süreli hapis cezasının 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca beher günü 11 YTLden adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, bu yapılmayarak beher günü 14.850.000.TL.den ağır para cezasına çevrilmesi kanuna aykırı olup, hükmün bu aykırılık nedeniyle sanığın temyizine atfen ve resen bozulması gerekmiş; öte yandan 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Kanun ile 647 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış olup, 5275 sayılı Kanunda para cezasının ödenmemesi halinde 6183 sayılı Kanunun 51inci maddesine atıfta bulunan bir düzenleme olmadığından, 5237 sayılı TCKnın 7/2nci maddesi uyarınca gecikme zammının uygulanması olanağının bulunmaması nedeniyle de mahkumiyet hükmü uygulama yönünden bozulmuştur.
Ancak, belirtilen bozma sebepleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2- J maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasaya aykırı görülen mahkumiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve resen uygulama yönünden BOZULMASINA,
Ancak, bozma sebebi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-J maddesi uyarınca,
Bakaya suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün para cezasının tayinini içeren bölümünün 647 sayılı Kanunun 4/1inci maddesi uyarınca hapis cezasının beher günü on bir (11) Yeni Türk Lirası üzerinden hesaplanarak ve 647 sayılı Kanunun 5inci maddesi uyarınca aylık 20 eşit taksitte ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamının tahsil edilecek şekilde sonuç olarak BİN YÜZ (1100) YENİ TÜRK LİRASI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA şeklinde, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 22.02.2006 günü oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy